Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Kılıçdaroğlu başkanlığa kapıları kapattı...

25 Aralık 2015, 00:05

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2015 yılı için yaptığı genel değerlendirmede "Türkiye'de istikrarsızlık kurumsallaştı" saptamasında bulundu, 2016 yılı için "karamsar tabloyu değiştirmek zorundayız. Bu ülkenin insanı 3'üncü sınıf demokrasiye layık değil" dedi. Kılıçdaroğlu, devam eden terör operasyonları ile ilgili önemli tespitler yaparken, operasyonların nereye gittiği konusunda ciddi kaygıları olduğuna dikkat çekti ve "kimse kendi için otonom bölgeler yaratmaya kalkmasın" uyarısında bulundu. CHP lideri, Anayasa değişiklikleri  için Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yapacağı görüşme öncesinde de, "başkanlık sisteminin Davutoğlu'nun gündeminde olmadığı kanaatini taşıdığını" kaydetti, kendilerine başkanlık sistemi ile gelinirse "önce Başkanlık sistemi ile nedir kast ettiğiniz" sorusunu soracaklarını bildirdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yazılı medyanın Ankara temsilcileri ile dün Ankara'da sabah kahvaltısında bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, 2015'i değerlendirdi. Seçim öncesi ve sonrası yapılan "istikrar" vurgularının tutmadığına, toplumda rahatlama olmadığına işaret etti. Sık sık yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü vurgusu yaptı. Türkiye'nin "darbe hukukundan kaynaklanan demokrasi sorunu", "dış politika", "ekonomi", "eğitim" ve "toplumsal barış" olmak üzere 5 temel sorun alanı olduğunu kaydeden Kemal Kılıçdaroğlu, bu sorun alanlarının çözüme kavuşturulmadan Türkiye'de istikrar beklenmesinin mümkün olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelttiğimiz sorular ile birlikte konu başlıklarına göre açıklamaları şöyle;

* Anayasa değişikliği

Anayasanın ilk 4 maddesi kırmızı çizgimiz. Başkanlık sistemi içinde Türkiye gereksiz bir kavganın içine itilmemeli. Gereksiz bir süreçte Türkiye enerjisini kaybetmemeli. 200 yıllık parlamenter deneyimimiz var. Parlamenter sistemi işlemez hale getiren 12 Eylül darbe yasaları zaten. Kaldırırsınız darbe yasalarını parlamenter sistem kendi içinde çalışır. Yasama organı gerçekten güçlü bir organ olarak bir erk olarak ortaya çıkacaksa her türlü desteği veririz. Uzlaşma sağlanırsa, yargı bağımsızlığı çok önemli gerekirse bu konuda  elimizden gelen her türlü katkıyı vermeye hazırız.

Sayın Davutoğlu 'başkanlık sistemi' derse önce kendisine şu soruyu soracağım; Nedir başkanlık sisteminden kast ettiğiniz. Biz bunu öğrenmek istiyoruz. Eğer başkanlık sisteminden kast edilen ABD modeli ise onu bir öğrenmek isteriz. Türkiye tipi bir başkanlık sistemi ise bundan neyi kast ettiklerini öğrenmek isteriz. 200 yıllık bir tecrübemiz varken hiç bilmediğimiz bir alana neden bodoslama dalıyoruz?.. Parlamenter sistemin nasıl çalışması gerektiğini ben o zaman kendisine anlatırım.

Türkiye'de her şey tartışılabilir. Şimdi bir başkanlık tutturmuşlar nedir başkanlık belli değil. Aslında biz tahmin ediyoruz. Sarayda oturan zatın hem parti başkanı, hem parlamento başkanı hem Vali hem Kaymakam her şey olabileceği bir model. Bunu çıkıp açık açık söylesinler o zaman.

Ben, şimdi Sayın Davutoğlu'na bu düşünceni sakın bana açma diyemem saygısızlık olur. Parlamenter sistemden yana olduğumuzu ifade ediyorum. Biz üniter bir devletiz. Bunu güçlendirip bakalım, nasıl çalışıyor. Bir toplumda demokrasi kültürü yoksa hangi sistemi getirirseniz getirin,   bütün mesele bu demokrasi kültürünü içselleştirmektir. Hani derler ya kötü kanun yoktur, kötü uygulayıcı vardır. Bir siyasi parti ben devletim derse orada sorun çıkar. Davutoğlu'nun gündeminde başkanlık sisteminin olmadığı kanısındayım. Hükümetin gündeminde bir başkanlık sistemi olduğunu düşünmüyorum. Türkiye bu kadar ağır sorunlar yaşarken, yeni bir sorun ile Türkiye'yi yüz yüze getirmek doğru değil. Aklı olan kimse bunu yapmaz.

