Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Cinnete götüren üç büyük hata

11 Eylül 2015, 01:35

Artan terör olaylarını ve şehitleri sadece siyasî iktidarın seçim hesabına bağlamak... 

Siyasî iktidar elbette suçludur... "Çözüm süreci boyunca PKK silah ve patlayıcı stoklamış" sözü bile, bir kısım siyasetçide pişkinliğin fizikî sınırlarının olmadığını, bir kara deliğe dönüştüğünü göstermiştir... Kendileri içiyormuş gibi görüntü verip, baldıran zehrini esasında devlete içirenler elbette bunun sorumluluğundan kaçamayacaklar... Fakat bunları ifade ederken, bugün yaşananları sadece iktidarın seçim hesabıyla ilişkilendirmek ve PKK'yı özenle ıska geçmek ne demek?

Sanki PKK gerçekten 'çözüm' yanlısıydı, gerçekten silahları bırakacak ve yurt dışına çekilecekti ama devletin saldırganlığı sonucu kendini savunmak için silaha sarıldı!.. Yalnızca AKP düşmanlığıyla yapılan yorumların dolaylı sonucu 'PKK'nın meşru müdafaa yaptığı' izlenimi doğuruyor... Oysa PKK, hep bugünleri aradı, bugünler için hazırlandı ve fırsatı yakaladığını düşündükçe vurmaya başladı... PKK dün de terör örgütüydü, bugün de... Bugün yaşananlar siyasî iktidarın günahlarını bastırmaya yetmeyeceği gibi, PKK'yı da 'mecburiyetten' silaha sarılan örgüt statüsüne kavuşturmaz... Söz konusu üslup sahipleri PKK'ya bilerek veya bilmeyerek hizmet etmekteler...

2. Her Kürt'e, hatta her doğuluya PKK'lı muamelesi yapmak...

Şu soruyu sormak lâzım: Bugün PKK'yı yönetenleri en fazla mutlu eden şey nedir? Şehit ettikleri asker veya polisin çokluğu mu, yoksa siyasî görüşüne ve PKK'yla ilişkisine aldırış etmeden Kürtlerin tamamına'terörist' muamelesi yapan saldırganlık mı?

Şüphesiz ikincisi... Çünkü bu tavır PKK'lı olmayan Kürtleri de hayata 'etnik' bakmaya zorlar ve dışlandıkları bir iklimden terör örgütünün kucağına doğru iter... Önündeki seçeneği azaltır... Bu etnik kopuşun orta vâdedeki anlamı iç savaşa sürüklenmektir, Suriyeleşmektir... Peşinden gelecek olan da bellidir; dış müdahalelere daha açık Türkiye ve siyasî/ekonomik ablukalar...

Her Kürt'e PKK'lı muamelesi yapmak ya 'cehalet'in veya alınan 'provokatif görev'in sonucudur... Asıl olan, etnik kimlikler değil, devlete, millete ve birliğimize sadakât ise bu saldırıların sadece PKK'nın Kürtlere yönelik propagandasına hizmet edeceği aşikârdır...

Hayatları bu vatana ve milliyetçiliğe hizmetle geçen, birlikte siyasî mücadele verdiğimiz, vermeye devam edeceğimiz, vatanseverlikleriyle örnek olmuş Kürt kökenli o kadar fazla arkadaşımız oldu ki şimdi, onların ne büyük travmalar yaşadığını ve bu ayrıştırıcı tavrın bütünlüğümüze ne büyük zararlar vereceğini üzülerek tahmin ediyoruz... Benim için, bu vatana sadakâtin bedelini çoluk çocuğuyla çeken ve bir elektrik direğine bağlanmış, sonra ağzına para sokuşturularak kurşun yağmuruna tutulmuş bir korucu, televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde 'PKK'yla empati'yi savunan, onun partisinde fink atan, Marksist ortaklığı dolayısıyla hep koruyup kollayan sözde Türk'ten sonsuz kat üstündür... Biriyle ekmeğimi paylaşırım, diğeriyle güneşi bile paylaşmak istemem...

3. Kürt'ün kendisini PKK'dan ayrı göstermekte aciz kalması...

En büyük yaralarımızdan birisi bu... PKK'lı olmayan Kürtler terör örgütüyle beraber anılmaktan rahatsızlar, amenna... Ülkenin büyük bir kısmı onları gerçekten PKK'dan ayırıyor veya ayrı görmeye çalışıyor... Peki onlar kendilerini PKK'dan ayrı gösterme ve tavır koyma konusunda ne yapıyor?

Devletin, tarih önünde yargılanacak siyasetçiler yüzünden tuzağa düşürüldüğü doğuda onlardan büyük direnişler ve sivil toplum örgütlenmeleri beklemek elbette çok kolay değil...

Ya batıdaki Kürtler? Ankara veya İstanbul'da teröre karşı sadece Kürtlerin organize ettiği bir milyonluk bir mitingler düzenlenseydi, minik Kürt çocukları ellerinde daha önce katledilmiş bebeklerin ve çocukların posterlerini taşısaydı ne algılar, ne kalıplar kırılırdı değil mi? Cesaret kuşanıp, kaç tane sivil toplum örgütü kurdular, üniter yapıyı, birlikte yaşamayı, kardeşliği savunan ve tabelasında Kürt olan?

Elbette karşı olduklarından değil, yalnız kalmaktan ve terörizme hedef olmaktan korktular... Bölgede yaşayan akrabalarından endişe ettiler... İyi de bu ülkede beraber yaşamayı ve üniter yapıyı savunmanın riskini hep başkaları mı alacak? Kardeşlerin bu riski hep birden göğüslemeleri gerekmiyor mu? Gerçekten kardeşçe düşünen ve hep kardeşlik bekleyen Kürtlerin tamamı bu taşın altına ne zaman ellerini koyacaklar?

Aksi hâlde, yükselen basıncı görüyoruz... Dostu düşmanı, sadık olanı, haini, suçluyu suçsuzu ayıracak akıl uçup gidiyor, geriye cinnete yolculuk kalıyor...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
23 gün önce
30 gün önce
36 gün önce
71 gün önce
85 gün önce
122 gün önce
125 gün önce
158 gün önce
183 gün önce
201 gün önce
215 gün önce
225 gün önce
229 gün önce
231 gün önce
281 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
300 gün önce
315 gün önce
321 gün önce
339 gün önce
343 gün önce
374 gün önce
377 gün önce
383 gün önce
392 gün önce
418 gün önce
434 gün önce
439 gün önce
448 gün önce
449 gün önce
455 gün önce
463 gün önce
467 gün önce
469 gün önce
484 gün önce
539 gün önce
560 gün önce
575 gün önce
624 gün önce
632 gün önce
634 gün önce
638 gün önce
659 gün önce
694 gün önce
705 gün önce
763 gün önce
806 gün önce
869 gün önce
875 gün önce
883 gün önce
942 gün önce
981 gün önce
988 gün önce
1002 gün önce
1006 gün önce
1012 gün önce
1048 gün önce
1068 gün önce
1079 gün önce
1093 gün önce
1104 gün önce
1128 gün önce
1199 gün önce
1218 gün önce
1222 gün önce
1236 gün önce
1240 gün önce
1243 gün önce
1265 gün önce
1267 gün önce
1271 gün önce
1289 gün önce
1295 gün önce
1296 gün önce
1306 gün önce
1314 gün önce
1350 gün önce
1367 gün önce
1380 gün önce
1399 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=