Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Takdir-i silahi'

01 Ekim 2015, 12:47

Bizde uzun zaman sonra, hatta ne kadar uzun olduğunu bile hatırlamadığımız bir zaman sonra birisi çıktı dedi ki "Hatalı kararlarımla her iki takıma zararlar verdim. Özür diliyorum"... Oysa biz alışık değiliz böyle örneklere... Onun için gerektiğinde Japonlardan, Korelilerden, Almanlardan, Danimarkalılardan vs. örnekler bulur, ibret çıkarmaya çalışırız...

Köprünün halatı kopar Japon intihar eder... Bizde ülkenin halatı kopar, kimse üzerine almaz, mümkünse bundan 'intihar' değil, 'iftihar' çıkarılır... Gemi batar, Koreli 'takdir-i ilâhi' gerekçesine sığınmaz, sığınamaz, bizde maden patlamasında fatura 'takdir-i ilâhi'ye kesilir, kabullenmeyen garibanlar yerlerde tekmelenir... Kimse sorumluluk almaz...

Teröristlerle el sıkışıp yol verenler, şimdi gelen şehit haberleri karşısında utanmasalar 'takdir-i silahi'diyecekler!.. Tacizci orta yerde, herkesten çok bağırıyor, cenazeye katılıp, orada herkesten çok ağlayan esas katiller gibi... Sorumluyu ara ki bulasın...

Japonya'da Vali çok küçük miktar bir parayla ilgili mahkemede beraat etmesine rağmen 'halkı yeterince ikna edemediğini' düşünüyor ve istifa ediyor... 'Komplo, tezgâh, iftira' savunmalarına sığınmıyor, şereflice çekiliyor...

Bizde utanmazlığın dibine vurulmazsa rahat edilmiyor... İstifa bir erdem değil, enayilik gibi görülüyor... Geçelim tarihi, 2000'li yıllarda numunelik bir adet 'onur istifası' duyan var mı? Genel bir soru bu, bir adet, toplam bir adet, sorumluluğu üzerine alıp, arkadaşlarından veya vatandaşlarından özür dileyip, gereğini yapan var mı?

Bir yığın adam partisini 'seri yenilgiler'e bağlamış, tık yok, sorumlu dış mihraklar veya hainler... Adam ülkesini batırmış, kendi ikbalinin derdinde, içeriden çıt yok... Kendi ticarethanelerini batırsalar, ortakları tarafından indirilecek olanlar, batırdıkları yer kamunun ortak mülkiyetiyse, sorumluluk derhal tabana doğru yayılıyor, tepede hiçbir şey kalmıyor...

Başkalarında bir köprü yıkıldığında mesela, kimse 'filanca ülkede, filanca yüzyılda da bir köprü yıkılmıştı'gibi tarihi didik didik ederek kendine uygun bir örnek aramıyor... Bırakın aramayı, utancından insan içine çıkamıyor... Bir 'kötü'yü başka bir 'kötü'yle yıkayarak temize çıkacağını zannetmek neredeyse kültür hâlini aldı...

Terörden mi şikâyetçisiniz, hemen size 'eski terör'ü hatırlatıyorlar, sorumluluktan kaçmak için... İsraftan mı şikâyetçisiniz, hemen size Avrupa'daki bilmem hangi sarayın kaç odası bulunduğunu, kaça mâl olduğunu anlatarak güya temize çıkıyorlar... İş o derece sapkınlığa kavuştu ki, dinden referans çıkara çıkara bugünlere gelmiş olanlar, size çok rahatlıkla bir başka dinin ruhanî liderinin 'olmayan' harcamalarıyla cevap verebiliyorlar...

'İyiliği emretmek, kötülüğü sakındırmak' yerine, bir başka kötüden referans çıkararak paçayı kurtarmak, yönetme arzusunu beleşe getirdiği için pek makbul... Tıpkı bir seçim sonucunu, tarihte kendisine en uygun seçimle karşılaştırıp, 'zafer' çıkarmak gibi... Ya da 'selef genel başkan'ın dönemiyle karşılaştırma yaparak, farkı ortaya koymak gibi... Bu bir kişinin veya bir kurumun 'özel' hastalığı değil, neredeyse millî özelliğe dönüşüyor... Bulaşıcı nitelikler gösteriyor ve hemen hemen her yerde var...

Sorumluluk alan yok... Bedel ödeyen yok... Suçluluk hisseden yok... Yüzü kızaran yok... Adi hırsızın kameraları gördüğü yerde yüzünü kapatması gibi, yüzünü kapatma ihtiyacı bile hisseden yok... Tam tersine kendisini 'kahraman' hisseden ve herkesten de kendisine 'kahraman' muamelesi yapılmasını zinhar bekleyen 'yarı-tanrı' özentileri var...

O yüzden Kasımpaşa-Rizespor maçını yöneten Deniz Çoban'ın maçtan sonra yaptığı açıklamalar için kendisini tebrik etmek gerekiyor... Çıktı, hatalı yönettiğini ve iki takıma da zarar verdiğini kabul etti, kendisiyle ilgili karar vereceğini açıkladı üzüntü içinde...

Aslında bu 'normal' bir davranıştı ve haber değeri olmaması gerekiyordu... Bizde "filanca yüzyılda, filanca ülkede, filanca maçta, şu hakem de buna benzer hatalar yapmıştı" deyip işin içinden sıyrılmak âdet olduğu için hakemin bu yaptığı elbette sıra dışıydı... Böylece biz de gezegenin başka bölgelerinde örnekler bulmak yerine, küçük de olsa bir teselli örneğine kavuşmuş olduk...

İbret olur mu başkalarına? Tabii ki asla!.. Biz kimseden yönettiği ülke, parti, genel müdürlük vs. zarar görürken veya sorumluluk alanlarında kendi kusurları yüzünden başka insanlar can kaybına kadar mağduriyetler görürken, Japon gibi kendisini doğramasını beklemiyoruz hâliyle, utansınlar yeter... O da yok... Onun için Deniz Çoban istisna oldu ve haber değeri taşıdı ne yazık ki...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
22 gün önce
59 gün önce
61 gün önce
94 gün önce
120 gün önce
138 gün önce
152 gün önce
161 gün önce
166 gün önce
168 gün önce
217 gün önce
229 gün önce
233 gün önce
236 gün önce
252 gün önce
257 gün önce
276 gün önce
280 gün önce
311 gün önce
313 gün önce
320 gün önce
329 gün önce
355 gün önce
371 gün önce
376 gün önce
385 gün önce
386 gün önce
392 gün önce
400 gün önce
403 gün önce
406 gün önce
420 gün önce
476 gün önce
497 gün önce
561 gün önce
568 gün önce
571 gün önce
574 gün önce
595 gün önce
631 gün önce
642 gün önce
700 gün önce
743 gün önce
805 gün önce
812 gün önce
819 gün önce
879 gün önce
918 gün önce
925 gün önce
939 gün önce
943 gün önce
949 gün önce
985 gün önce
1005 gün önce
1015 gün önce
1029 gün önce
1040 gün önce
1064 gün önce
1135 gün önce
1155 gün önce
1159 gün önce
1173 gün önce
1177 gün önce
1180 gün önce
1202 gün önce
1204 gün önce
1208 gün önce
1226 gün önce
1232 gün önce
1233 gün önce
1243 gün önce
1250 gün önce
1286 gün önce
1303 gün önce
1317 gün önce
1335 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=