Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Akan kanlar peşinizi bırakmayacak...

02 Eylül 2013, 00:10

Suriye'de çok kan aktı. Anlaşılan o ki akmaya da devam edecek. Çünkü Batı daha çok kan akmasını istiyor. İşin acısı Türkiye bu kandan beslenen "şer ittifakı"nın bir parçası olmak için yırtınıyor.

Utanç verici olan ise Türkiye'nin müdahale için  Amerika'dan bile  daha iştahlı bir görüntü arz etmesi.

Kimileri bu yazıyı okurken "ne olacak, siviller ölsün mü?" diyecek.

Kimileri ise sosyal medya ve e-posta aracılığı ile mesaj atıp "kardeşim Suriye'de katliam varken buna seyirci mi kalınmalı? Eğer Hıristiyanlar bu katliamı engelleyecekse bu Müslümanların ayıbıdır" diyecek.

Bu düşüncedeki arkadaşlar şunu da sormalılar "bugüne kadar gerçekleşen olaylar, bu noktaya gelmek için tasarlanmış olabilir mi?"

Yüzbin sivil, ABD ve müttefiklerinin Suriye'ye girmesine zemin oluşturmak için ölmüş olamaz mı?

Yani herşey, bugün "artık gelsinler" dememiz için tasarlanmış olamaz mı?

Doğru, Suriye'de baskıcı bir rejim vardı. Tek adam yönetimi söz konusuydu; tıpkı Katar, Suudi Arabistan ve Kuveyt'te olduğu gibi.

Doğru, demokrasinin sadece Suriye'ye değil diğer Arap Krallıklarına da hakim olması ne güzel olurdu.

Fakat Suriye'ye demokrasiyi getirmenin yolu sivil muhalefeti  sokağa dökmekten ve nihayet eline silah tutuşturmaktan mı geçiyordu? Bunun daha "ehven" ve "doğal" bir yolu yok muydu?

Peygamber Efendimiz Sahabelerinden birine bir gün şöyle buyurmuş "İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir". Bu söz üzerine Sahabe  "Ya Resulallah! Öldürenin durumu belli, ama ölen niçin cehennemdedir?" diye sormuş. Peygamber Efendimiz bunun üzerine "Çünkü o, arkadaşını öldürmek istiyordu" demiş.

Peygamberimizin Müslümanların birbirini öldürmesindeki tavrı bu kadar açıkken, Müslümanları barışa ikna etmek varken bir tarafa "lojistik" destek vererek kavgayı büyütmek ne derece "İslâmi" bir tavır?

Üstelik Suriyeli bazı İslam alimlerinin "silahlı mücadele ile bu iş olmaz" uyarıları da ortada iken.

İki ülke ve liderler arasında var olan iyi ilişkileri kullanıp yavaş yavaş, belki uzun sürecek ama bu kadar cana mal olmayacak bir yol tercih etmek daha sağlıklı bir yol olabilirdi. Daha yolun başında "taraf" olmayı seçen Türkiye "hakem" olmayı seçseydi Suriye'de bu kadar kan akmazdı kanaatindeyim. Esad'ı ikna etmek uzun sürebilirdi belki ama yol ne kadar uzun olursa olsun fatura bu kadar ağır olmazdı.

Peki tüm bu olanlarda ve olacaklardan sonra Suriye'de bir şeylerin değişmesi muhtemel mi?

Suriyeliler bu kadar ağır bir fatura ödedikten ve uzun yıllar sürecek muhtemel bir işgalden sonra da demokrasiye kavuşamayacak. Tıpkı Irak'ta olduğu gibi yüzbinlerce insan ölecek, tecavüzler yaşanacak, acılar büyüyecek, Suriye bir daha bir araya gelmemecesine bölünecek ve kazanan ABD dolayısıyla İsrail olacak.
Bunlar kehanet değil. Örnekleri burnumuzun dibinde, süreç o kadar tanıdık ki sonuca yabancı olmayacağız. "Kimyasal silah", "kırmızı çizgi", "BM gözlemcileri", "muhtemel kimyasal saldırıya karşı tatbikat" kavramları tanıdık gelmiyor mu?

Irak'a bakın, Suriye'de neler olacağını görün. Bunu görmek için "üstün zekâlı" olmaya gerek yok. 

Aksine görmemek için zekâ özürlü olmak gerekiyor.

Suriye'nin geldiği noktada en büyük vebâl halkın taleplerine kulağını tıkayan Esad ve "haçlı" tezgahına gelerek ülkede akan kana ortak olan muhalefetin. Tüm bu süreçte komşuda kaynayan kazanın altına odun taşıyanların, kardeş kavgasına seyirci kalanların, "Haçlı" ordularının Müslüman ülkesini bombalaması için çağrılar yapanların da  vebâli var.

Sadece dökülen kanlarda mı, dökülecek kanlarda da...  

Bu süreç, eğer Amerika ve müttefiklerinin istediği gibi sonuçlanırsa tıpkı kapısı kapanmayan "hayırlar" gibi hiç kapanmayacak "şerler"e yol açacak ve bu şerlerin vebâli "müsebbiblerinin" peşinden kıyamete kadar gelecek...

İsmail Şahin'i takip etmek için:

https://www.facebook.com/isahinbegen

https://twitter.com/issahintr

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurhak
1389 gün önce
Turkıye haclı ıttıfakının asil uyesı olmuş. Bundan da gurur duyan islamcı bır taban var. Rabbım bunların hepsini kahr eylesin
Yazarın Diğer Yazıları
40 gün önce
54 gün önce
102 gün önce
109 gün önce
116 gün önce
166 gün önce
187 gün önce
194 gün önce
222 gün önce
228 gün önce
235 gün önce
249 gün önce
256 gün önce
270 gün önce
277 gün önce
284 gün önce
292 gün önce
355 gün önce
376 gün önce
389 gün önce
432 gün önce
438 gün önce
459 gün önce
486 gün önce
522 gün önce
537 gün önce
564 gün önce
571 gün önce
579 gün önce
662 gün önce
698 gün önce
789 gün önce
802 gün önce
872 gün önce
900 gün önce
914 gün önce
970 gün önce
1110 gün önce
1118 gün önce
1124 gün önce
1131 gün önce
1138 gün önce
1146 gün önce
1160 gün önce
1173 gün önce
1181 gün önce
1215 gün önce
1230 gün önce
1237 gün önce
1244 gün önce
1285 gün önce
1335 gün önce
1362 gün önce
1398 gün önce
1412 gün önce
1433 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=