Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Milliyetçiler 'Türk asrı'nı ıskalayacaklar mı?

05 Kasım 2015, 12:44

Milliyetçi camiaya bakın... Herkes hakaret ediyor... Büyük bir kısmı yöneticilere... Çok küçük bir kısmı yöneticilere hakaret edenlere... Bir kısmı oy vermeyen seçmene... Bir kısmı ise hem yöneticilere, hem de ülkücü olup da "Bahçeli varsa oy vermem" diyerek başka partilere oy verenlere...

Muhabbet ve saygınlık gittikçe değer kaybediyor... 'Seven sevene' diyemiyoruz artık, 'söven sövene'... Elbette çok trajik bir durum... 'Bozgun psikolojisi' gövdeyi kemiriyor şu günlerde... Eğer bir şeyler değişmez, mevcut hâl yarınlara taşınırsa, yaralar onulmaz biçimde derinleşecektir...

"21. asır Türk asrı olacaktır" sözü Türk milliyetçiliğinin geçtiğimiz asır kapanırken kurduğu en fiyakalı cümleydi... Ağır bedel ödediği mücadelesinde ve öngörülerinde haklı çıkmıştı ne de olsa... O gururla çıkılan yürüyüşte ayaklar yere daha emin vurulacaktı artık...

Sonuç ise şimdilik dramatik... Asrın neredeyse ilk çeyreği Türk milliyetçiliği açısından hüsrana dönüştü... Milliyetçilikle son derece problemli bir siyasî akım, bütün Avrupa'da milliyetçilik yükselişe geçmişken, Türkiye'deki milliyetçiliği ağır yenilgilere uğrattı... Üstelik kendisini 'milliyetçi' olarak tanımlayan seçmen kitlelerini bünyesine katarak!..

***

Bu korkunç çelişkinin iç ve dış onlarca sebebi olabilir... Parti yönetimi bunları görmedi, göremedi, görmek istemedi... Çünkü bizzat problemin parçasıydı... Hedefleri sanılanın aksine son derece basitti... Yıllardır ara ara hatırlatırım; parti içi iktidarı elde tutmak, ülke içi iktidarı ele geçirmekten çok daha önemli ve kutsaldı...

O yüzden kongrelerde 'fitneyi ezmenin gururu', ülkede 'kaybedilen seçimlerin üzüntüsü'nden daha büyük oldu hep... Düşmanı önce içeride arayan patolojik bir ruh hâli sayesinde, hareket haznesinden insan alan ama ağzından hain püskürten bir garip makineye dönüştürüldü... Kim biraz öne çıktıysa, kimin halkın gözünde popülaritesinin yükseldiği anlaşılmışsa, kimde itaat özürü vehmedilmişse bileti kesildi, üstelik yaftalanarak... Milliyetçi hareket, bitip tükenmeyen iç meselelerinden başını kaldırıp, çevresiyle ilgilenmekten ve iddia sahibi olmaktan hep alıkonuldu...

Daha basit, iddiasız, varlığı liderin varlığına endeksli silik profiller, televizyonlarda öznesi yüklemi yerinde cümle kurmaktan aciz kadrolar tercih edildi... Çünkü onların salacakları endişe ve risk yoktu... Bir numarada oturanın 'sınırsız sorumsuz', diğerlerinin ise 'sınırlı sorumlu' olduğu küçük bir saadet zinciriydi bu...

***

Bugün denizin bittiği yerdeyiz... "Görevimizin başındayız, yola devam ediyoruz" açıklaması, "Biz henüz işimizi tamamlamadık, iyice dibe vurdurmadan gitmeyeceğiz" kararlığı gibi algılanmasın... Bu açıklamalarda bir 'sağlık' emaresi arayamayız artık... Öyle olsa "Halkımız AKP'yi nasıl cezalandırdı ama!.. Koalisyon kurmaktan köşe bucak kaçarken nasıl da tek başına hükûmet olmaya mahkûm etti!.." gibi anlaşılması istenen komikliği ve sefaleti nereye koyabiliriz? Hadi bu cümleyi ortaya koyan mantık sorgulanmasın... O cümleye muhatap olan milliyetçilerin zekâsının ne yerine konulduğu da mı sorgulanmasın?

Evet, milliyetçi hareket de bir dönem hem 'siyaseten' hem de 'ruhen' tükenmiştir... Mühür elinde olduğu için bir süre direnmek isteyecek olsa da fiilen bitmiştir... Şimdi oturup konuşulması gereken, sadece A şahsının veya A kadrosunun gidip, B şahsının veya B kadrosunun gelmesi olmamalıdır... Soğuk savaş dönemlerinden miras kalmış, bugün için pek bir şey ifade etmeyen teknikler yerine modern yönetim ve halkla ilişkiler tekniklerini esas alan, iletişim çağını iyi okuyabilen, partiyi gençleştirmeye ve hücreleri yenilemeye kararlı, enerjik ve halkta karşılık bulabilecek ve hepsinden önemlisi dağınık durumdaki, itilmiş, atılmış, haksızlık edilmiş milliyetçileri ön şartsız/komplekssiz toparlayabilecek söz ve eylem sahiplerinin iş başına getirilmesidir esas olan...  

***

Milliyetçilerin vizyon belirleyerek, hedefler ve tarihler koyarak bilimsel yöntemle geleceğe, meselâ 2019'a koşturduğu değil, sadece hakaretlerle geçirdiği günlerin içindeyiz... Asrın ilk çeyreğini idareciler eliyle çok kötü ıskalayan Türk milliyetçiliğinin yeni kayıplara tahammülü yok... Eğer sağlıklı bir dönüşüm yaşanamazsa, yani statü aynı kalırsa bunun ideolojik bedeli ağır olur...

Bazen felaketler, acılar, sürgünler, kıtlıklar, savaş yenilgileri, büyük tabii afetler dağınık hâldeki toplulukları millet hâline getirir... Tarihte bunun örnekleri çoktur... Dileriz 1 Kasım felâketi aynı etkiye milliyetçiler açısından yol açar da, bir şerden hayır doğar...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3 gün önce
10 gün önce
21 gün önce
50 gün önce
57 gün önce
63 gün önce
98 gün önce
113 gün önce
150 gün önce
152 gün önce
185 gün önce
211 gün önce
229 gün önce
243 gün önce
252 gün önce
257 gün önce
259 gün önce
308 gün önce
320 gün önce
324 gün önce
327 gün önce
343 gün önce
348 gün önce
367 gün önce
371 gün önce
402 gün önce
404 gün önce
411 gün önce
420 gün önce
446 gün önce
462 gün önce
467 gün önce
476 gün önce
477 gün önce
483 gün önce
491 gün önce
494 gün önce
497 gün önce
511 gün önce
567 gün önce
588 gün önce
603 gün önce
652 gün önce
659 gün önce
662 gün önce
665 gün önce
686 gün önce
722 gün önce
733 gün önce
791 gün önce
834 gün önce
896 gün önce
903 gün önce
910 gün önce
970 gün önce
1009 gün önce
1016 gün önce
1023 gün önce
1030 gün önce
1034 gün önce
1040 gün önce
1075 gün önce
1096 gün önce
1106 gün önce
1120 gün önce
1131 gün önce
1155 gün önce
1226 gün önce
1246 gün önce
1250 gün önce
1264 gün önce
1268 gün önce
1271 gün önce
1293 gün önce
1295 gün önce
1299 gün önce
1316 gün önce
1323 gün önce
1324 gün önce
1334 gün önce
1341 gün önce
1377 gün önce
1394 gün önce
1408 gün önce
1426 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=