* Terör ve operasyonlar

Sorun giderek büyüdü. Eskiden dağdaydı eşkıya, şimdi şehirlere indi. Silah deposuna döndürüldü şehirler. Kimin zamanında döndürüldü? Herhalde CHP iktidarda değildi. Çözmediler, çözemiyorlar da...

Somut önerimiz şu; TBMM'de ister iç tüzük değişikliği ile isterse bir yasal düzenlemeyle bir toplumsal uzlaşma komisyonu kurulması lazım. Bu komisyona siyasal partiler eşit sayıda milletvekili vermeli. Sorunun çözümünü parlamentoya taşımalıyız.

(Operasyonların ilerleme biçimi, sizi kaygılandıran gelişmeler oldu mu?) Sadece beni değil aslında bütün bu ülkeyi düşünen herkesi kaygılandırıyor zaten. Nereye gittiği konusunda ciddi kaygılarımız var. Kaygının birden fazla nedeni var. Birincisi şu; eşkıya şehre inmiş, silahlanmış ve orada duruyor. Yolları kazıyorsunuz, barikatlar yapıyorsunuz buraya kimse gelmesin diyorsunuz. Bir hukuk devletinde olur mu bu? Yani kimse oraya gitmeyecekse, kim gidecek oraya? Kimse kendisi için otonom bölgeler falan yaratmaya kalkmasın. İkinci kaygı noktamız şu; Sivillerin zarar görmesi. O bölgeye gittim. En büyük şikayet sivillerden geliyor. Eğer diyaliz hastası bir kişi beyaz bayrakla ben diyaliz merkezine gideceğim diye bir noktaya gelmişse oturup düşünmemiz lazım. Ankara'da 10 gün sokağa çıkma yasağı ilan et. Bakalım Ankaralılar ne diyecek?.. 

2 baldırı çıplak edebiyatı ile başladık biz bu işe. Buyurun, Türkiye hangi noktaya geldi? Çözüm sürecinin sağlıklı bir süreç olmadığını ve o anlayışla bu sorunun çözülemeyeceğini en baştan söyledik. Sorun nedir biliyor musunuz? Masaya oturduktan sonra masayı devirirseniz sorunun çözümünü zorlaştırırsınız. Ya hiç masaya oturmayacaktınız. Oturdunuz. Neden masayı devirdiklerini de kimse bilmiyor bakın. Aslında biz biliyoruz. PKK için 10 adam ölmüş, 50 adam ölmüş bunun hiçbir önemi yoktur. Ne kadar çok can kaybı olursa... Şu gerçeği kimsenin unutmaması lazım PKK kandan beslenen bir örgüttür. O ister ki herkes ölsün. Bu tabloya kim izin verdi? 7 Haziran'a kadar ses çıkarılmadı. Olmaz, devlet böyle yönetilmez.

* Selahattin Demirtaş'ın Moskova ziyareti

Sayın Demirtaş'ın Moskova ziyaretini zamansız buluyorum.

* Türkiye-İsrail ilişkileri

Türkiye'nin istediği 3 koşulun yerine gelmesi lazım. Özür dileme, tazminat ödeme, Gazze'den ablukaların kaldırılması. Türkiye Cumhuriyeti 3 koşulu sürmüşse arkasında durmak zorundadır.

* Paralel ile mücadele

Fethullah Gülen hareketi ile hiç bir zaman yan yana gelmedik ki aramızda mesafe olsun. Yeri geldi eleştirdik. Ama siz, hukuka aykırı olarak, demokrasiye aykırı olarak, yasalara aykırı olarak, benim gibi düşünmedi ben onu yok edeceğim derseniz mazlumun yanında olan da biziz. Kimse kusura bakmasın. Mazlumu savunmayacağız da biz kimi savunacağız?.. Bir mücadele yapacaksanız hukuk çerçevesinde yapın. İstediğimiz budur.

