Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

“Kahpeler” Kobani’de korkudan birbirine düştü

04 Ağustos 2015, 22:16

Kandil’i dinlemiyorlar!..

“Kahpeler” Kobani’de korkudan birbirine düştü

Aslında bugünkü yazının başlığı ve flaşı, “Çapulcu başı Barzani’nin bildiğimiz kahpe yüzü” olması lazımdı. Fakat Ankara’nın terör örgütlerine karşı kararlılıkla yürüttüğü bitirici operasyonlardan ulaştığım son sıcak bilgiler bunu biraz aşağılara kaydırdı.  

Bildiğiniz gibi; ağır zayiat veren bölücü terör örgütünün Kandil yönetici kadrosunun kamuoyunda adları çok bilinenleri buhar oldu. Kanlı katil Murat Karayılan’ın İran’a kaçmış olabileceği iddia edildi. Diğer şerefsizlerden ses seda yok. Ankara’da yapılan değerlendirmeler sonucunda Murat Karayılan dahil Kandil ele başlarının Suriye’nin kuzeyine PYD bölgesine kaçmış olabilecekleri görüşü ağırlık kazandı. Bu konuda ulaşılan önemli istihbarat bilgileri var. Fakat Ankara’nın kafasını çok kurcalayan bir soru gündemde, “çete liderleri bu kadar yoğun bombardıman altında Suriye’nin Kuzey bölgesine nasıl kaçabildi?..”

Çapulcu başı Barzani’nin operasyonlar sırasında “teröristlere yardım etmemesi” konusunda uyarıldığını yazmıştık. Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun ziyareti sonrasında Barzani’nin PKK’ya yaptığı “topraklarımızı terk et” çağrısı dikkatlerinizden kaçmamıştır. Ankara bu çağrıyı not etti ama gelişmeleri pür dikkat izliyor. Başkentte Barzani’nin hâlâ iki yüzlü, her zamanki gibi çift taraflı oynadığı görüşü hâkim. Şu değerlendirme yapılıyor;

“Bölücü terör örgütünün Kandil’deki ele başları Suriye’nin Kuzeyinde PYD’nin hâkim olduğu Ayn-el Arap’a (Kobani) sığındı. Buraya herhangi bir yardım almadan geçmeleri fiziken de imkansız. Tek geçiş yolu var. Bu da Barzani’nin imkân sağlaması ile mümkün. Başka türlü olamaz. PKK/KCK yöneticileri Barzani’nin yardımı olmadan Suriye’nin Kuzeyine geçemez.”

Buradan diğer bir soruya geçelim. Operasyonların başlaması ile birlikte PKK’nın geçmişte yaptığı eylemlerle bugünküler arasındaki farklılıklara... Şehir içi kanlı eylemlere... ADSIZ’ın sıkı takipçileri, PKK’nın şehir hâkimiyetini nasıl sağladığını bu konudaki ihmalleri ve skandal ötesi gaflet ve dalaleti yıllardır nasıl dile getirdiğimizi çok iyi bilir. Tekrara girmeyeceğim birkaç arşiv yazımızı  bile karıştırmanız yeterli olacaktır.

Kaynaklar şöyle söylüyor; “Kandil ve çevresi yoğun bir şekilde bombalanmasıyla içerideki militanlara ‘nerede görürseniz vurun’ talimatı verildi.” Pusu atma ve organize daha büyük eylemleri PKK’nın neden gerçekleştiremediği ise şöyle izah ediliyor;

“Bu eylemleri gerçekleştirecek PKK’nın sözde lider kadrolarının en yetişmişleri en profesyonelleri Ayn-el Arap’a geçmişti. Geçmişteki eylemlerin benzerlerinin yapılması için Kandil’den bu isimlere ‘Türkiye’ye tekrar girin’ talimatı verildi. Fakat bu talimata karşı kendi içlerinde bir kavga ve direnç başladı. Geçelim mi geçmeyelim mi kavgası. Birbirlerine düştüler ‘ben gitmem o gitsin bu gitsin’kavgası şeklinde.”

Aldığım değerlendirmeye şu soruyu da yönelttim, “buna rağmen sınırlarımızdan içeriye tekrar sızmaları tehlikesi yok mu.”

Verilen cevap;

“Halihazırda uygulanan olağanüstü sıkı tedbirlere rağmen adamlar pasaport uydurarak geçiş yapabilirler. Sınır birlikleri ve özellikle gümrük kapıları bu tür geçişler karşısında tekrar uyarıldı.”

Bu arada Kara Kuvvetleri Komutanı Hulusi Akar’ın en az haftada 2 kez sınır birliklerini yoğun bir şekilde denetlediğini, komutanlar dahil erlerle de toplantılar yaptığını ve “Bu iş namusumuz. Uyumayacaksınız” emrini verdiğini de not edelim.

Operasyonlarla ilgili kamuoyunda beliren haklı şüphe ve sorular çok. Bunlardan biri de bugüne kadar göz yumulan PKK’nın şehir yapılanmaları ve silah-lojistik merkezlerine neden etkili operasyonlar düzenlenmediği. Yoksa “PKK’ya yalandan mı operasyon yapılıyor” şüpheleri.

