Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Bozgunda Fetih Rüyası…

09 Kasım 2015, 00:09

Sezai Karakoç Yahya Kemal’i meşhur şiirine nazire yaparak şöyle tanımlamıştı;

"- Ha evet Yahya Kemal; / Bozgunda bir fetih düşü."

Aslında Yahya Kemal o meşhur şiirinde bir rüyayı, Türk’ün zafere olan susamışlığını resmediyordu:

"- ha evet Yahya Kemal;
bozgunda bir fetih düşü."

"Mağlupken ordu, yaslı dururken bütün vatan,
Rü'yama girdi her gece bir fatihane zan!"

Durumumuzu ifade eden en güzel dize bu olsa gerek. Ülkücüler ömrü fetih rüyası ile geçen “bahtsızlar” zümresidir desek yanılmış mı oluruz?

Kimilerinin “Kemiyet ve keyfiyet” arasındaki felsefi farkları henüz keşfedip, Alparslan Türkeş’in “biz dava partisiyiz” özdeyişine sarılmalarına bakmayın, onlar da en az sizin kadar “fetih rüyasına” yatmış, kahırlanmaktadır.

Evet, Türkeş tam da şunu söylemişti Sandıktan bize tek bir oy dahi çıkmasa, İslam’dan, İnsaniyetçilikten, Türkçülükten asla vazgeçmeyiz!Biz politikacı değil, bir Davanın takipçileriyiz”.

Aslında burada anlatılmak istenen farklı bir şey ama velev ki bu arkadaşların anlamak istediği şey olsun.

O zaman ben de dahilşuradan başlayalım, hayatımızın ne kadarındaDavanın izi var? Partimizi yönetirken “şunu yapmayalım, bu durum Türk-İslam Ülküsüne muhalif bir durumdur” diyor muyuz veya ne kadar diyoruz?

Doğru, dava partisi oy kaygısı ile hareket etmez; etmemeli. O doğruyu v’az eder, yığınları “sokakta patlıcan fiyatına satılan” ideolojilere değil “hak yoluna, hakikat yoluna” çağırır ve insanların gereğini yapmasını bekler. "- ha evet Yahya Kemal;
bozgunda bir fetih düşü."Eğer kalabalıklar gereğini yapmazsa kollarını açarak “durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!” diyerek son ihtarını yapar.

Partisini idare ederken de her şeyi davasının terazisine vurur; programını, aday yaptığını, yöneticisinin hal ve tavırlarını, üyesinin yaşam biçimini, her şeyini.

Peki biz bunları ne ölçüde uyguluyoruz da Başbuğ’un Davanın önemine dikkat çekmeyi hedef eden bir sözünü başarısızlığa kılıf yapmaya çalışıyoruz?

Partiler bir ideolojiden beslenir,ana çizgisini muhafaza ederek kimi hamleleri yapar; esner, uzlaşır. MHPde bunu pek çok kez yaptı ve yapacak. Burada yanlış bir şey yok.

Yanlış olan aday belirlerken, koalisyon kurarken, partiye transfer yaparken, yönetici atarken takındığımız “rasyonel” tavrı başarısızlığı yorumlarken takınmamamız.

Hal böyleyse ki böyle, başarısızlıkta tek sığınağımızDavanınbaştacı sözler, hamasi nutuklar olmamalı.Bu durumda da partinin önünü açacak politik hamleleri yapmalı, tedbirler almalıyız.

Kaldı ki Başbuğ bu ve benzeri sözleri başarısızlığına kılıf yapmak için mi söylemiş? Başbuğ hayattayken MHP’nin oyları hiç düşmedi; istikrarlı bir şekilde arttı.

Hadi diyelim ki sizin kadar oy alamadı. Unutmayın O kurucu liderdi, bugün konuştuğumuz her şeyin temeliydi; kendimizi onunla mukayese edemeyiz, ancak örnek alabiliriz.

***

Modern zamanlarda siyaset yapıyorsak ve meydanlarda iktidara gelmeyi düşündüğümüzü söylüyorsak önce buna olan niyetimize insanları inandırmamız gerekiyor. Eğer kalabalıklara bu inancı veremezsek, derdimizi anlatamazsak davamızda istediğimiz kadar haklı olalım, başarı gelmez.

Bu seçim dönemindeki temel problem buydu.

MHP’nin kendisini ifade etme problemi ile ilgili pek çok yazı yazıp, “pi-ar” meselesinden dem vurmuş, gelen tehlikeye dikkat çekmiştik ama nafile.

Bir diğer problemki en önemlisidir kanaatimce, MHP’nin siyaseti Balgat’a sıkıştırmasıdır. Bu sıkışıklığın aşılması, siyasette yükselmenin ölçüsü olarak yakınlığın değil liyakatin dikkate alınması ve teşkilatların güçlendirilmesi ile mümkün olabilir.

Tüm bu sıkıntılar ve sonuçlar ortadayken“her şeye rağmen başarılıyız!” retoriği ile kendimizi teselli edip, tabanı sakinleştirmeye çalışarak durumu kurtarmaya çalışıyoruz. Basın veya sosyal medya yolu ile mesajlar verip muhtemel “muhalif” çıkışları bastırmaya çalışıyoruz.

Peki çözüm ne?

Çözüm konuşmak, “nerede yanlış yaptık” demek ve yeni bir heyecan yaratmak.

Bunun yolu belli.

Genel Başkan törenin gereğini yapmalı, Ülkücüleri Kurultaya çağırmalı.

Ülkücüler meselelerini konuşmalı, dertleşmeli ve nihayet hep birlikte 2023’ün MHP’sini oluşturmak için gerekli kararı vermeli.

Bu yapılmazsa ne olur?

Her hezimet sonrası hatırladığımız veciz ifadeler ve hamasi şiirler eşliğinde“bozgunda fetih rüyası” görmeye devam ederiz…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
32 gün önce
39 gün önce
53 gün önce
74 gün önce
95 gün önce
158 gün önce
179 gün önce
193 gün önce
235 gün önce
242 gün önce
262 gün önce
289 gün önce
326 gün önce
340 gün önce
368 gün önce
375 gün önce
382 gün önce
466 gün önce
501 gün önce
592 gün önce
606 gün önce
676 gün önce
704 gün önce
718 gün önce
774 gün önce
914 gün önce
921 gün önce
928 gün önce
942 gün önce
949 gün önce
963 gün önce
977 gün önce
984 gün önce
1019 gün önce
1033 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1089 gün önce
1138 gün önce
1166 gün önce
1201 gün önce
1215 gün önce
1236 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=