Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

'Devlet şiddeti'nden devletin rektörlüğüne!

11 Ocak 2016, 00:09

Ülkenin en gergin üniversitelerinden biri olan Hacettepe Üniversitesi'ne muhtemelen bu hafta içinde rektör atanacak... Yapılan seçimlerin ardından Yüksek Öğretim Kurumu'nun rektör adayları olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği listenin birinci sırasında Prof. Dr. Haluk Özen var...

Gezi olayları sırasında radikal solun ve PKK'nın masum muhalefet hareketine katılarak eylemlerin rengini değiştirdiği sırada pek çok kesim kendi amaçları doğrultusunda direkt ya da dolaylı biçimde bu işlerin içinde yer aldı... Kimileri destek açıklamalarında bulundu, kimileri de fiilen işin içine girdi...

İşte o günlerde Hacettepe Üniversitesi Öğretim Elemanları adına bir destek ve kınama bildirisi yayınlandı... 'Eylemciler' destekleniyor, 'devlet' ise kınanıyordu...

"Biz, aşağıda imzası olan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Elemanları en temel demokratik hak ve özgürlükleri şiddet kullanarak engellemeye yönelik iktidar anlayışının ülkemizde yaygınlaştırılmasına kararlılıkla karşı çıkıyoruz" denilerek başlayan bildiri başta gençler ve kadınlar olmak üzere halkın ayağa kalkması talebiyle devam ediyordu...

Yaşananların sorumluluğunun mevcut iktidarda olduğundan hareketle 'direniş' tavsiye ediliyor ve dayanışma komitesi tarafından açıklanan haklı ve meşru taleplerin kabul edilmesi isteniyordu...

Aslında buraya kadar katlanılabilir muhalif ifadeler yer almakla birlikte esas karın ağrısı 'devlet şiddeti' ifadesiyle bundan sonra yer alıyordu... Bildirinin söz konusu sonuç bölümü şöyle: "Temel haklarını, yaşam biçimlerini, çevrelerini ve ülkelerini, insan olmanın gereği olarak onurlu biçimde savunanlara tüm ülkemizde uygulanan devlet şiddetini kınıyor, bütün sorumluların hesap vermeleri gerektiğini kamuoyuna bildirmeyi bir görev biliyoruz..."

***

Bu bildirinin altında şimdi YÖK'ün Cumhurbaşkanı Erdoğan'a birinci sıradan gönderdiği rektör adayı Prof. Dr. Haluk Özen'in de adı var... 'Devlet şiddeti' gibi âdeta radikal solun sıklıkla dile getirdiği bir kavramla iş tutan birisi o devletin en tepesinden rektörlük bekliyor... İddialara göre etkili Saray bürokrasisinin de bu konuda kendisine referans olduğu iddia ediliyor...

Hacettepe son derece hassas bir üniversite... Radikal solun ve PKK'nın cirit attığı, başkalarına hayat hakkı tanımamak için iş birliği yaptığı ve bu yönüyle de kamuoyunun gündemine çok sık gelen bir üniversite... Henüz iki hafta önce başta ülkücüler olmak üzere, aynı bayrak altında yaşamaktan gurur duyan diğer öğrencilerin de saldırılara maruz kaldıkları Beytepe Kampüsü'ne sahip...

***

Devlete 'şiddet üreten aygıt' gözüyle bakan bir anlayışın bu problemli üniversiteyi nereye götüreceğine dair haklı endişeleri var işin içinde olan herkesin... 'Çözüm süreci'nde ayak bağı olmamak isteyen rektörler ve asayiş anlayışı yüzünden zaten üniversiteler bilimsel niteliklerinden ziyade özellikle 'bölücü terör'le anılır hâle gelmişti... Şimdi bilimsel kimliğe dönmeye ve terörün staj alanı olmaktan uzaklaşıp eğitime ağırlık vermeye ihtiyaçları var...

İşte tam da bu noktada Hacettepe Üniversitesi rektörlüğü meselesi hayatî önem kazanan makamlardan birisi... Dışarıdan sızmalarla yüzlerce PKK'lının eylem koyabildiği bu üniversiteye atanacak rektörün eğitim ve güvenliği at başı götürebilecek çap ve kararlılıkta olması gerekiyor... 'Devlet şiddeti' gibi malum çevrelerin kalıp haline getirdikleri bir kavramın altına imza atan kişi bu vasıflara uygun aday olabilir mi?

Dileriz 'devlet' adına Saray'ı enforme edenler ülkenin ve üniversitelerin ihtiyacı alan gerçekleri aktarırlar... Devleti suçlayıcı bir yaklaşımın rektörlüğe atanması durumunda tansiyonun hangi yönde seyredeceğini bilen aklın burada devreye girmesi icap ediyor...

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
serdar
532 gün önce
hocam yerel seçimler öncesi gezi olaylarını kim planlamış olabilir, odtü ye hacettepeye rektörleri kim atadıysa o... değindiğiniz konuları memlekette konuşacak bir tane bile adam yok. akşam dizisini izleyen abiler hayatından çok memnun, sabah kadın programlarını izleyen ablalar hayatından çok memnun, ninelerimiz ve dedelerimiz medyatik hocalardan çok memnun, çocuklarımız akıllı tabletleriyle gelişen akıllarını zaten yok ediyor.
hepimizin bir programı ve dizisi var. avrupa abd ve israilinde bizim için bir dizi programı var ve çatır çatır işliyor...
ancak iş işten geçtikten sonra ah vah etmeninde bir faydası olmayacak herhalde...
Yazarın Diğer Yazıları
34 gün önce
41 gün önce
52 gün önce
81 gün önce
88 gün önce
94 gün önce
129 gün önce
144 gün önce
181 gün önce
183 gün önce
216 gün önce
242 gün önce
260 gün önce
274 gün önce
283 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
339 gün önce
351 gün önce
356 gün önce
358 gün önce
374 gün önce
379 gün önce
398 gün önce
402 gün önce
433 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
451 gün önce
477 gün önce
493 gün önce
498 gün önce
507 gün önce
508 gün önce
514 gün önce
522 gün önce
525 gün önce
528 gün önce
542 gün önce
598 gün önce
619 gün önce
634 gün önce
683 gün önce
690 gün önce
693 gün önce
696 gün önce
717 gün önce
753 gün önce
764 gün önce
822 gün önce
865 gün önce
927 gün önce
934 gün önce
941 gün önce
1001 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1054 gün önce
1061 gün önce
1065 gün önce
1071 gün önce
1107 gün önce
1127 gün önce
1137 gün önce
1151 gün önce
1162 gün önce
1186 gün önce
1257 gün önce
1277 gün önce
1281 gün önce
1295 gün önce
1299 gün önce
1302 gün önce
1324 gün önce
1326 gün önce
1330 gün önce
1348 gün önce
1354 gün önce
1355 gün önce
1365 gün önce
1372 gün önce
1408 gün önce
1425 gün önce
1439 gün önce
1458 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=