Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Medeniyet mezar taşlarından okunur...

14 Eylül 2015, 01:56

Torunlarımız bizi, kurduğumuz medeniyeti, kültürel kodlarımızı mezar taşlarımızdan okuyacaklar...

Bizden önceki neslin yüksek kültür seviyesini ve eşsiz estetik anlayışını mezar taşlarından anlayabiliyoruz. Fakat bizim torunlarımız bizimle ilgili böyle bir sonuç elde edemeyecekler. Her şeyimiz gibi mezarlıklarımız da o kadar "ruhsuz" ki kim, nasıl bir sonuç çıkartabilsin?

Atalarımız dar-ı beka'ya irtihal eyledikten sonra, misafir kaldıkları mekânları "kabristan" olarak isimlendirmişlerdi. Tek başına "-istan" eki bile ecdadın mezarlıklara bakışını izah ediyor. Öldükten sonra yaşayacakları yeri bile bir "mekân" fikri ile isimlendirmişlerdi.

Bir medeniyeti temsil eden, o medeniyetin alışkanlıkları hakkındaki ipuçlarını veren önemli mekânlardır mezarlıklar. Neticede, bir medeniyetin seviyesi mezar taşlarından okunuyor.

Benim doğduğum memlekette mezarlık kültürü "zayıf"tır. Mezarlar evlerin bahçelerindedir. Yaşam ve ölüm iç içedir desem yerindedir. Kim bilir, belki de mekân yoksunluğu böyle bir geleneğin sebebidir. Kanaatim o ki bu tercihin en önemli sebebi "yaşarken" ölümü her daim yanı başında hissetmek isteyen bir inanç dünyasına ait olmaktır.

Mezarlık korkusu üzerine bina edilen hikâyeler meşhurdur. Mezarlıklar üzerine o kadar efsane düzülmesine ve her "şehirli"nin içinin ürpermesine rağmen İstanbul seyahatlerinin olmazsa olmazı Eyüp veya Karacaahmet başta olmak üzere Osmanlı Kabristan ziyaretleridir.

Neden Osmanlı ve Selçuklu tarihine dair yapılan gezmelerde, gezi rotasının olmazsa olmazında"mezarlık" gezmesi vardır?

Ve neden evimizin duvarlarında o kavuklu, muhteşem mezarlık resimleri süsler?

Sahi neden Osmanlı mezarlıkları bizi korkutmaz?

Bu sorunun bendeki cevabı "güzelliğe" dairdir. "Yaşam"a dairdir. Evet, Osmanlı kabristanlarının güzelliği ve sıcaklığı bizi kendine çeker. Şimdiki gibi şehirden dışarı atılmamıştır, yaşamın tam merkezindedir. Fransız seyyahın "Boğazda son derece güzel ve serin bir yerdeyiz. Buranın bir mezarlık olduğunu söylememe gerek yok sanırım." sözlerinden de anlaşılacağı üzere şehrin güzel mekânları kabristan olarak tahsis edilmiştir. Ve bu durum olağan bir şeydir.

"Ölümden sonraki yaşamın kapısı kabirlerdir" diyen ecdat bu kapıyı güzel kılmak için elinden geleni yapmıştır. Servilerin yol boyu sıralandığı kabir sokakları, yine bu servilerin yaydığı serinlikler bu mekânları sadece mevtalar için değil yaşayanlar için de "istirahatgâh" haline getirmiştir. Mezar taşlarını bir sanat eserine çeviren muhteşem hatlar, süslemeler, susayınca dudaklarınızı dayayabileceğiniz "sahib-ül hayrat"lar; istirahat sahibinin yaşını, cinsiyetini, mesleki iştigalini, devletteki konumunu anlatan muhteşem beyitlerle bezeli mezar taşları kabristanların mahallenin doğal bir uzvu olduğunu işaret eder bize.

Ölümü yaşamın normal seyrinin tabii bir sonucu olarak kabul eden bu medeniyet anlayışı, kabristanları hayatın bir parçası olarak görmüştü. Memleketimin bahçe-mezarlıklarını da bu çerçevede düşünüyorum.

Ecnebi seyyaha "Dünyanın hiçbir yerinde ölümü bu kadar güzel tasvir eden bir yer görmedim"dedirten şey de bu güzellik, ölümü yaşamın bir parçası yapıveren mekân anlayışıdır.

***

Sabah işe giderken komşuya verilen "günaydın"ı ehl-i kubur'dan esirgemeyen bir yaşam tarzı bize ne kadar uzak değil mi? Biz Osmanlı torunları için kabir ziyaretleri "özel gündem"dir. Bayram veya arife günleri dışındaki ziyaretler ise "büyük fedakârlık" hanesine kaydedilir.

Bunun sebebi çağdaş yaşamın hengâmesi değildir sadece, mezarlıkları hayattan, şehirden kopartıp atan yeni medeniyet anlayışımızdır. Adına batılılaşma dediğimiz ama batıda da izine rastlayamadığımız garip,"yoz" bir anlayış bu.

Şehrin en güzel mekânlarını ölülerine tahsis eden medeniyetin, Boğazı kulelerle dolduran "müteahhit"zihniyetine evrilmesi ise bu "yoz" tarzın bir yansımasıdır.

Müteahhit zihniyetine geçiş sürecini iki nesilde becerebilmiş olmamız ise ilim adamlarının incelemesi gereken bir durumdur.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
48 gün önce
146 gün önce
174 gün önce
251 gün önce
265 gün önce
314 gün önce
320 gün önce
327 gün önce
377 gün önce
398 gün önce
405 gün önce
433 gün önce
440 gün önce
447 gün önce
461 gün önce
468 gün önce
482 gün önce
489 gün önce
496 gün önce
503 gün önce
566 gün önce
587 gün önce
601 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
670 gün önce
697 gün önce
734 gün önce
748 gün önce
776 gün önce
783 gün önce
790 gün önce
874 gün önce
909 gün önce
1000 gün önce
1014 gün önce
1041 gün önce
1084 gün önce
1112 gün önce
1126 gün önce
1182 gün önce
1203 gün önce
1322 gün önce
1329 gün önce
1336 gün önce
1343 gün önce
1350 gün önce
1357 gün önce
1371 gün önce
1385 gün önce
1392 gün önce
1427 gün önce
1441 gün önce
1448 gün önce
1455 gün önce
1497 gün önce
1546 gün önce
1574 gün önce
1609 gün önce
1623 gün önce
1644 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=