Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

AKP Sur'da miting yapabilir mi?

03 Ocak 2016, 11:23

Diğer partileri 'bölge partisi' olmakla itham eden ve kendisini farklı bir konuma, 'Türkiye partisi' konumuna oturtan kendileriydi… Şimdi tekrar soralım o zaman o AKP bugün Sur'da miting düzenleyebilir mi?

Elbette bu asla memnuniyet duyacağımız, "Eden bulur" diyebileceğimiz bir durum değil… Türkiye'nin halktan en çok oy almış ve tekrar iktidar olmuş partisi ülkenin her yerinde siyasî faaliyet gösterebilmelidir… Altını çizmeye çalıştığımız husus başka: 'Sivas'ın ötesi' edebiyatını siyasî literatürümüze kazandıran AKP ya artık Türkiye partisi değil, ya da Sur Türkiye değil!..

Ne diyordu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: "Çözüm sürecini deneriz. Kaybedeceğimiz bir şey yok. Tuttu tuttu, tutmazsa başa döneriz…" Hadi dönsünler bakalım başa dönülüyor mu? Bizler bu tahribatın sosyolojik tehlikelerini yazdıkça, 13-14 yaşındaki çocuklarda yaşanabilecek 'terörist inşa süreci'ne dikkat çektikçe, örgütün şehirlerde hem insan kaynakları, hem de silahlanma anlamında nasıl bir organizasyonu hayata geçirebileceğini ve başa asla dönülemeyeceğini vurguladıkça hep duvara konuşmuş olduk…

Şimdi şikâyet ediyor İçişleri Bakanı NTV canlı yayınında "Çözüm süreci devam ederken, silahlandılar, şehirleri ona göre organize ettiler" diye… Spikerin aklına gelmiyor "O dönemde siz İçişleri Bakanı olsaydınız ne yapardınız?" diye… Ne diyebilirdi ki, aynı zamanda o dönemde de İçişleri Bakanlığı yapan zat?

Sanki PKK şehirlere yığınak yaparken, mahalle mahalle savaş düzeni alırken kendisi Makedonya İçişleri Bakanı'ydı!.. Bizimkine de Nikaragua İçişleri Bakanı bakıyordu vekâleten!..

***

Ortadoğu'daki ateşin alevleri sınırlarımız yalarken, bizimkiler ülke bütünlüğüne karşı sinsice biriken tehdidi görmek yerine terörist türkücülerle el ele geziyorlardı Diyarbakır sokaklarında…  Okullar yakılırken, bayraklar indirilirken ve "Suriye'de savaş varken asla silah bırakmayız" nârâları atılırken 'görevli gazeteciler' "Bu bir devrim, otuz yıllık akıl tutulması bitti" mavalları okuyorlardı… Yangın içeri doğru yayıldıkça, onlar bu tehlikeyi görmek yerine 'Osmanlı gibi bölgeye doğru yayılma' hayalleri pazarlıyorlardı tribünlere…

Başbakan Davutoğlu 'Kobani'ye selâm' yollarken,  arkadan Türkiye'de yeni Kobani adayları inşa ediliyordu… Ne 'meşenin dalları'yla dürtülmek kâr ediyordu ülkeyi yönetenlere, ne de karakol ve baraj inşaatlarına karşı gerçekleşen eylemler…

Hükûmet destekçisi büzülesi ağızlar PKK'nın Kobani'deki ABD destekli direnişini 'İkinci Stalingrad' olarak kutsarken, Abdullah Öcalan'ın vizyonunu övüyorlardı…  Sahi şimdi nerede o salınan KCK'lılar? Rehabilite olup topluma mı kazandırıldılar, yoksa terörist örgütlenmeye kaldıkları yerden devam mı ediyorlar?

***

Bir devlet mekanizması böyle uyutuldu, bir halk böyle kandırıldı… 'Analar ağlamayacak' diye parti propagandalarına özne yapılan bir büyük palavra şimdi gözyaşlarıyla yıkılıyor yıkılmasına da kaybolan mevzileri, toprağa düşen şehitleri kim geri getirecek?

Bütün bunlar yaşanırken itiraz edenleri nasıl da aşağılamışlardı o kurulmuş ağızlarda… "Sivas'ın ötesine geçin de görelim" şeklindeki ancak PKK'ya yarayacak o söylemi dillerine tutturmuşlardı… Sanki Sivas'ın ötesi Türkiye Cumhuriyeti'ne ait değilmiş ya da sanki Sivas'ın ötesindeki can güvenliği de kendilerine ait değilmiş gibi sorumsuzca konuşuyorlardı…

Şimdi ne oldu? Sur da Sivas'ın ötesinde, Silopi de… Cizre de, Silvan da… Buyursunlar miting yapsınlar, en öne havaalanlarında karşılamalarda yer alan o kefenlileri yerleştirmek kaydıyla… Davutoğlu oradan bu defa da Carablus'a selâm göndersin meselâ!..

***

Bunları yazmak insana çok acı geliyor… Aslında tarihinde çok daha zorlu imtihanlardan mucizevi bir şekilde çıkmış ve bundan sonra da çıkacak olan Türk devletinin mağlubiyet ilânı değil bu… Ülke, tarih ve insan gerçeğimize bu kadar yabancı, beş para etmez ütopyalarını hayata geçirebileceğini zanneden, olmazsa da başa dönebileceğini uman bir zihniyetin hezimetidir ancak… Üstelik bedeli kendilerinin değil, bütün ülkenin ödediği bir hezimet… 'Türkiye'nin partisi' efelenmelerinin terörist gerçeğe çarparak bittiği hezimet…

Sadece 1 Ocak'ta beş şehit verdik… Allah polislerimizin, askerlerimizin ve korucularımızın yardımcısı olsun… Türk devleti ve milleti bu kışı da atlatacak elbette… İnsanın en çok canını acıtan, fantezileri ve siyasî hesapları dolayısıyla devlete, mevzi, zaman ve can kaybettirenlerin bugünkü pişkinliği…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
4 gün önce
19 gün önce
56 gün önce
58 gün önce
91 gün önce
117 gün önce
135 gün önce
149 gün önce
158 gün önce
163 gün önce
165 gün önce
214 gün önce
226 gün önce
230 gün önce
233 gün önce
249 gün önce
254 gün önce
273 gün önce
277 gün önce
308 gün önce
310 gün önce
317 gün önce
326 gün önce
352 gün önce
368 gün önce
373 gün önce
382 gün önce
383 gün önce
389 gün önce
397 gün önce
400 gün önce
403 gün önce
417 gün önce
473 gün önce
494 gün önce
509 gün önce
558 gün önce
565 gün önce
568 gün önce
571 gün önce
592 gün önce
628 gün önce
639 gün önce
697 gün önce
740 gün önce
802 gün önce
809 gün önce
816 gün önce
876 gün önce
915 gün önce
922 gün önce
936 gün önce
940 gün önce
946 gün önce
982 gün önce
1002 gün önce
1012 gün önce
1026 gün önce
1037 gün önce
1061 gün önce
1132 gün önce
1152 gün önce
1156 gün önce
1170 gün önce
1174 gün önce
1177 gün önce
1199 gün önce
1201 gün önce
1205 gün önce
1223 gün önce
1229 gün önce
1230 gün önce
1240 gün önce
1247 gün önce
1283 gün önce
1300 gün önce
1314 gün önce
1332 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=