Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

'Sessiz devrim' nereye kaçtı?

24 Ağustos 2015, 00:08

Hem 'kamu', hem 'düzen', hem de 'güvenlik' olacaktı isminde... Bu 'müstafi' hükûmet uydurdu Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'nı... İyi de yaptı!.. Ülke olarak 'düzen' ve 'güvenliği' sağlayamadıysak da rezaleti envanter hâlinde öğrenebileceğimiz bir kaynağa kavuştuk!..

Müsteşarlığımızın son Aralık ayında dördüncü baskısını yaptırdığı eserimizin adı 'Sessiz Devrim'... 2002-2014 yılları arasındaki 'Türkiye'nin Demokratik Değişim ve Dönüşüm Envanteri'ni içeriyor... Söz konusu rapor, kurumun internet sitesinde de yer alıyor...

"Yönetime güvenlikçi bir perspektifi hâkim kılan, çatışmayı, gerilimi ve kavgayı esas alan anlayış tedavülden kalkmıştır " (s.17)... Şimdi bu cümleyi kimin gözüne sokmak lâzım?

"Normalleşmeye yönelik adımlar darbe, post-modern darbe, darbe teşebbüsü gibi demokrasi karşıtı girişimlerin sorumlularının yargı önünde hesap vermeleri sürecini de beraberinde getirmiştir" (s.46)... Hani bu yargılamalar 'Orduya kumpas'tı? Belli ki bu ifade Erdoğan'ın 'savcılık' döneminde kalma ve kaldırılması unutulmuş!..

"Demokratikleşme hamlesinin ilk büyük adımı olarak, olağanüstü hal uygulamasına 30 Kasım 2002 tarihinde yani yeni hükûmetin kurulmasından on iki gün sonra, yeni bir uzatma kararı alınmayarak son verilmiştir... Bu adım, sembolik açıdan da 'sessiz devrim'in başlangıcında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmelidir" (s.48)... Şimdiki hâl, ne kadar olağan değil mi? Hendeklerle kıpırdanamaz duruma getirilmiş kent merkezleri, teröristlerin roketatarlarla devriyeye çıktıkları sokaklar... Yaşasın 'sessiz devrim'!..

"Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ile temel hak ve özgürlüklerin standardını yükselterek, demokratikleşme alanını genişletmek suretiyle her türlü görüşün barışçıl bir şekilde ifade edilebildiği, çözüm önerilerinin karşılıklı hoşgörü içinde tartışılabildiği, çoğulcu ve özgürlükçü bir ortamı sağlamak amaçlanmıştır" (s.49)... Doğrusu başarılı da olundu... Ülkenin yolları kesilerek her türlü görüş saatlerce yolculara anlatılabiliyor, barışçıl biçimde kamyonlar ve iş makineleri yakılabiliyor!..

"Korkuların, tabuların, yasakların aşılması, toplumun ve devletin kendi sorunlarıyla yüzleşmesi, yıllardır konuşulamadığı için daha da büyüyen sorunların açıklıkla konuşulup tartışılması sağlanmıştır. Devletin ilk defa böylesine yoğun bir çözüm iradesi ve arayışı sergilemesi, aynı zamanda bir tür 'sosyal restorasyon' işlevi görmüştür" (s.50)... Bugünlerde nasıl da kanlı hasadını toplayıp, hayrını görüyoruz o 'sosyal restorasyon'un değil mi?

"Çözüm Süreci'nin kamuoyuna doğru bir şekilde anlatılması amacıyla, ülkemizin önde gelen ve ülke meseleleriyle ilgili birikimi olan saygın yazar, akademisyen, sanatçı, kanaat önderi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri arasından belirlenen Akil İnsanlar Heyeti oluşturulmuştur" (s.50)... Nerede o 'saygın' âkiller? Kimisi HDP/PKK çizgisine desteğini açıkladı... Yandaşların bir kısmı kandırıldıklarını itiraf etti... Açıkçası heyet, süreç gibi kötü yola düştü!..

"Güvenlik paradigmasındaki değişime paralel olarak, sorunu yalnızca güvenlik tedbirleriyle özdeşleştirmeyip, terörle mücadeleyi çok boyutlu bir çerçevede toplumsal, psikolojik ve hukuksal boyutlarıyla ele alacak, sosyal bilimlerin verileriyle hareket edecek ve uluslararası deneyimlerden faydalanacak yeni bir yaklaşım benimsenmiştir" (s.55)... Artık zamanı geldi ve o paradigma değişikliğinin acı meyvelerini topluyoruz, daha çok tabut tabut!.. Tonlarca patlayıcı bölüyor 'Sessiz Devrim'in sessizliğini şimdi...

"Türkiye'de geçmişte pek çok bölgenin ismi siyasi ve ideolojik nedenlerle değiştirilmişti. İnsanların yaşadıkları yerlere kendi dilleri ve kültürleri çerçevesinde isimler verebilmeleri de mümkün değildi. Bu durum vatandaşlarımızın aidiyet duygularının zedelenmesine yol açıyordu" (s.57).... Şimdi aidiyet fazlalığından kırılıyor vatandaşlarımız!.. Aydınlar Tillo'ya, Güroymak Norşin'e dönüştükçe daha fazla sarılıyoruz birbirimize!..

'Sessiz Devrim'in üç mimarı, kitabın önsözünde hiyerarşik biçimde 'devrim'e övgüler sıralamışlar... O 'devlet büyükleri', Erdoğan, Davutoğlu ve Ala üçlüsü artık bu sorunun muhatabıdır: 'Sessiz devrim' nereye kaçtı?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
36 gün önce
39 gün önce
61 gün önce
65 gün önce
66 gün önce
79 gün önce
86 gün önce
110 gün önce
187 gün önce
194 gün önce
198 gün önce
204 gün önce
234 gün önce
241 gün önce
247 gün önce
282 gün önce
296 gün önce
333 gün önce
336 gün önce
369 gün önce
394 gün önce
412 gün önce
426 gün önce
436 gün önce
440 gün önce
442 gün önce
492 gün önce
503 gün önce
508 gün önce
511 gün önce
526 gün önce
532 gün önce
550 gün önce
554 gün önce
585 gün önce
588 gün önce
594 gün önce
603 gün önce
629 gün önce
645 gün önce
650 gün önce
659 gün önce
660 gün önce
666 gün önce
674 gün önce
677 gün önce
680 gün önce
695 gün önce
750 gün önce
771 gün önce
786 gün önce
835 gün önce
843 gün önce
845 gün önce
849 gün önce
870 gün önce
905 gün önce
916 gün önce
974 gün önce
1017 gün önce
1020 gün önce
1042 gün önce
1080 gün önce
1086 gün önce
1094 gün önce
1150 gün önce
1153 gün önce
1192 gün önce
1199 gün önce
1206 gün önce
1213 gün önce
1217 gün önce
1223 gün önce
1259 gün önce
1279 gün önce
1290 gün önce
1304 gün önce
1315 gün önce
1339 gün önce
1410 gün önce
1429 gün önce
1433 gün önce
1447 gün önce
1451 gün önce
1454 gün önce
1476 gün önce
1478 gün önce
1482 gün önce
1500 gün önce
1506 gün önce
1507 gün önce
1517 gün önce
1525 gün önce
1561 gün önce
1578 gün önce
1591 gün önce
1610 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=