Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Perde arkasında kalan “kaset” kavgası...

03 Temmuz 2015, 00:56

Kısır koalisyon çekişmeleri içinde Meclis Başkanlığı seçimini tamamladık.

7 Haziran’da boğulan AKP’ye hayat öpücüğü verdi muhalefet.

Her şey gözlerinizin önünde oldu. 1’inci raundu AKP kazandı. Muhalefetin beceriksizliği yüzünden. Aslında bu, AKP’nin bugünkü değil 13 yıllık müthiş avantajı. Recep Erdoğan da her sıkıştığı pozisyonda bunu ustaca kullanıp, dezavantajları rahatlıkla avantaja çevirebiliyor. Hem de partilerin içişlerine elini sokmakta bir sakınca görmeden.

7 Haziran’dan sonra daha da garip bir muhalefet ruhu ortaya çıktı. Seçim sonuçları ile allak bullak olan AKP’nin elinin güçlendirilmesi için herkes birbiri ile yarış etti. Ortaya atılan tüm kırmızı çizgiler, yapılan koalisyon önerileri, alayına giderleri, koltuk bağışlamalar... Hepsi muhalefetin kendi arasında  birbirini ötelemesi ve diğerini AKP’nin kucağına iteklemesine yönelikti. Topal ördek AKP iktidarı da bunu ustaca kullandı ve “herkes bana muhtaç” algısını başarı ile yerleştirdi. Strateji hataları ve kısır çekişmeler yüzünden hani “olmazı oldurdu” derler ya!.. Aynen öyle oldu ve ayağına gelen gol fırsatını muhalefet ustaca auta attı. Bilal’i de Zarrab’ı da vermeyen Recep Erdoğan,  kendine en sadık isimlerden biri, İsmet Yılmaz’ın TBMM Başkanlığına oturmasını sağlayarak hem kendini hem de AKP’sini müthiş ölçüde rahatlattı. Meclis Başkanlığını kazanamasaydı AKP, içindeki derin çatlakların tamamen dışa vurması, darmadağın olması an meselesiydi. İsmet Yılmaz’ın seçimi kazandıktan sonra Genel Kurul kürsüsünden yaptığı teşekkür konuşması da Recep Erdoğan’a bağlılık yeminiydi. Bakınız, konuşmadaki “Cumhurbaşkanı” vurgularına. Bugüne kadar hiç böyle bir Meclis Başkanı teşekkür konuşmasına şahit olmamıştık.

AKP’ye hediye edilen Meclis Başkanlığının ardından hem MHP hem CHP tabanında isyan çıktı. İki parti sözcüleri arasında en ağır karşılıklı suçlamalar birbirini kovalıyor. Tabandan gelen tepkilerden en çok bunalan parti ise MHP. Turların bitip yeni Meclis Başkanının ilan edilmesi ile birlikte Meclis’te MHP grubunun, milletvekillerinin telefonları kilitlendi. AKP’ye verilen desteği, olup bitenleri tabana izah edemeyen, anlatmakta güçlük çeken yöneticilerin imdadına sekreterleri yetişti. Tek şey söyleniyordu vatandaşlara; “genel merkezimizin numarası ...... lütfen orayı arayın.”

Yoğun tepkiler sonucunda MHP grubu dün “millete ne anlatacağız” başlığı ile özel bir toplantı yaptı. Krizden, söylem çıkışlarının yolu arandı. MHP sözcüleri peş peşe televizyonlara çıkıp “biz CHP’ye şu adayınızı destekleyeceğiz veya Baykal’ı destekleyeceğiz sözü mü verdik? Hayır hiç bir söz vermedik” deyip ardından da ekliyor “çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleselerdi...”

Bu nefsi müdafaanın doğruları da var olmayanları da. Şöyle;

Gelin!.. YENİÇAĞ’da perde arkasını en ince ayrıntılarına kadar okuduğunuz Recep Erdoğan’ın, Deniz Baykal’dan gelen talep üzerine kurgulayıp kullanarak kurduğu usta tuzağın başlangıç günlerine tekrar gidelim. Hatırlarsınız, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Deniz Baykal’a tepkisini, istemeye istemeye Meclis Başkanlığına aday gösterdiğini ısrarla yazmıştık.

