Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

"PKK karşısında solun stratejik suskunluğu"

06 Eylül 2015, 10:29

Geçenlerde bir kısım solcu, sosyalist arkadaşıma, Onat Kutlar'ın öldürülmesini anımsayıp anımsamadıklarını sordum. Evet, hemen hepsi anımsıyordu. Ve fakat hemen hepsi failin IBDA-C adlı islamcı örgüt olduğunu ya da olayın faili meçhul kaldığını düşünüyordu.

Oysa olayın faili PKK idi. Bomba İTÜ öğrencisi PKK'lı Deniz Demir tarafından konulmuş, Demir yakalanmış, suçunu kabul etmiş, başka 2 cinayetten daha hüküm giymiş olmasına rağmen  sadece 9 yıl hapis yatıp 2005 yılında o günün çözüm süreci diyebileceğimiz topluma kazandırma yasası kapsamında serbest bırakılmıştı.

Peki neden insanlar bunun PKK tarafından işlenen bir cinayet olduğunu bilmiyorlar acaba? Açıkça ve kısadan söyleyeyim: Çünkü sol kamuoyuna hakim olan liberal kafa PKK hakkında kötü düşünülmesini istemiyor!

Sözde solcu yayın organlarının yaptığı haberlerde PKK'nin sorumluluğunu karartmak için kırk takla atılıyor,  İnsan Hakları Derneği'nin raporunda bile olay "faili meçhul" olarak gösteriliyor! Tamamen yanlış olan bu bilgi sosyal mecralarda, ekşi sözlüklerde falan ezbere tekrarlanıyor. Kutlar'ın ve Cebenoyan'ın katili salıverildiğinde hiç bir yerde "katiller aramızda" diye kampanyalar yapılmıyor.

Başka bir öyküye geçelim. 2015'in Ocak ayında EMEP Dersim il örgütü 1994'te öldürülen üç TDKP'li için bir anma töreni düzenliyor. Evrensel gazetesi haberi şöyle veriyor: "Dersim'de 7 ve 27 Ocak 1994 tarihinde girdikleri çatışmalarda yaşamlarını yitiren TDKP militanları Gürsel Dursun, Tozkoparan köyünde Yunus Aydar ve Hamdullah Berk, Koçpınar köylerindeki mezarları başında anıldılar."

Haberin hiç bir yerinde bu insanların kiminle çatışırken öldürüldükleri yazmıyor. Çatışmalar deyince sanki bu insanlar sadece devletle girdikleri çatışmalarda ölmüş gibi bir izlenim oluşuyor.

Evrensel acaba neden Yunus Aydar'ın PKK tarafından öldürüldüğünden söz etmiyor? PKK'nin öldürmeye solculardan başladığı ve bu geleneğini hiç bozmadığını bilmiyor olamazlar. Ama yıllarca kendi yoldaşlarını anmaya bile gerek görmüyorlar, yıllar sonra ilk kez bir anma düzenlediklerinde bu kez de yuvarlak laflarla geçiştiriyorlar. Demek ki aslında "HDP/HDK ittifakı" EMEP'li kardeşlerimizin "stratejik suskunluğuna"yol açıyor. İçler acısı!

Bir başka öykümüz ağabeyimiz Kürşat Timuroğlu ile ilgili. Bir zamanlar Devrimci Yolculukta mangalda kül bırakmayanlar şimdiki "çatı partileri" sayesinde Timuroğlu'nun adını bile ağızlarına almıyorlar. Biz yazınca da bize küfür ediyorlar "sen kan davası mı güdüyorsun" diyorlar.

Siyasi cinayetler bir örgüte karşı tutumumuzu belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Yoldaşımız saydığımız bir insanın kimin tarafından ve ne sebeple öldürüldüğünü bilmek herkesin, özellikle de genç nesillerin hakkıdır. Bize demokrasi kahramanı diye yutturulan bir despotun gerçek yüzünü bilme çabası ne zamandan beri kan davası oluyor?

