Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Pazar günü seçim gerçekten var mı?

30 Ekim 2015, 01:12

Daha önce bu kadar 'düşük yoğunluklu' bir seçim kampanyası dönemi gördünüz mü? Sanki önümüzdeki Pazar seçim yokmuş gibi... Temposuz, renksiz ve son derece sönük kampanyalarla Türkiye seçime gidiyor...

Elbette 1 Kasım seçimlerinin '7 Haziran'ın tekrarı' niteliği taşıması bu yavanlığın sebeplerinden birisi sayılabilir... Ama bir şeylerin değişebileceğine dair 'inançsızlık'tır belki de bu durgunluğun asıl sebebi... Şayet parti yönetimleri sıralamadaki yerlerini kanıksamışlar ve seçim sonuçlarının önceki seçimlere nazaran fazlaca değişebileceğine dair ümitlerini yitirmiş iseler, kendileri açısından bu çok kötü bir durum...

Bu durumda ne kendinizi ne de sahada çalışacak adamınızı motive edebilirsiniz... Sonuçta seçim, partilerin iki veya üç yılda bir tekrarlamak zorunda kaldıkları kurultayları gibi 'rutin'e dönüşmüş demektir...

***

Türkiye'de seçimlerden kimin 'birinci parti' çıkacağı uzun yıllardır merak edilmiyor... İlginçtir, bunun niye merak edilmediği de merak edilmiyor!.. Bunun sadece iktidar değil, dünya siyasî literatürüne girmesi gereken nasıl bir 'muhalefet başarısı' olduğu da merak edilmiyor!.. Merak edilenlere bakın: AKP yine birinci parti çıkmasına çıkacak da, acaba tek başına iktidar olabilecek mi? Etnikçi ve radikal sol karması HDP, milliyetçiliğin yarım asırlık partisi MHP'den daha fazla milletvekili çıkaracak mı? Bir de şu 'beşinci parti' meselesi...

Siyasî tablo memnuniyetsiz de olsa gidecek yeri olmayan 'çaresiz seçmen' kitlelerinden oluştukça, partileri yönetenlerin fazlaca çalışmasına gerek kalmıyor... Aidiyetler, karşıya olan düşmanlıklar, feodal/mahallî özellikler, kimlik siyaseti, pozisyonu koruma gayretleri ve çıkar ilişkileri insanları yeterince bloke ediyor zaten... Hâl böyle olunca, otomasyona bağlanmış gibi her seçim, bir öncekinin tekrarı niteliğinde cereyan ediyor...

***

Partileri yönetenler, özellikle muhalefet partilerini yönetenler bu kahredici döngüyü kıracak çapa sahip olamadıklarını önceki seçimlerde defalarca ispatladılar... İktidar hedefi gözlerinde öyle uzağa savrulmuş ki rakiplerle değil, kendi sonuçlarıyla yarışır hâle geliniyor, bir-iki puanlık kıpırdanma 'zafer' olarak isimlendirilebiliyor, tarihi belirsiz bir vâdeyi müjdeleyen 'iktidar şafağı' olarak sunulabiliyor!.. Eğer yakalanabilirse, 'küçük mutluluklar', başarı bekleyen ama artık ümidini yitirmeye koyulmuş olan kitlelere son bir gayretle yedirilmeye çalışılıyor... Düşüşler ise ânında 'dış faktörler'e bağlanarak, "Önümüzdeki maça bakacağız" jargonu devreye sokuluyor...

Her parti sözcüsünün 'hayatî' diye nitelediği 1 Kasım seçimlerine ilişkin kampanyaların bu hayatîliğe hiç de paralel düşmeyen durgunlukta geçiyor olması, muhtemelen beklenen sonuçların önceden kabul edilmesine dayanıyor... Düşünebiliyor musunuz, bütün bir kampanya dönemini toplam iki mitingle geçiren parti bile var!..

Parti yönetimlerinin iddiasızlığı tabanlarda 'ümitsizlik' olarak karşılık buluyor... HDP dışındaki partilerin reklam kampanyaları son derece silik... CHP bir öncekinin hemen hemen tekrarı gibi... AKP'nin kampanyası artık alışılagelmiş vurgular üzerine... Tek dezavantaj, Davutoğlu'nun seslendirmesindeki zayıflık... MHP'nin mahallî televizyon veya ortaokul müsamereleri kategorisindeki acemilik kokan reklamları izah edilecek cinsten değil... Baştan savma seçimi gibi 1 Kasım... Seçim atmosferine baktığınızda aksini ispatlamaya yarayacak bir büyük coşku da yok kimsede...

***

Bir kere daha anlaşılan o ki bizde siyasî partilerin gıdasını, 'gidecek yerleri olmadığı için çaresiz durumdaki seçmenler' oluşturuyor... Ne zahmetsiz bir yönetme tekniği... İkna etmeye çalışmanıza bile gerek yok!.. Partiler arasındaki geçirgenlikler öylesine azalmış durumda ki ne yaparsanız yapın mevzilerinizde kalmaya mahkûmlar... Veya siz öyle zannediyorsunuz... O zaman da ne onların, ne başkalarının ikna edilmesi için çaba göstermenize, diğer partilerle rekabet için kalitenizi yükseltmenize gerek kalmıyor...

Yuvarlanıp gidiyorsunuz, kurmaylarınızla birlikte... Üstelik Türkiye de yuvarlanırken!.. Şu kritik seçim arifesinde bu durgunluğun, iddiasızlığın ve silikliğin bir başka anlamı varsa, onu da tartışalım...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
MANTIK
815 gün önce
Karnavallami secime gidilecek görgüsüz herif
Yazarın Diğer Yazıları
63 gün önce
94 gün önce
97 gün önce
118 gün önce
122 gün önce
123 gün önce
136 gün önce
143 gün önce
147 gün önce
167 gün önce
244 gün önce
251 gün önce
255 gün önce
262 gün önce
291 gün önce
298 gün önce
304 gün önce
339 gün önce
354 gün önce
391 gün önce
393 gün önce
426 gün önce
452 gün önce
470 gün önce
484 gün önce
493 gün önce
498 gün önce
500 gün önce
549 gün önce
561 gün önce
566 gün önce
568 gün önce
584 gün önce
589 gün önce
608 gün önce
612 gün önce
643 gün önce
645 gün önce
652 gün önce
661 gün önce
687 gün önce
703 gün önce
708 gün önce
717 gün önce
718 gün önce
724 gün önce
732 gün önce
735 gün önce
738 gün önce
752 gün önce
808 gün önce
829 gün önce
844 gün önce
893 gün önce
900 gün önce
903 gün önce
906 gün önce
927 gün önce
963 gün önce
974 gün önce
1032 gün önce
1075 gün önce
1078 gün önce
1100 gün önce
1137 gün önce
1144 gün önce
1151 gün önce
1208 gün önce
1211 gün önce
1250 gün önce
1257 gün önce
1264 gün önce
1271 gün önce
1275 gün önce
1281 gün önce
1317 gün önce
1337 gün önce
1347 gün önce
1361 gün önce
1372 gün önce
1396 gün önce
1467 gün önce
1487 gün önce
1491 gün önce
1505 gün önce
1509 gün önce
1512 gün önce
1534 gün önce
1536 gün önce
1540 gün önce
1558 gün önce
1564 gün önce
1565 gün önce
1575 gün önce
1582 gün önce
1618 gün önce
1635 gün önce
1649 gün önce
1667 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=