Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

9 milyon seçmen: Ülke kötüye gidiyor ama oyum AKP'ye!

02 Ekim 2015, 03:22

Yeryüzünün başka neresinde şu tuhaflık var: Halka soruyorlar "Türkiye iyiye mi, yoksa kötüye mi gidiyor?" diye... "İyiye gidiyor" şeklinde cevap verenlerin oranı sadece yüzde 22,3...

Her dört kişiden ancak birisi gelecekten ümitli... Üstelik bu oran geçmiş araştırmalarla karşılaştırıldığında karamsarlığın arttığı görülüyor... Yani AKP iktidarında farklı dönemlerde yapılan araştırmalarda 'ümit' ve'karamsarlık' oranları 'karamsarlık' lehine hızla değişiyor...

Tuhaflık şurada: Gelecek kaygısı artmasına rağmen, seçmenlerin neredeyse yarısı 13 yıllık AKP iktidarına siyasî fatura çıkarmayı düşünmüyor... Tek başına iktidar olan bir parti, bütün bu karamsarlığa yataklık edecek uygulamaların sahibi olduğu hâlde halk desteğini koruyor ve hâlâ yüzde 40 civarında dolanıyor...

Metropoll'ün Eylül araştırmasında göze çarpan bir başka sonuç AKP seçmeniyle ilgili... Son seçimlerde AKP'ye oy vermiş ve yine verecek olan seçmenlerin içinde "Ülke iyiye gidiyor" diyenlerin oranı sadece yüzde 50... Her iki AKP'li seçmenden birisi, yani yaklaşık 9 milyon seçmen, ülkenin iyiye gittiğini düşünmüyor ama yine de AKP'ye oy veriyor...

Dünya siyasî literatüründe yer alması gereken bu vak'ayı, tıbbın, sosyal psikolojinin veya sosyolojinin ilgi alanına girebilecek bir 'kitlesel davranış bozukluğu' olarak mı, yoksa siyasetin ilgi alanına girebilecek'muhalefet bozukluğu' olarak mı değerlendirmek gerekir?

9 milyon kişi kendileri ve ülkeleri için tereddüde ve endişeye kapılmış, bunun faturasını kendisine artık gelecek ümidi veremeyen siyasî iktidara kesmekten korkuyor!.. Kendisine ümit vaat eden bir başka siyasî yapı bulamadığı için yerinde çakılı kalıyor!.. 

İşi kısır döngüye bağlayan böyle bir siyasî trajediyi gelişmiş demokrasilerde görebilmek mümkün mü? Belçika'da halkın dörtte üçü 'gelecekten kaygılı' olacak ama yine de uzun yıllar ülkeyi tek başına yöneten bir partiye bir dört yıl daha yönetme yetkisi verecek!.. Veya Almanya'da, İsviçre'de, hatta Yunanistan'da!..

Mümkün mü bu? Değil elbette... Peki bizde neden mümkün olabiliyor bu 'siyasî patolojik' durum? Mesele iktidar partisinin başarısı mıdır, yoksa muhalefetin başarısızlığı mı? Yoksa büyük seçmen kitlelerinin topyekûn cinnet geçiriyor olması mı? Ya da hepsi birden mi?

Metropoll'ün aynı araştırmasında 'ekonomi' üzerine sorulmuş özel soruda da cevaplar 'genel'e yakın... Ekonominin iyi yönetildiğini düşünen seçmenlerin oranı da dörtte bire düşmüş... Karamizah gibi... Seçmenin ezici çoğunluğunun gözünde ülke genel anlamda kötüye gidiyor ama oylar yüzde 40 civarında!.. Aynı seçmen ezici çoğunluğunun gözünde ekonomi de kötüye gidiyor ama oylar yine yüzde 40 civarında!..

Eğer milyonlarca seçmeni ilgilendiren ve hareketlenmesini sağlaması gereken bir 'siyasî geçirgenlik' partiler arasında kalmamışsa veya çok aza inmişse, yani memnuniyetsiz de olsa seçmen bulunduğu yerde çakılı kalmaya mahkûmsa, bunun sebeplerinin çok iyi sorgulanması gerekiyor... Muhalefet neden bu memnuniyetsiz seçmenleri yanına çekemiyor? Tıkaç veya tıkaçlar nelerdir? Fikirler mi, yöneticiler mi, propaganda yetersizliği mi?

Bu sorulara düzgün cevaplar bulmayıp veya çıkabilecek cevaplardan korkup tedbir almamak muhalif siyasî partiler açısından her seçimi bir öncekini tekrarına dönüştürürken, hem kendileri hem ülke kaybediyor... Gelecekten ümitsiz seçmen kitleleri artarken bile muhalefetin atak yapamayıp, dünyada istinaî bir örnek oluşturması elbette kötü... Bundan daha kötü olan ise muhalefetin bu durumu tahlil edip, gereğini yapacak kapasite veya arzudan uzak duruşu... Sanki herkes, her seçimde çıkan sonuçtan ve hâlinden memnun gibi!.. "Hangi farkı meydana getirdiniz de bir önceki seçimden çok farklı sonuç alacaksınız?" sorusu muhatapsız ve ilgisiz şekilde hep havada kalıyor maalesef...

Muhalefetin klasikleşmiş bir seçim yenilgisinden sonra şu soruyu sormuştum: Yenilmek mi daha kötüdür, yenilgiyi doğru tahlil edememek mi? Bana göre ikincisiydi daha kötü olan... Çünkü birincisinin etkisi'geçici'ydi, ikincisinin ise 'kalıcı'... Yenilgiyi bir sonraki seçimde telâfi edebilirsiniz ama 'yenilgileri doğru tahlil yeteneği'nden mahrumsanız onu asla telâfi edemezsiniz, geleceği doğru kurgulayamazsınız...

Metropoll'ün Eylül 2015 araştırması bu 'kalıcı'lığın nasıl acımasızca sürdüğünü ve milyonlarca seçmeni, memnuniyetsiz olsalar bile önceki mevzilerine mahkûm bıraktığını gösteriyor...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
64 gün önce
71 gün önce
82 gün önce
111 gün önce
118 gün önce
124 gün önce
159 gün önce
174 gün önce
211 gün önce
213 gün önce
246 gün önce
272 gün önce
290 gün önce
304 gün önce
313 gün önce
318 gün önce
320 gün önce
369 gün önce
381 gün önce
386 gün önce
388 gün önce
404 gün önce
409 gün önce
428 gün önce
432 gün önce
463 gün önce
465 gün önce
472 gün önce
481 gün önce
507 gün önce
523 gün önce
528 gün önce
537 gün önce
538 gün önce
544 gün önce
552 gün önce
555 gün önce
558 gün önce
572 gün önce
628 gün önce
649 gün önce
664 gün önce
713 gün önce
720 gün önce
723 gün önce
726 gün önce
747 gün önce
783 gün önce
794 gün önce
852 gün önce
895 gün önce
957 gün önce
964 gün önce
971 gün önce
1028 gün önce
1031 gün önce
1070 gün önce
1077 gün önce
1084 gün önce
1091 gün önce
1095 gün önce
1101 gün önce
1137 gün önce
1157 gün önce
1167 gün önce
1181 gün önce
1192 gün önce
1216 gün önce
1287 gün önce
1307 gün önce
1311 gün önce
1325 gün önce
1329 gün önce
1332 gün önce
1354 gün önce
1356 gün önce
1360 gün önce
1378 gün önce
1384 gün önce
1385 gün önce
1395 gün önce
1402 gün önce
1438 gün önce
1455 gün önce
1469 gün önce
1488 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=