Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Atatürk ve Ziya Gökalp'in rüyası nasıl gerçek oldu?

14 Aralık 2015, 11:21

Her şey Başvekil Şükrü Kaya'nın: "...alaturka mûsikînin tamamen kaldırılması ve yalnız garp tekniğiyle bestelenmiş mûsikî parçalarımızın garp tekniğini bilen sanatkarlar tarafından çalınmasını.." diye başlayan genelgesiyle başlamıştı.

Bu genelgeye binaen Türkiye sahne ve radyoları sekiz ay Türk musikisi çalmaz oldu; Yıl 1934'dür…

Rivayet odur ki, merhum Şükrü Kaya bu genelgeyi Atatürk'ün şu sözlerinden ilham almıştı: "Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir. Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki yüz ağaracak değerde olmaktan uzaktır"

Sekiz aylık bu yasak Türk müziği sevenleri gına getirmiş, Batılılaşmanın bayrak isimlerinden olan Yunus Nadi'ye bile "pes" dedirtmiştir. Nitekim Yunus Nadi bir gün tüm cesaretini toplayarak, "Paşam ne olur Alaturka şarkılardan bizi mahrum bırakmasınlar. Zevkimize, duygularımıza el attığı için çok üzülüyor ve inciniyoruz" isyanını dile getirmiştir…

Atatürk'ün, bu sözlere karşılığı şöyle olur: "Alaturka şarkılardan ben de hoşlanıyorum. Fakat, unutmamak gerekir ki, devrim yapan bu nesil, bazı fedakârlıklara katlanmasını bilmelidir! Ancak, millî türkülere yer verilmelidir!".

"Milli türkü"nün ölçüsü ise Ziya Gökalp tarafından verilmiştir: "…o halde millî musikimiz memleketimizdeki halk musikisi ile garp musikisinin imtizacından doğacaktır. Halk musikimiz birçok melodiler vermiştir. Bunları toplar ve garp musikisi usulünce armonize edersek hem millî hem de Avrupaî bir musikiye malik oluruz."

Şükrü Kaya'nın, Gökalp'in Türkçülüğünden ve Atatürk'ün beklentilerinden çıkarttığı sonuç, Türk -musikisini toptan "yasaklayarak" meseleyi çözmektir…

Ama ne var ki tüm yasaklamalara rağmen millet klasik Türk musikisinden kopamaz. En başta Atatürk. Kendisi de sıkı bir Alaturka hayranı olan Atatürk bu yasağa ancak sekiz ay dayanabilir. 

Hikayeye göre Atatürk bir gece Dr. Sıtkı Falay'ın evinde udda Sıtkı bey, tamburda Osman Pehlivan ve icrada Vasfiye hanım'la Rumeli türküleri meşk eder. 

Bu samimi ortama sığınan  Osman Pehlivan "Paşam siz emredince dinliyorsunuz, ama bunları dinlemek isteyen binlerce insan var!" diye yakınarak, milletin talebini Paşa'ya iletir. 

Atatürk bu yakınmaya "doğru söylersin Osman!" karşılığını verir ve meşhur yasak ortadan kalkıverir…

***

Bu tarihi hikâyeyi hatırlamama Cuma gecesi katıldığım Türk musikisi sohbeti sonrası Çukurova Senfoni Orkestrası'nın ilahilere getirdiği senfonik yorumu tekrar gözden geçirmem sebep oldu.  

Atatürk'ün 1930'larda hayalini kurduğu "milli türkülerin Avrupai tarzda söylenmesi" ve Ziya Gökalp'in hayal ettiği "halk musikisi ile garp musikisinin imtizacı"nın hikayesi 1990'lı yılların ortasından itibaren gerçekleşti. Bu süreçte halk müziği eserleri klasik müzik orkestraları tarafından söylendi. Mehteran senfoni orkestrası ile gösteriler yaptı. Öyle ki dini müzik alanında yer alan "ilahi"ler bile senfoni orkestraları tarafından terennüm edilmeye başlandı ve en önemlisi tüm bu yorumlar beğenildi ve dahi hayranlık uyandırdı.

Bugün senfonik müziği millet nazarında "dinlenebilir" kılan şey şüphesiz Gökalp'in "imtizac" ettirmek istediği şeydir. Yani milli lezzet ile batılı "tarz"ı bir araya getirmek. Tabii ki bu "klasik" söyleyiş ve çalışı artık rafa kaldırmak anlamına gelmez. 

Ney'in, tamburun ve sazın lezzeti milli "dimağ"da ayrı bir yere sahiptir. Bu yeni tarz, Türk müziğine ancak zenginlik getirmiştir.

Bu örnek olayda yasaklarla hiçbir şeyin başarılamayacağı gerçeği bir kez daha ortaya çıkıyor. Eğer Şükrü Kaya'nın "garip" yasağı devam etmiş ve "milli" müzik unutulmuş olsaydı, Gökalp'in meşhur "imtizacı" hiçbir zaman gerçekleşmeyecek, Atatürk'ün hayali sûkuta uğrayacak ve bugün bu lezzeti yaşayamayacaktık.

Temel mesele değişimi normal mecraına bırakmaktan geçiyor. Masa başı planlamalarla "sosyal değişim"in olmayacağı aşikâr.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
48 gün önce
69 gün önce
76 gün önce
104 gün önce
110 gün önce
117 gün önce
131 gün önce
138 gün önce
152 gün önce
159 gün önce
166 gün önce
174 gün önce
237 gün önce
258 gün önce
271 gün önce
314 gün önce
320 gün önce
341 gün önce
368 gün önce
405 gün önce
419 gün önce
446 gün önce
453 gün önce
461 gün önce
544 gün önce
580 gün önce
671 gün önce
684 gün önce
754 gün önce
782 gün önce
796 gün önce
852 gün önce
992 gün önce
1000 gün önce
1006 gün önce
1013 gün önce
1020 gün önce
1028 gün önce
1042 gün önce
1055 gün önce
1063 gün önce
1097 gün önce
1112 gün önce
1119 gün önce
1126 gün önce
1167 gün önce
1217 gün önce
1244 gün önce
1280 gün önce
1294 gün önce
1315 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=