Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Türkeşçi çizgi...

30 Kasım 2015, 08:03

Hafta sonu Koray Aydın'ın MHP yönetimine "Olağanüstü Kongre" çağrısı yaptığı basın toplantısındaydık. Milliyetçi camianın her köşesinden, özellikle 1 Kasım seçimi sonrası yükselen "değişim" talebi somut bir harekete dönüşmüş durumda. Geçtiğimiz günlerde Sinan Oğan tarafından dile getirilen olağanüstü kongre talebi, muhtemelen bugün (Pazartesi) Meral Akşener tarafından da dile getirilecek.

MHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultaylar seçimli yapılamadığı için öncelikle "tüzük" değişikliği için toplanılacak. Bunun için ise delegenin beşte birinin imzası gerekiyor. Bu da 247 imza demek. 2009 yılında Koray Aydın bu imzayı tek başına toplamıştı. Bu sebeple muhalefet cephesinde imza yeter sayısına ulaşma ile ilgili bir endişe yok.

 

Uzun süre sonra ilk defa çok adaylı bir süreç yaşıyoruz. Tüzük kongresinin toplanması sürecinde muhalif kanat ortak hareket edecek. Sinan Oğan ve Koray Aydın bunu dile getirdi, muhtemelen Meral Hanım da dile getirecek.

Bu ittifak fotoğrafının ortaya çıkmasında Koray Aydın'ın 1997 kongresinde oluşturulan ittifaktaki tecrübesinin önemli etkisi olduğunu tahmin ediyorum.

Eğer MHP yönetimi Koray Aydın'ın çağrısına uyup olağanüstü kongreyi toplamazsa, ortak hareket eden muhalefet kanadının kongrenin toplanması için gerekli imzanın çok üstünde bir imzaya ulaşacağını söylemek kehanet sayılmamalı.

***

Gelelim Koray Aydın'ın açıklamalarına...Aydın, öncelikle "demokrasi" çağrısı yaptı. Bizim her daim dile getirdiğimiz şeyin özetini Cumartesi günü dile getirdi: "Milliyetçilik ve demokrasi birbirinin kardeşidir. Çünkü her ikisi de millet iradesini ve idaresini esas alır. İradenin tecellisi ve idarenin ihyası için olağanüstü kurultayın toplanması elzemdir."

İrade, MHP yönetiminin de dile getirdiği gibi "Ülkücü İrade"dir. Ülkücü iradenin yetkiyi verdiği 1232 delegenin vereceği karar Ülkücülerin iradesini temsil edecek. Temennimiz MHP idaresinin Ülkücü iradenin çağrısına sessiz kalmaması, tüzüğün ve nihayet hukukun gereğini yerine getirmesidir.

Koray Aydın'ın pek güzel ifade ettiği gibi Ülkücü iradenin tecellisi idareyi de Ülkücü hareketi de "ihya" edecektir.

***

Aydın konuşmasında "Mamak zindanlarından, sıkıyönetim mahkemelerinden, darağaçlarından, ateş çemberinden geçerek bugünlere ulaştıran şey birbirimize sırtımızı dönmek, yok saymak değil birbirimize tutunmaktır" dedi.

Birbirimize tutunarak ayağa kalkmak ve yeni ufuklara doğru gitmek için yürüyüşe başlamak. Rahmetli Başbuğ buna "Gönül Seferberliği" diyordu. Koray Aydın, Başbuğ'un çağrısını MHP için çıkış yolu olarak gösterdi.

Ve epeydir duymadığımız bir kavramdan bahsetti: Türkeşçi. Kendisinin "Türkeşçi" çizgiyi temsil ettiğini dile getirdi.

Bir Türkeşçi olarak bunun hatırlatılması beni heyecanlandırdı. Çünkü Türkeşçilik Ülkücüler için "romantizm"den öte bir şeydir. Türkeşçi, hareketin henüz "kitleselleşmediği" bir çağda parmakla sayılacak kadar az ama herkesin parmakla göstererek aynı mahallede yaşamaktan gurur duyduğu bir neslin mensubudur.