Demirtaş'ın bile çıkıp "ahlaksız bir eylem" diye lanetlediği eyleme (doktorun öldürülmesine) TTB kibar kibar yanaşıyor, irili ufaklı HDP yancısı bir sürü solcu örgütü demiyorum bile, onlar açısından ittifak, işbirliği, güç birliği varken insan yaşamının ne önemi olabilir? Stratejik suskunluğumuz her şeyin üzerindedir!

"Vicdan solculuğu yapmayın, vicdanlı olun ama önce solcu olun" dediğimiz için bize vicdansız diyenler iş PKK'nin cinayetlerine gelince o muhteşem vicdanlarını rafa kaldırıp bir anda siyaset stratejisti, ittifak uzmanı, taktik duayeni falan oluyor…

İrili ufaklı tüm sol örgütlerin cebinde kerameti kendinden menkul bir devrim stratejisi, bu strateji için her türlü değer, kollektif hafızaya dair her gerçek feda edilebiliyor. Neden? Çünkü yüce amaçlarımız var, Onat Kutlar'ın anısı da, öldürülen siviller de, kendi yoldaşlarımızın hatırası da bir süreliğine rafa kaldırılabilir…

Strateji dedikleri de, Kürt hareketinin kafasına göre yaptığı manevralara ayak uydurmaya çalışmak. Kişilikli bir siyaset? Yok! Cesaret? Yok! Gerçeği söyleme iradesi? Yok! Vicdan, ahde vefa? Yok!

Sol büyük ortağına ya da muhtemel müttefikine zeval gelmesin diye hala susuyor, sadece susmuyor, olayı sinsice karartıyor, kenarından dolaşıyor, üstünden atlıyor… Solun yapması gereken bu "stratejik suskunluk" saçmalığının önüne geçmek, kendisiyle ve sözde müttefikleriyle yüzleşmektir.

*****

Bu pasajların hiç birisi bana ait değil... Fikrî ve siyasî tutarlılığını korumaya çalışan bir solcuya, Gaffar Yakınca'ya ait... Artık bölünme değil, PKK tarafından yutulma tehlikesi yaşayan radikal solun içine düştüğü trajediye dair "PKK Karşısında Solun Stratejik Suskunluğu" başlığıyla kaleme alınmış iyi bir yazı... Zaman zaman vurgulamaya çalıştığımız dönüşüme ilişkin içeriden çok net bir bakış...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
90 gün önce
97 gün önce
101 gün önce
108 gün önce
137 gün önce
144 gün önce
150 gün önce
185 gün önce
200 gün önce
237 gün önce
239 gün önce
272 gün önce
298 gün önce
316 gün önce
330 gün önce
339 gün önce
344 gün önce
346 gün önce
395 gün önce
407 gün önce
411 gün önce
414 gün önce
430 gün önce
435 gün önce
454 gün önce
458 gün önce
489 gün önce
491 gün önce
498 gün önce
507 gün önce
533 gün önce
549 gün önce
554 gün önce
563 gün önce
564 gün önce
570 gün önce
578 gün önce
581 gün önce
584 gün önce
598 gün önce
654 gün önce
675 gün önce
690 gün önce
739 gün önce
746 gün önce
749 gün önce
752 gün önce
773 gün önce
809 gün önce
820 gün önce
878 gün önce
921 gün önce
983 gün önce
990 gün önce
997 gün önce
1054 gün önce
1057 gün önce
1096 gün önce
1103 gün önce
1110 gün önce
1117 gün önce
1121 gün önce
1127 gün önce
1162 gün önce
1183 gün önce
1193 gün önce
1207 gün önce
1218 gün önce
1242 gün önce
1313 gün önce
1333 gün önce
1337 gün önce
1351 gün önce
1355 gün önce
1358 gün önce
1380 gün önce
1382 gün önce
1386 gün önce
1404 gün önce
1410 gün önce
1411 gün önce
1421 gün önce
1428 gün önce
1464 gün önce
1481 gün önce
1495 gün önce
1513 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=