Ankara’daki güvenlik kaynakları bu soru-şüpheye de şu yanıtı veriyor;

“Doğru. PKK’nın tam manada yok edilmesi için dağın yanında şehir içlerinin de temizlenmesi lazım. Bölücü örgütün silah ve patlayıcı depoları ile ilgili tek tek çalışmalar yapılıyor. Örgüt buraların tamamına yakın bölümünün etrafını mayınlamış. Bir bölükle operasyon yapmaya kalksanız çok zayiat verilebilir. Buraların nasıl temizleneceğine ilişkin tüm operasyon planlamaları yapıldı. Hazır. Bir veya iki güvenlik zirvesinin ardından karar verilip düğmeye basılacak. Depolara, kişilere operasyon geniş çaplı olacak.”

Şimdii!..

Kamuoyunun dikkatlerinden kaçırılan fakat bizim ısrarla yazdığımız çok önemli bir gerçekliğe bir kez daha dikkat çekelim...

Terör sorununun bugünkü boyutlara varmasının, PKK’nın şımartılıp şehirlere kadar hâkim olmasının, alan hâkimiyetinin kaybedilip TSK’nın kışlalara hapis edilmesinin 1 numaralı sorumlusu olan iktidarın uygulamaları sonucunda terörle mücadele eden çeşitli rütbedeki askerlerin ve de paşaların hâlâ yargılanıyor olmasına. İktidarın her zamanki iki yüzlülüğüne... “Çözüm süreci” gibi çeşitli zırva isimlerle yürütülen projeler sonucunda tek suçları neydi?  “PKK’ya karşı mücadele etmek...”

Hâlâ hangi noktadayız... TSK’nın ısrarla talep ettiği; terörle mücadele görevi sırasında yapılan operasyonlarda görev alan askerlere istenilen dokunulmazlık zırhı konusunda yasal düzenlemelerde hâlâ ilerleme yok. AKP iktidarı, sağıra yatmış olduğu pozisyonunda değişiklik yapmadı. İstenilen de uçsuz bucaksız bir düzenleme değil. Benzerleri (!) örnek alarak eğer bir suç iddiası varsa  yargılama isteminin bir kaç kademeden geçerek sağlanması. Bu düzenlemenin yapılması şu günkü tabloda bölücü hainlere karşı kahramanca mücadele eden askerin elinin daha rahat tetiğe gitmesi, arkalarında devletin dimdik durduğunun gösterilmesi için daha da hayati önem kazandı.

Dünün 1 numaralı suçlularının bugün çıkıp milliyetçi oyları devşirmek, erken seçim sandığı kurmak için yaptığı hamaset dolu numaraları kimse yemiyor.

Hem!.. Her girdikleri ittifakın arkasından  “aldatıldım”  diyerek U dönüşü yapanların yeniden gömlek değiştirmeyecekleri ne malum?..

“Üç vakte kadar” desem falcılık mı olur!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
23 gün önce
24 gün önce
56 gün önce
65 gün önce
115 gün önce
131 gün önce
150 gün önce
154 gün önce
158 gün önce
166 gün önce
187 gün önce
194 gün önce
207 gün önce
225 gün önce
233 gün önce
248 gün önce
262 gün önce
264 gün önce
267 gün önce
276 gün önce
294 gün önce
311 gün önce
333 gün önce
338 gün önce
339 gün önce
362 gün önce
376 gün önce
378 gün önce
407 gün önce
417 gün önce
480 gün önce
500 gün önce
501 gün önce
506 gün önce
523 gün önce
534 gün önce
556 gün önce
564 gün önce
565 gün önce
567 gün önce
579 gün önce
599 gün önce
632 gün önce
642 gün önce
649 gün önce
659 gün önce
667 gün önce
677 gün önce
700 gün önce
703 gün önce
705 gün önce
717 gün önce
718 gün önce
720 gün önce
726 gün önce
732 gün önce
734 gün önce
767 gün önce
779 gün önce
852 gün önce
893 gün önce
932 gün önce
973 gün önce
976 gün önce
978 gün önce
985 gün önce
1026 gün önce
1033 gün önce
1062 gün önce
1064 gün önce
1086 gün önce
1100 gün önce
1101 gün önce
1120 gün önce
1127 gün önce
1135 gün önce
1137 gün önce
1139 gün önce
1142 gün önce
1148 gün önce
1150 gün önce
1162 gün önce
1170 gün önce
1171 gün önce
1172 gün önce
1180 gün önce
1187 gün önce
1195 gün önce
1202 gün önce
1204 gün önce
1209 gün önce
1211 gün önce
1214 gün önce
1215 gün önce
1225 gün önce
1233 gün önce
1246 gün önce
1300 gün önce
1303 gün önce
1316 gün önce
1326 gün önce
1332 gün önce
1339 gün önce
1342 gün önce
1355 gün önce
1376 gün önce
1382 gün önce
1400 gün önce
1405 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=