Lütfen bekleyin..

Ali Mert Kutlu

Nereden Nereye...

01 Eylül 2013, 00:09

1 Eylül 2013, açılım rüzgarını arkasına alan bölücülerin Türk Devleti’ne verdikleri sürenin dolduğu tarih olarak hafızalarda kalacak. Hatta bu tarihi açıklayanlar beraberinde bolca tehditte savurmuşlardı. Türk kamuoyu Mısır ve Suriye ile o kadar meşgul edildi ki, insanımız doğru dürüst olup bitenin farkına bile varamadı.  

Bilinmeli ki bugünkü tablo yaklaşık olarak 90 sene öncede karşımıza çıkmıştı. Ancak o yıllarda kamuoyunun tepkisi dikkate şayan bir noktadadır. Örnek olması açısından birkaçını paylaşmak ve geldiğimiz noktadaki tepkisizliğe dikkatlerinizi çekmek istedim.

 ERZİNCAN HALKININ TEPKİSİ

    “Vatan haini ve din düşmanı Şerif (Kürt asıllı Osmanlı paşası) adındaki kişinin, Boğos Nubar (Ermeni asıllı) ile işbirliği yaparak, Kürtlerin geleceği hakkında açıklamalarda bulunduğunu duyduk. Oysa ki Kürtlük ve Türklük bir bütündür. Birbirlerinin öz kardeşi ve din kardeşidir. Her iki toplum için vatan birdir…Osmanlı ve İslam toplumundan ayrılmak hiçbir zaman düşünce ve hayallerinden geçmez…Bundan ötürü, gerek adı geçen “Şerif” ve gerekse onun isteklerine hizmet edecek herhangi bir “herif” in, açıkladığımız kararın dışındaki çabalarını tam bir nefretle red ve kaderimizi devletimize bağladığımızı bütün insanlık dünyasına ilan ederiz.” (1920) 

ADIYAMAN VE KAHTA HALKININ TEPKİSİ 

 “Paris’te bulunan Şerif Paşa’nın Kürt bağımsızlığı adına Kürt delegesi görevi ile Barış Konferansı’na başvurduğunu haber aldık. Her şeyden önce belirtelim ki; adı geçen Kürtlerin vekili değildir. Osmanlı Hükümeti’ni Kürtle Türk teşkil eder. Bu iki unsur başlangıçta birleşmiş ve Osmanlı Hükümeti’ni doğurmuştur, ayrılması imkansızdır. Şerif Paşa ve benzeri hainlerin memleketimizde hiçbir kıymeti yoktur. Bunların teşebbüslerini bütün şiddetimizle red ve Osmanlı topluluğundan ayrılmayacağımızı bildiririz.” (1920)

VAN HALKININ TEPKİSİ

 “… Türklerden daha cana yakın ve iyi yürekli bir vatandaşa bütün dünyada rastlanamayacağına tarih ve Genel Savaş’ı tanık gösteren Kürtler; kendi kaderlerini özel çıkarına oyuncak eden, bağımsız Kürdistan diye boş ve yararsız sözler konuşan, Paris ve Londra’da bu amaç uğrunda didinen Şerif Paşa’yı protesto eder, böyle kimliği şüpheli kişilere ve Kürt Teavün Kulübü’ne kimsenin vekalet hakkı vermeye cesaret edemeyeceğinin bütün dünya siyaset alemine duyurulmasını en önemli bir milli görev sayarlar.” (1920)

Geldiğimiz noktada insanımızın ezici çoğunluğunun yukarıdaki kahramanlardan farklı düşünmediğine inanmaktayız. Ancak unutulmamalıdır ki dünkü emperyalistlerin torunları kendilerine gösterilen hedef için durmadan çalışmaktalar. Bu topraklarda her zaman hain çıkmıştır. Şimdi de var. Macun tüpten çıkmadan akılları başlara bir an önce devşirmek gerekiyor.

NOT: Alıntılar ve daha fazlası için Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar’a ait Kürtler Türklerin Nesi Oluyor? Adlı esere bakılabilir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1128 gün önce
1129 gün önce
1142 gün önce
1157 gün önce
1171 gün önce
1174 gün önce
1177 gün önce
1184 gün önce
1191 gün önce
1202 gün önce
1210 gün önce
1212 gün önce
1214 gün önce
1227 gün önce
1230 gün önce
1232 gün önce
1235 gün önce
1237 gün önce
1246 gün önce
1252 gün önce
1253 gün önce
1255 gün önce
1258 gün önce
1267 gün önce
1270 gün önce
1272 gün önce
1279 gün önce
1280 gün önce
1286 gün önce
1287 gün önce
1290 gün önce
1294 gün önce
1297 gün önce
1299 gün önce
1303 gün önce
1306 gün önce
1308 gün önce
1310 gün önce
1312 gün önce
1313 gün önce
1315 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=