Evet, Türkeşçi iman ve vatan söz konusu olduğu zaman kendini kurşunların önüne atmaktan çekinmeyen, Ülkücülüğün kemal noktasını temsil eden bir neslin mensubudur. Darağacına giderken, kendisini beklettiği için nişanlısından "helallik" isteyen bir delikanlıdır o.

Mahalledeki her ananın, babanın "ah şöyle bir evladım olaydı!" diye iç geçirdiği, ama bir gün, "dava" dediği için bir kahpe kurşuna, olmazsa darağacına kurban gideceğini; en bahtlısının gençliğinden olacağını bildiği için babalık güdüsüyle, kaybetmektense olmamasını tercih ettiği bir neslin mensubudur.

Koray Aydın'ın "MHP köklerine dönmelidir" çağrısı ve "Türkeşçi" çizgiye mensubiyet vurgusu sadece benim değil, o neslin mensubu ağabeylerimizin de içini titrettiğini tahmin ediyorum.

MHP'nin önce kök değerlerine dönüp, Türkeşçi nesli çocuklarına rol model yaparak kutlu yürüyüşüne başlaması gerekiyor. 

Köklerinin üzerinde yükselip günün şartlarına göre kendisini güncelleyen, dinamik bir MHP şüphesiz siyasi muhataplarını endişelendirirken sadece memleketi değil tüm Türk-İslam Âlemini umuda sevk eden bir hareket olacaktır.

Evet, anlaşıldığı üzere mesele salt "tüzük" meselesi değildir; memleket, millet meselesidir.

Meseleye böyle bakılmalıdır...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
515 gün önce
KORAY BEY ADAYLIK ILANINI EDERKEN '' YOLUMUZ ILAY-I KELIMETULLAH,NIZAM-I ALEMDIR '' DEDI,BU BENIM GIBILERE YETTI,BIZIM BOYLE BIR LIDERE IHTIYACIMIZ VAR,MUSLUMANLIGINI SAKLAYARAK YASAYAN,ALLAH YOLUNDA OLDUGUKLARINI ACIKLAYIP '' ATAM IZINDEYIZ '' DIYE DEVRIM BEKCILIGI YAPANLARA ARTIK SABRIMIZ KALMADI.BU DAVANIN KURUCUSU RAHMETLI TURKES,FIKIR BABASI ARVASI HAZRETLERIDIR,DOLAYISIYLA MHP KORAY BEY ILE KOKLERINE DONUP MILLET GOZUNDE DE HAK ETTIGE YERE GELECEKTIR.1 KASIM ONCESI HAKLI OLDUGUMUZ HALDE SECIMI KAYBETMEMIZIN EN ONEMLI SEBEBLERINDEN BIRISI HAREKETIN MANEVIYATINI ISRARLA ON PLANA CIKARMAYIP DEVAMLI SEKILDE PKK UZERINDEN OY TOPLAMA SIYASETIDIR.TABI HIRSIZLARA OY VEREN MILLET DE SUCSUZ MU,BANA GORE BIRINCI SUCLU BAHCELI DEGIL MILLET,TABI BU AYRI KONU,BIZ ONCE PARTI OLARAK USTUMUZE DUSENI YAPALIM.
Yazarın Diğer Yazıları
47 gün önce
53 gün önce
110 gün önce
131 gün önce
138 gün önce
166 gün önce
173 gün önce
180 gün önce
194 gün önce
201 gün önce
215 gün önce
222 gün önce
229 gün önce
236 gün önce
299 gün önce
320 gün önce
334 gün önce
376 gün önce
383 gün önce
403 gün önce
430 gün önce
467 gün önce
481 gün önce
509 gün önce
523 gün önce
607 gün önce
642 gün önce
733 gün önce
747 gün önce
817 gün önce
845 gün önce
859 gün önce
915 gün önce
1055 gün önce
1062 gün önce
1069 gün önce
1076 gün önce
1083 gün önce
1090 gün önce
1104 gün önce
1118 gün önce
1125 gün önce
1160 gün önce
1174 gün önce
1181 gün önce
1188 gün önce
1230 gün önce
1279 gün önce
1307 gün önce
1342 gün önce
1356 gün önce
1377 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=