Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Hasan Cemal’i yedirmeyiz!..

09 Ağustos 2015, 13:28

O ‘şerefsizler’ lâfı üzerine Hasan Cemal’in alınmasını ‘gazetecilik sezgisi’yle açıklayıp saygı duymak gerekiyor herhalde!.. Hemen yazıyla cevap vermesi de nasıl kuvvetli bir gazetecilik refleksine sahip olduğunu gösteriyor!..

Şimdi bu karşılıklı yazışmaya ve alınganlığa bakarak “3000 şerefsizden biri belli oldu, kaldı 2999”  kişi demeyeceğiz tabii!..  Her ne kadar Hasan Cemal verilen tarifte kendisini bulmuş ve “Boğaz’da evim de var, viskimi de içerim, HDP’ye de oy verdim” diye cevap vermiş olsa da, kişinin kendisini tanımlama ve algılama biçimine karışmak bizim işimiz olmamalı!..

* * * 

1970’in Mayıs ayında, Hukuk Fakültesi solcularından Hataylı Mustafa Kuseyrî, o zaman Siyasal Basın Yayın olarak bilinen okulun öğrenci derneğinde iç hesaplaşma sonucu öldürüldü... Olayın çarpıtılması için tipik Leninist propaganda taktiği derhal devreye sokuldu...

Cinayet MHP ve ülkücülere yıkılmalıydı... Cebeci kampüsü  “Kahrolsun faşizm”  sloganlarıyla inlemeye başlamıştı bile... Protestolar İstanbul’a yansımış, Ankara’da faşizmi tel’in için ‘Anayasaya saygı’ yürüyüşü düzenlenmişti... Üniversitelerdeki Marksist hocalar cüppeleriyle ‘saflar’ın en önünde yer almışlardı...

Öyle bir kampanya harekete geçirilmişti ki, Ülkü Ocakları’ndan göz altına alınanlar bile olmuştu... Sonra sır perdesi aralandı... Mustafa Kuseyri’yi öldüren kurşunun devrimci arkadaşları Nejat Arun’un tabancasından çıktığı anlaşıldı... Hasan Cemal’in neredeyse 40 yıl sonra yazdığından anlaşıldığına göre, Nejat kaçarken, aralarında Cengiz Çandar’ın da bulunduğu bir ekip, kanlı el izlerini silmek ve delilleri yok etmek için uğraşmışlardı...

Ülkücüler bu iftiradan geç de olsa kurtulacaktı ama Türkiye 12 Mart’a doğru ‘son kullanılma tarihi bir türlü geçmeyen’ radikal solcular tarafından bir adım daha yaklaştırılmıştı... Hasan Cemal olayın aslını hemen hemen aynı gün Devrim dergisinin başındaki ‘Milli Demokratik Devrim’in en önemli isimlerinden birisi olan Doğan Avcıoğlu’ndan öğrenmişti...

Bunu ‘Kimse Kızmasın, Kendimi Yazdım’ kitabında açıkça itiraf ediyor zaten... Ama Leninist gazetecilik dürtüsü onu gerçeği ifade etmekten onlarca yıl alıkoyabilmişti!.. Nasıl olsa ülkücülere fatura ediliyordu cinayet, bu da bir nevi devrime hizmet sayılabilirdi!..

Başlangıçta olayı çarpıtmak için sergilenen Leninist propaganda taktiği Kuseyri cinayetini ‘faşistler’e yıkmaya yetmeyince bu defa da Mustafa Kuseyri’nin arkadaşıyla Rus ruleti oynarken öldüğü iddia edilecekti... Hasan Cemal de bu rulet meselesini gerçekmiş gibi kitabına alacaktı... Hulki Cevizoğlu’yla yapılan röportajda bu iddiasını sürdürüyordu...

Biz de kendisine inanmak durumundayız!.. Zaten Rus ruleti, bizim Marksistlerimizin boşta kaldığında oyalandıkları ata sporuydu!.. Örgüt içi infaz olamazdı asla!..

* * * 

Bunu neden gündeme getirdik? Hasan Cemal, ‘şerefsiz’ ithamını üzerine alıp cevaba yeltendiği yazısında, Kahramanmaraş’ı ve Çorum’u öne sürerek, şunları söylüyor:  “Bu işleri iyi bilirler. ‘Darbe ortamları’nın oluşturulmasında taşeronluk da, gönüllü işbirlikçilik de yaptılar geçmişte. Unutmadık.”

İroni gibi değil mi? Sen kalk, kullanılmışlığın kitabını yaz, Yön hareketi, Milli Demokratik Devrim, Doğan Avcıoğlu gibi, militarizmle, darbecilerle iç içe geçmiş, ‘şartları olgunlaştırıcı’ tezgâhı yıllar sonra itiraf et, peşinden yine ülkücüler aleyhine o pörsümüş taktiğe sığın!.. Bir de tüy dik ‘unutmadık’ diye!..

Kendi yazdığı kitabı okursa ayıkır mı, bilmiyoruz... Çünkü şimdilerde Kandil postacılığıyla liberalliği çiftleştirerek yeni bir ‘medya sınıfı’ üretme üzerinde bilimsel çalışmalar yaptığı için, 70’lerde gazozuna kimin ilaç attığını sormanın anlamı yok... Yaşarsa 20 yıl sonra da bugünleri itiraf edecektir hiç şüphesiz!.. Zira şimdiki ilaçlı gazozun da etkisi geçmiş olacak!..  PKK’nın katlettiği asker ve polislerimize ‘şehit’ diyemezken de ilaçlıydı, ‘Ermeni soykırımı’ derken de!..

Bir ömür gönüllü biçimde ilaçlı gazoz içmekle geçiyor... İnsan kendi kitabını okumuyor, bari Dev-Genç’in kurucularından Sarp Kuray’ı okur...  “Marksist sol, darbecilere nasıl taşeronluk yaptı ve sonra da nasıl çöpe atıldı?” diye...

* * * 

Rus ruleti ha? ‘Şeref ve Rus ruleti’... Eğlenceli bir kitap ismi olur!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
osman kökal
479 gün önce
sizin yazınızı yeni okumaya başladım gerçekten çok şahane konulara değiniyorsunuz çok sagolun rabbim sizden razı olsun
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
73 gün önce
89 gün önce
139 gün önce
150 gün önce
155 gün önce
158 gün önce
173 gün önce
179 gün önce
197 gün önce
201 gün önce
232 gün önce
235 gün önce
241 gün önce
250 gün önce
276 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
306 gün önce
307 gün önce
313 gün önce
321 gün önce
325 gün önce
327 gün önce
342 gün önce
397 gün önce
418 gün önce
433 gün önce
482 gün önce
490 gün önce
492 gün önce
496 gün önce
517 gün önce
552 gün önce
563 gün önce
621 gün önce
664 gün önce
727 gün önce
733 gün önce
741 gün önce
800 gün önce
839 gün önce
846 gün önce
860 gün önce
864 gün önce
870 gün önce
906 gün önce
937 gün önce
951 gün önce
962 gün önce
1057 gün önce
1076 gün önce
1080 gün önce
1094 gün önce
1098 gün önce
1102 gün önce
1123 gün önce
1125 gün önce
1129 gün önce
1147 gün önce
1153 gün önce
1154 gün önce
1164 gün önce
1172 gün önce
1208 gün önce
1225 gün önce
1239 gün önce
1257 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=