Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Çaresizliği istismar edilen seçmenlerden iseniz…

20 Eylül 2015, 12:31

Siyasi Partiler Kanunu sayesinde partiler genel başkanların tapulu malı, partililer de marabaları gibidir… Paylaşımda adalet yoktur… Başarı genel başkanlara aittir, başarısızlık ise 'dış güçler'e… Kiminin büyük sarayı vardır, kiminin küçük sarayı… Kiminin büyük havuz sistemi vardır, kiminin küçük havuz sistemi…

Genel başkanların etrafında saadet zincirleri söz konusudur; kurmaylar, vekiller, danışmanlar, gazeteciler tutunurlar bu zincirden ve bütün misyonları genel başkanı kutsamaktır… Genel başkan kutsanmaya lâyıkmış, değilmiş, umurlarında değildir aslında… İşleri budur ve ne kadar iyi yaparsalar mevzilerini o kadar kolay koruyacaklarını bilirler…

'Karar verici', zaman zaman 'zarar verici'ye dönüşür ama önemli değildir… Önemli olan o eteğe tutunup varlığı koruyabilmektir… Bilirler ki, o etekten düşüldüğünde kendilerinin siyasette tutunmalarını sağlayacak herhangi bir özellikleri yoktur… Dolayısıyla varlıkları, genel başkanın varlığına endekslidir…

Bu 'kapalı rejim'in amentüsü küçüklük kompleksinin afiyetle kabul edilmesine dayanır ve "Onun yanlışı benim doğrumdan üstündür" şeklinde ifade edilir… Eşitler arasında üstünlük yarışı 'yanlıştan hikmet çıkarma' potansiyeline bağlıdır…

'Doğru' ancak genel başkanın ağzından çıktığında 'doğru'dur, aksi hâlde şüphelidir… Büyük resmi en iyi o okuduğundan, maraba takımı ise ağaca bakmaktan ormanı göremeyen acizlerden oluştuğundan, sorgulama yetkisi kimsede bulunmaz…

Sırtını Siyasi Partiler Kanunu'na dayamış genel başkanların birçoğu itikaden 'demokrat'tır ama amelde 'tek adam rejimi'ni uygularlar… Çünkü görünce iştahların açan insan halkalarına sahiptirler… Bu düzende genel başkanın hemen altındakiler irili ufaklı şekilde paylarına düşeni aldıkça problem yoktur… En çok genel başkanı severler, en akıllı ve uzak görüşlü olarak onu bulurlar, en çok onun esprisine gülerler, onu taklit etmeye çalışırlar…

Sadece neyin 'doğru' neyin 'yanlış' olduğuna değil, kimin hain, kimin sadık olduğuna da, kimin kalması, kimin postalanması gerektiğine de doğal olarak genel başkanlar karar verir… Nasıl olsa hesap sorma amacıyla işleyen bir mekanik yoktur, 'yetkili kurullar' bu düzenekte zurnanın son deliği bile olamadıkları hâlde, fasulyeden role razıdırlar…

Genel başkanlar, kitlelerin yanlış gördüğü veya zannettiği işlere nasıl bu kadar kolay imza atarlar? Cesareti nereden alıyorlar? Cevap çok zor değil aslında… Çoğunlukla başka yere gitme şansı olmayan insanların çaresizliklerini istismar ediyorlar… "Kızsalar da, küsseler de bizim parselden dışarı çıkma şansı yok" bakıyorlar… İşte bu yüzden istediklerini hoyratça yerine getirip, 'çaresizlikleri istismar edilen' kitlelerin siyasî aidiyetleri üzerinde bağdaş kuruyorlar…

Bu bir A partisi B partisi meselesi değil, istisnaları olsa da genel bir maraz… Bu marazın beslendiği bereketli otlaklar vardır… "Tam da bu zamanda" gibi… "Sizin bilmediğiniz şeyler var" gibi…

O genel başkanların en sevdiği tipler, kendi nasırlarına basıldığında feryadı koparıp, diğerinin başına bir iş geldiğinde sesini çıkarmayanlardır… Yanlış gördüğünde kılıcı çeken değil, genel başkanların kılıcını yalayan tiplerdir…

O genel başkanlar en çok 'vasıfsız' tiplerle çalışmayı severler… Gidebilecekleri başka bir yerleri, ulaşabilecekleri daha üst bir kariyerleri, kaydedebilecekleri meslekî aşamaları, söyleyebilecekleri yeni bir sözleri yoktur onların…

Sanılanın aksine birçok partide 2. veya 3. adam yoktur… 1'den sonra 50 gelir ve 51, 52 diye sıralanırlar… Aradaki 49 kadro daima boştur… Bizlerin 'kurmay' zannettiklerimiz aslında bütün siyasî kaderleri bir genel başkanın iki dudağı arasına sıkışmış kişilerden ibarettir… En büyük hedefleri "Bir gün yanlış anlaşılırım da genel başkanın hışmına uğrarım" korkusuyla geçtiği için üretimden uzak durmaktır…

Bu psikoloji öylesine korku salmıştır ki, bizim 'kurmay' zannettiklerimiz, yanlış anlaşılma endişesiyle,  'doğru'bildiğini bile dillendirmekten korkar hâle gelmiştir… A veya B partisiyle sınırlı kalmayan bu 'korku düzeni'partilerde kaliteyi değil, kalitesizliği beslemiş, beyinleri kısırlaştırmıştır… Partilerde düşünmeye ve sorgulamaya kapalı, sadece 'lidere itaat'e açık düzen dolayısıyla bugün yaşanan hiçbir şey sürpriz değildir… Bütün bunlardan sonra herhangi bir partinin listesinde kimin ne hakla olduğu veya olmadığı ise sadece sonuçtur, sebep değil…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
23 gün önce
60 gün önce
63 gün önce
96 gün önce
121 gün önce
139 gün önce
153 gün önce
163 gün önce
167 gün önce
169 gün önce
219 gün önce
230 gün önce
235 gün önce
238 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
277 gün önce
281 gün önce
312 gün önce
315 gün önce
321 gün önce
330 gün önce
356 gün önce
372 gün önce
377 gün önce
386 gün önce
387 gün önce
393 gün önce
401 gün önce
405 gün önce
407 gün önce
422 gün önce
477 gün önce
498 gün önce
513 gün önce
562 gün önce
570 gün önce
572 gün önce
576 gün önce
597 gün önce
632 gün önce
643 gün önce
701 gün önce
744 gün önce
807 gün önce
813 gün önce
821 gün önce
880 gün önce
919 gün önce
926 gün önce
940 gün önce
944 gün önce
950 gün önce
986 gün önce
1006 gün önce
1017 gün önce
1031 gün önce
1042 gün önce
1066 gün önce
1137 gün önce
1156 gün önce
1160 gün önce
1174 gün önce
1178 gün önce
1182 gün önce
1203 gün önce
1205 gün önce
1209 gün önce
1227 gün önce
1233 gün önce
1234 gün önce
1244 gün önce
1252 gün önce
1288 gün önce
1305 gün önce
1319 gün önce
1337 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=