Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Medya cephesinde değişen bir şey yok...

05 Ekim 2015, 07:56

Türkiye zaman zaman da olsa basın özgürlüğünü yaşamış bir ülke. Ülkemizde basın özgürlüğüne müdahale daha ziyade "terbiye etme" kabilinden bir yöntemle gerçekleşiyor.

Medya patronunun gazetecilik dışındaki işlerinin vergi kanununa uygunluğunun kontrolleri bunun en "popüler" yöntemi.

Reklamların kesilmesi gazete ve reklam olgusunun ortaya çıkmasından beri bilindik bir cezalandırma yöntemi.

Bunlara son zamanlarda yeni bir yöntem eklendi. Bunun için bir iddianame ve bir terör örgütü ismi gerekiyor. Gerisi hükümet yanlısı gazetelerin bu müdahalelerin "medya organlarına değil şirketlere yönelik" olduğuna vatandaşı ikna kabiliyetine kalıyor.

Görüldüğü gibi mevzu karışık.

Gazeteciler eskiden de dövülürdü, kurşunlanırdı; geleneğimizde vardır yani.

Tıpkı herkesin karşı tarafın başına geleni "basın özgürlüğüne yapılan şey" kalemine sokmaması gibi.

Burada alışık olmadığımız şey, Aydın Doğan'ın tabiri ile "ana akım medya"nın akıntıya kapılmış görüntüsü.

İnsan "hey gidi günler" demeden edemiyor...

Eskiden medya hükümetlere müdahale ederdi. Baktı faydası olmuyor "apoletli" iki manşet işi hallederdi.

Hükümet kurulmasına "aracılık" ederdi. "Sol" karakterinden midir nedir, genelde "muhalif" bir pozisyonda dururdu.

Genel yayın yönetmenleri patronun işini takip etmeyi bir "gurur vesikası" gibi boynunda taşırdı.

Hasılı uğraşır dururdu garibim, "sol" iktidar gelsin diye. Buna da "medya özgürlüğü" der, halkın sesi olmakla övünürdü.

Böyle yaparak güya sistemi "dengelerdi". Sanki basının öyle bir görevi varmış gibi...

Eskiden medya ve hükümet "muhalif" medyaya karşı "savunma" pozisyonunda olurdu. Hep onlar hükümeti sıkıştırır hükümetler kendilerini "izah" mecburiyetinde kalırdı.

Çok az sayıda hükümete yakın gazetelerin "savunma"sı ise bunların karşısında "cılız" kalırdı.

Lakin şimdi işler tersine döndü...

İktidar "taarruz" halinde, o meşhur "ana akım" savunma pozisyonu almış bekliyor...

İktidara yakın medya tek parti döneminden beri ilk defa bu kadar güçlü.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki yeni durum yöntemle alakalı değil, pozisyonla alakalı...

**

Bu memleket neler gördü...

Matbaa tesislerinde hükümet kurmalar, vekil transferlerini pohpohlamalar, ülkeyi "krizlere yuvarlayan!" iktidarın gitmesini kolaylaştırmak için manşetlerden kriz çıkartmalar, restoranlarda transfer edilecek vekil listeleri tutmalar...

Neler, neler...

Yöntem yabancı değil...

"Ana akım" ile "iktidar akımı" medyanın manşetlerine değil, olaylara yaklaşımlarına bakın, "tanıdık" gelecektir.

2001 krizi sırasında hükümet krizi yaratmak için atılan manşetleri hatırlayın. 28 Şubat döneminde askerleri pışpışlamak için atılan manşetlere bakın.

MHP'yi hükümet dışı bırakmak için medyada çevrilen dolapları hatırlayın. Yapılan haberleri hatırlayın.

Ve şimdi iktidara yakın olduğu "iddia" edilen medya organlarının iktidarı korumak adına yaptıkları haberlere, attıkları manşetlere bakın.

Hizmet edilen amaç her ne kadar "zıt" olsa da yaklaşımın aynı olduğunu göreceksiniz.

Bu durum şaşırtıcı değil.

İslamcılar ve onlardan beslenenler "ana akım medya"dan öğrendiğini öğretmenlerine karşı kullanıyor. İslamcılar bu işi ana akımdan devşirdiği gazetecilerden öğrendiler. Şimdi de el birliği içinde öğrendiklerini uyguluyorlar.

Tek problem var. Ana akımdakiler kadar profesyonel değiller. Bazen gazetecilikle parti sözcülüğünü karıştırıyorlar.

Eskilerin de dediği gibi Allah'ın sopası yok.

"Editoryal" maharetini ufuktaki sol iktidarı getirmek adına "sağ" iktidarları zayıflatmak için yıllarca kullanan merkez medya "dişine göre" bir rakip buldu sonunda.

"Kendi canavarını yarattı" desek yerinde olur.

Yarattığı "medya" geleneği kendi başına bela oldu...

Doğru cevapları bulmak için doğru soruları sormak gereklidir umdesinden hareketle şunları sormamız lazım kendimize.

Türkiye'de dünden bugüne basın geleneğini oluşturan "ana akım medya" denilen şey doğru bir basın geleneği oluştursaydı, bugün Türkiye, bu basın rezaletini yaşar mıydı?

40 yıldır Türk medyasında olduğundan iftiharla bahsedenler "bağımsız ve tarafsız" medya adına bir şeyler yapsaydı şu "rezalet" en azından bu seviyelere ulaşır mıydı?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
86 gün önce
114 gün önce
191 gün önce
205 gün önce
253 gün önce
260 gün önce
267 gün önce
317 gün önce
338 gün önce
345 gün önce
373 gün önce
379 gün önce
386 gün önce
400 gün önce
407 gün önce
421 gün önce
428 gün önce
435 gün önce
443 gün önce
506 gün önce
527 gün önce
540 gün önce
583 gün önce
589 gün önce
610 gün önce
637 gün önce
674 gün önce
688 gün önce
715 gün önce
722 gün önce
730 gün önce
813 gün önce
849 gün önce
940 gün önce
954 gün önce
1023 gün önce
1051 gün önce
1065 gün önce
1121 gün önce
1142 gün önce
1261 gün önce
1269 gün önce
1275 gün önce
1282 gün önce
1289 gün önce
1297 gün önce
1311 gün önce
1324 gün önce
1332 gün önce
1366 gün önce
1381 gün önce
1388 gün önce
1395 gün önce
1436 gün önce
1486 gün önce
1513 gün önce
1549 gün önce
1563 gün önce
1584 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=