Sayın Erdoğan dedi ki; 'ne istediniz de vermedik'. Defalarca sorduk, Sayın Erdoğan ne istediler ve neyi verdiniz. Bunun cevabı gelmedi ki...

* CHP kurultayı ve muhalefet tarzı

Değişim ve demokrasi kurultayı... Yeni kadrolar yeni yüzlerle yola çıkacağız. Sorunların derinleşmesi yönünde adım atarsak hepimiz kaybederiz. 1 ayda Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu kadar yıpranan ikinci bir hükümet yoktur. Ülkenin yönetimini 3'üncü sınıf bir siyaset zeminine teslim etmişsiniz. Türkiye'nin bundan kurtulması lazım. O nedenle söyledim istikrarsızlık kurumsallaştı diye... Siyaset normalleşmiyor, toplum gerginleşti ve gettolaştı toplum. Bu getto anlayışından toplumu kurtarmamız lazım.

* AB-Kıbrıs

Vize muafiyeti sağlanır mı? 72 tane baraj var eğer aşabilirsek... Çok kolay olmadığını bilmemiz lazım. Halka da doğru bilgi vermek lazım. Bütün mesele şu; Suriyeli mülteciler için Türkiye'yi nasıl bir toplama kampına çeviririz. Parayı biz verelim, siz bunlara bir bakın... Bakın bizim bir derdimiz yok, sizin de bir derdiniz olmayacaktır. O noktaya getirecekler Türkiye'yi. Bu konuda Hükümetin dikkatli olması lazım. AB, Türkiye'ye karşı çifte standart uyguluyor, samimi değiller. Söz verdilerse verdikleri sözün arkasında durmalılar. Vizeleri kaldıracaklar da ama önümüzdeki bir kaç ayda kaldıracaklar gibi bir düşünceye kapılmamak lazım. Ne zaman? Belki 20 yıl sonra kaldırırlar.

Kıbrıs müzakerelerini izliyoruz. Sayın Davutoğlu geldiğinde herhalde bize ayrıntılı bilgi verir. Kaygılarımız da var. Onları da kendilerine ifade edeceğiz.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
14 gün önce
41 gün önce
90 gün önce
102 gün önce
118 gün önce
119 gün önce
150 gün önce
160 gün önce
210 gün önce
226 gün önce
245 gün önce
249 gün önce
253 gün önce
261 gün önce
282 gün önce
289 gün önce
302 gün önce
320 gün önce
328 gün önce
343 gün önce
357 gün önce
359 gün önce
362 gün önce
371 gün önce
389 gün önce
406 gün önce
428 gün önce
433 gün önce
434 gün önce
457 gün önce
471 gün önce
473 gün önce
502 gün önce
512 gün önce
575 gün önce
595 gün önce
596 gün önce
601 gün önce
618 gün önce
629 gün önce
651 gün önce
658 gün önce
660 gün önce
661 gün önce
674 gün önce
694 gün önce
727 gün önce
737 gün önce
744 gün önce
754 gün önce
762 gün önce
772 gün önce
795 gün önce
798 gün önce
800 gün önce
812 gün önce
813 gün önce
815 gün önce
821 gün önce
827 gün önce
829 gün önce
862 gün önce
874 gün önce
947 gün önce
988 gün önce
1027 gün önce
1068 gün önce
1071 gün önce
1073 gün önce
1080 gün önce
1121 gün önce
1128 gün önce
1157 gün önce
1159 gün önce
1181 gün önce
1195 gün önce
1196 gün önce
1215 gün önce
1222 gün önce
1229 gün önce
1232 gün önce
1234 gün önce
1236 gün önce
1243 gün önce
1245 gün önce
1257 gün önce
1265 gün önce
1266 gün önce
1267 gün önce
1275 gün önce
1282 gün önce
1290 gün önce
1297 gün önce
1299 gün önce
1304 gün önce
1305 gün önce
1309 gün önce
1310 gün önce
1320 gün önce
1327 gün önce
1341 gün önce
1395 gün önce
1398 gün önce
1411 gün önce
1421 gün önce
1427 gün önce
1434 gün önce
1437 gün önce
1450 gün önce
1471 gün önce
1477 gün önce
1495 gün önce
1500 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=