Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Kafes: Bizim Hikayemiz

26 Ekim 2015, 23:02

“Bu yiğit mücahidin de Koçi Bey, Sarı Mehmet Paşa ve Cevdet Paşa gibi tek kaygusu var; “Devlet-i ebed müddetin “devlet”iebed müddet” olması.”

Cemil Meriç aslında Ülkücünün serencamını özetliyordu Dündar Taşer’e selam yollarken. Taşer’in Süleyman Özmen’e gönderdiği türden bir selam bu: “Süleyman hayatının başındaydı. Ne kapitalist ne de burjuvaydı. Hepimiz için öldü. Süleyman sizlersiniz. Süleyman yaşayacaktır. Çünkü Şehitler Ölmez."

Aslında, merhum Galip Erdem’in ömrü boyunca izini sürdüğü “Ülkücü”yü resmediyorDündar Taşer ve Cemil Meriç: Devlet-i ebed müddetin “devlet-i ebed müddet” olması için ömür tüketen, genç, fukara ve nihayet sahipsiz.

Epeydir gitmek isteyip de gidemediğim “Kafes” filmi meseleye bu noktalardan yaklaşmış. Roman yazarının Lütfü Şehsuvaroğlu gibi hareketin içinden gelen bir ismin olması filme bu rengi vermiş.

Kafes, kimi eksikliklerine rağmen bizim hikayemizi anlatıyor.

Kimilerinin iddia ettiği gibi bir propaganda filmi değil, mesajları olan bir film olmuş. Birilerinin seyretmeden yazdığı gibi “Urun Komunistlere!” mesajı değil bu mesaj. Sağcı veya solcu, mahallenin çocuklarının birbirlerine nasıl düşürüldüğünü, bu kavgadan kimlerin nemalandığını, yitip giden hayatları resmetmeye çalışmış filmi yapanlar.

Dört haftadır gösterimde olan filmin hâlâ salonları doldurduğunu dikkate alırsak mesaj adresini bulmuş.

***

Filmin sinema tekniği ve sanatsal açıdan eleştirisi bizim uzmanlık alanımız değil Türk sineması denilen “şey” bunu değerlendirecektir diyordum lakin film bu “şey” tarafından çoğunlukla görülmemiş, tek tük eleştiri yazısı da filmi “ideolojik/yanlı” bir film olarak görmüş.

Bu kafaya göre Ülkücülerin insan türüne mensup olup olmadığına dair şüpheye düşeceğiniz Babamla Oğlum, Duvar ve benzeri filimler, “Hatırla sevgili”, “Öyle bir geçer zaman ki” türü “dönem” dizileri “yansız” yapımlardır ama “Kafes” yanlı, propaganda amaçlı bir yapımdır.

Ülkücüler hakkında topluma pompalanan algıyı yıkabilecek iddiadaki prodüksiyonun bu çevreleri rahatsız ettiği görülüyor. Kafes’i eleştireceğim diye Darbeyi ve dönemin polisini övmeye kalkıp, işkenceyi “sıradanlaştıran” eleştirilere bile rastlamak bu arkadaşların düştüğü fikri sefaleti tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.

Sanatsal bir eleştiriye tabi tutmamak, küçümsemek, “Ülkücüler yapmış işte, ne olacak!” tarzı yaklaşımlar sadece sinemayı değiltopyekünTürk sanat hayatını işgal eden sınıfın Ülkücülerin söz konusu olduğu her işe“hesaplaşma” dürtüsüyle bakmasının bir yansıması.

Olayın “traji-komik” yanı ise hikâye sahibi dışında ekipte hemen hemen Ülkücü olmaması. Ülkücüleri anlatmak bile “tu – kaka” olmaya yetmiş.

Geçtiğimiz günlerde Lütfü Şahsuvaroğlu ile yapılan bir röportajda çok güzel resmedilmişti bu yaklaşım: “Hepsinde ülkücüler kaba, nobran ve hani sizin hep tenkit ettiğiniz bir Yüzüklerin Efendisi’nde Türkleri tarif eden Org’lar gibi gösteriliyor.”

Mizah dergilerinin kapağını süsleyen hayvan/insan karışımı, şiddetten zevk alan, “özürlü” makulesinden bir sınıf olarak resmedildik mi yıllarca?

Buna karşı mücadele etmedik mi? Ettik elbette lâkin bu yetmedi. Çünkü problem “itiraz” etme ile ilgili değildi, “rekabet” ile ilgili idi.

Yıllarca, rekabete kalkışmaktansa şikayetettik; en fazla yüksek sesle itiraz ettik. Ülkücülerin kendilerini anlatacak enstrümanları oluşturmak için alt yapısı her zaman vardı. Yazarı, çizeri, sanatçısı, yönetmeni her şeyi vardı ve var. Kültür dünyamıza bir göz atın bunu göreceksiniz. Lakin bu altyapıyı işe dönüştürecek organizasyon ve yatırım gücü bir türlü bir araya getirilemedi.

Bunun suçu bizde, dışarda değil.

Kafes’in sinema eleştirmenleri tarafından “ısrarla” görülmemesinin sebebi bahsettiğim güçlü kültürel altyapının organizasyon ve yatırımla buluşarak, muadili prodüksiyonlarlarekabet edebilir bir iş olarak ortaya çıkmasıdır.

Mesele budur.

Eksiklikler muhakkak ki var, elbette daha güzel olabilirdi. Lâkin başlangıç olması açısından vazifesini ziyadesiyle yerine getirmişe benziyor.

Emek verenlerin yüreğine sağlık.

 

Etiketler : kafes,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
33 gün önce
40 gün önce
54 gün önce
75 gün önce
96 gün önce
159 gün önce
180 gün önce
194 gün önce
236 gün önce
243 gün önce
264 gün önce
290 gün önce
327 gün önce
341 gün önce
369 gün önce
376 gün önce
383 gün önce
467 gün önce
502 gün önce
593 gün önce
607 gün önce
677 gün önce
705 gün önce
719 gün önce
775 gün önce
915 gün önce
922 gün önce
929 gün önce
943 gün önce
950 gün önce
964 gün önce
978 gün önce
985 gün önce
1020 gün önce
1034 gün önce
1041 gün önce
1048 gün önce
1090 gün önce
1140 gün önce
1167 gün önce
1203 gün önce
1216 gün önce
1238 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=