Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Millî ve yerli medya için...

30 Eylül 2015, 03:41

R. Erdoğan, Aydın Doğan kavgası...

Kimi haklı/doğru bulursunuz bilemem...

Fakat, AKP iktidarı ve ona bağlı güçlerin çirkince tırmandırdığı olaylar ve basın özgürlüğüne karşı yapılan ahlaksız saldırılar sonrasında gerçeklere ışık tutmak adına not düşmeliyim.

Kendisinden olmayana, kendisine tapınmayana, kendisi karşısında diz çökmeyene, en haklı eleştirilere dahi tahammül edemeyenlerin gerçek yüzünü mutlaka görmelisiniz.

Doğan Medya Grubu'nun yayın anlayışına katılırım katılmam. O ayrı bir konu. Bazı yayınlarını hiç onaylamasam da medya alanında yaptıkları devasa teknolojik devrimleri asla yabana atamayız. Aynı zamanda bir gazetecilik okuludur da Doğan Medya Grubu. Dünya görüşlerimiz farklı olsa da çok değerli meslektaşlarımızın keyifle çalıştıkları bir yayın grubu olduğunu da bilirim. Mesleğimizin bazı klasik sıkıntıları orada yaşanmaz mı? Elbette yaşanır. Gazeteciliğin doğasında bunlar vardır.

Neyse!.. Gelelim sadede...

Abdullah Gül'ün Başbakanlık yaptığı dönemde Başbakan baş danışmanı (basından sorumlu) olarak çalıştığım günlerde şahit olduğum oldukça çarpıcı bir olayı sizlere kıyısından aktaracağım. 2002 seçimleri sonrasında AKP iktidarının daha ilk günleriydi. Bugünküne benzer, Aydın Doğan'la sıkıntılar yaşanıyordu. Abdullah Gül ise seçim öncesi başlayan gerginliğin daha fazla tırmanmaması medya-AKP ilişkilerinin normale döndürülmesi, R. Erdoğan'ı frenlemek için çareler arıyordu. R. Erdoğan'ın havuz medyası kurma hazırlıkları da planlama aşamasındaydı. Abdullah Gül düşündü taşındı, R. Erdoğan ile istişare edip onayını aldı. O zamanlar Samsun milletvekili olan Suat Kılıç'ı makama çağırdı. Benim de, NTV Ankara büroda gece editörlüğümü yapmış olan Suat Kılıç, aynı zamanda eski bir Doğan Medya Grubu çalışanıydı. Gül, Suat Kılıç'tan, Aydın Doğan'dan randevu alıp baş başa görüşmesini ve bazı mesajları ona iletmesini istedi. Kılıç, talimatı kısa sürede yerine getirdi ve Ankara'ya döndü. Görüşmeden sonra kendi el yazısı ile yazdığı görüşme diyaloglarını satır satır Abdullah Gül'e okudu. Suat Kılıç'ın anlattığına göre dinlediğim o görüşme notlarını buradan aktarmak ahlaki ve doğru değil. Sadece şunu söyleyebilirim; Aydın Doğan'ın verdiği cevaplar çok netti, çizgisinde hiçbir değişiklik yoktu. Vee!.. İşittikleri sonrasında Abdullah Gül'ün surat ifadesi de hiç hoş değildi.

Tam burada bir hakkı teslim etmek adına belirtmek isterim; R. Erdoğan'a danışmadan adım atamayan Abdullah Gül, o kriz günlerinde akılcı davrandı. Erdoğan'a rağmen basına karşı demokratik çizgiden ödün vermedi. Kavga yerine, ilişkileri düzeltmek için hep gayret gösterdi ve bazı uzlaşmacı adımlar attı.

Belki bana çok kızacaksınız "bu görüşmeyi yazman doğru mu" diye. Ona da yerden göğe hak veririm. Fakat, AKP iktidarının kandırmacaları, gerçekleri çarpıtma, algı operasyonları, düşman kamplar yaratarak kurduğu seçim tezgâhları yüzünden artık milletçe kusma noktasına geldik. Ellerindeki devlet gücünü kullanarak herkesi çok kolay dövebileceklerine, diz çöktürebileceklerine, satın alabileceklerine veya yok edebileceklerine inanıyorlar. Tezgâh üstüne tezgâh kuruyorlar. Ya tamamen Recep'insiniz ya da toprağın. Kendilerinden olmayana yaşam hakkı tanınmayan bir Türkiye!.. Sonra da "diktatör Esed" söylemleri...

Telefonlarda ağlatılan patronlar. Makam ve koltuk verilerek hizmete alınan, dünya görüşlerinden 180 derece çark ettirilen eski tüfek gazeteciler. Bir zamanlar kul köle olup yanlışlıkla haylazlık edip bir ara çizgi dışına çıktığı için dövülen ama "ne olur ne olmaz" diyip dışarıda kalmaması için(!) yandaşlara yerleştirilen"yorumcular"...

AKP'nin seçim otobüslerine çıkartılıp seçmene el sallatılan gazeteci kılıklılar...

Kabin ekibi "medya mensupları"...

Gerçek yüzlerini bir kez daha görün istedim. Hem, 2002'de yaşanan bu olay, bugün ve belki de yarınlarda da yaşanacak birçok olayın önemli bir noktası.

Onun için; Aydın Doğan'ın, Hürriyet'in 1'inci sayfasından R. Erdoğan'a verdiği  oturaklı ve cesur cevabı çok önemsedim.

Delikanlıları ile meşhur memleketimde çok anlamlı bir deyiş vardır;

"Her kuşun eti yenmez..."

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
26 gün önce
36 gün önce
86 gün önce
102 gün önce
121 gün önce
125 gün önce
129 gün önce
137 gün önce
158 gün önce
164 gün önce
178 gün önce
196 gün önce
204 gün önce
219 gün önce
233 gün önce
234 gün önce
237 gün önce
247 gün önce
265 gün önce
281 gün önce
304 gün önce
309 gün önce
310 gün önce
333 gün önce
347 gün önce
349 gün önce
378 gün önce
388 gün önce
451 gün önce
471 gün önce
471 gün önce
477 gün önce
494 gün önce
505 gün önce
526 gün önce
534 gün önce
536 gün önce
537 gün önce
549 gün önce
570 gün önce
603 gün önce
613 gün önce
620 gün önce
630 gün önce
638 gün önce
648 gün önce
671 gün önce
674 gün önce
675 gün önce
688 gün önce
689 gün önce
691 gün önce
697 gün önce
703 gün önce
705 gün önce
738 gün önce
750 gün önce
823 gün önce
864 gün önce
903 gün önce
944 gün önce
947 gün önce
949 gün önce
956 gün önce
997 gün önce
1004 gün önce
1033 gün önce
1035 gün önce
1057 gün önce
1071 gün önce
1072 gün önce
1091 gün önce
1098 gün önce
1105 gün önce
1108 gün önce
1110 gün önce
1112 gün önce
1119 gün önce
1121 gün önce
1132 gün önce
1140 gün önce
1142 gün önce
1143 gün önce
1151 gün önce
1158 gün önce
1166 gün önce
1172 gün önce
1174 gün önce
1179 gün önce
1181 gün önce
1184 gün önce
1185 gün önce
1195 gün önce
1203 gün önce
1216 gün önce
1271 gün önce
1274 gün önce
1287 gün önce
1297 gün önce
1303 gün önce
1310 gün önce
1313 gün önce
1326 gün önce
1347 gün önce
1353 gün önce
1371 gün önce
1376 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=