İşte, o gündemin toz duman olduğu günlerde Kemal Kılıçdaroğlu ile Devlet Bahçeli arasında özel bir hat kuruluyor. MHP Genel Başkanı CHP liderine AKP’ye karşı ortak hareket etmek için bir teklif sunuyor. Teklifin flaşı şu “Deniz Baykal’ı aday gösterme. Göstereceğiniz başka bir aday üzerinde ortak hareket edelim.” Deniz Baykal’ın Recep Erdoğan ile görüşmesinden çok rahatsız olduğunu ve bir oyun kurulduğunu açıktan anlatan (zaten bunu kamuoyu önünde de söylemişti-aht-) Bahçeli’nin şöyle dediği belirtiliyor;

“Ben 10 milletvekilimi kaset tezgahları yüzünden verdim, kaybettim. Gelin başka bir aday etrafında birleşelim. Deniz Baykal’ı aday gösterirseniz ben bunu kimseye anlatamam. Ne tavanıma ne de tabanıma.”

MHP kulislerinde Bahçeli’nin Kılıçdaroğlu’na, Haluk Koç ve Mehmet Akif Hamzaçebi’yi seçenek olarak önerdiği ve cevap beklediği fakat CHP’de yapılan değerlendirmelerin sonrasında Kılıçdaroğlu’ndan olumlu yanıt gelmediği ifade edildi.

MHP kaynakları, 3’üncü turun başına kadar Kemal Kılıçdaroğlu’na “Deniz’e düşen Baykal’a sarılır” yaklaşımında zorunlu olmadıklarını Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’li yöneticilere ısrarla vurguladıklarını belirtip şunları söylüyor;

“3’üncü turdan hemen önce CHP’ye bir hamle daha yaptık. ‘Gelin çatı adayımız Ekmeleddin İhsanoğlu’na destek verin’ dedik. ‘Devletin 2 numarasını seçiyoruz. Ekmeleddin Bey’in meşruluğundan kimsenin en ufak bir şüphesi yok’ diye ısrar ettik. Toplandılar ve bize ‘çatı aday mı kaldı’ diye cevap gönderdiler.”

Peşin peşin söyleyeyim; Bu aktardığım şok kulis haberin tüm karşılıklı sağlamalarını MHP ve CHP kaynaklarından yaptım. Ambargo yüzünden yazamadıklarım da dahil.

Ha!.. Devlet Bahçeli ile Kemal Kılıçdaroğlu, aynı çatı adayda yaptığı gibi bir araya gelip akılcı bir formül üzerinde buluşamazlar mıydı?..

Elbette, imkânsız değildi.

Fakat ne yazık ki olmadı. Sadece Meclis Başkanlığını altın tepside AKP’ye sunmadı muhalefet. Suriye macerasının peşinde koşan AKP’nin elindeki erken seçim kozunu da rahatlattı.

CHP ve MHP tabanında meydana gelen infialler yüzünden “bir erken seçim olursa şu oylar buraya kayar, buradaki oylar şuralara gider” ön okumalarına hiç girmiyorum.

Diyeceğim ve gözden kaçırılmaması gereken tek şey şu;

Güya, en deneyimli ve en yaşlı siyasetçi olarak 3-5 günlüğüne Meclis Başkanlığını teslim ettiğimiz Deniz Baykal’ın bitmek tükenmek bilmeyen şahsi ihtiras ve makam kavgaları yüzünden geldik bugünlere. Erdoğan’a milletvekilliği yolunu açan Baykal, yediği esaslı kazıktan sonra güya tecrübesiyle Recep Erdoğan’ı elinin tersi ile itebilseydi, diyetini istemeseydi, bugünlerde bambaşka siyaset gündemi olur, bambaşka şeyler konuşuyor olurduk. İnanın bana!..

Ama dün itibarıyla Ankara’daki fotoğraf şöyle;

Kemal Kılıçdaroğlu olası Deniz Baykal tehlike ve krizleri karşısında başarılı ve cesaretli bir oyun kuramadı.

Süreci yönetmekte başarısız olan Devlet Bahçeli ise her zamanki kolaycılığa kaçıp gollük pası AKP’ye atıp, işin içinden sıyrılmaya çalıştı. Garip olan da dün Ankara’daki koalisyon ibrelerinin tutukluk yapmasıydı.

Recep Erdoğan ve AKP’sinin dayatma ve pazarlık çıtası, onların bile tahmin edemeyeceği kadar yükseldi.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
şerif kale
782 gün önce
Bahçeli Akp' lilerden bir aferin almıştır.
Yazarın Diğer Yazıları
2 gün önce
18 gün önce
42 gün önce
69 gün önce
117 gün önce
130 gün önce
146 gün önce
147 gün önce
178 gün önce
188 gün önce
238 gün önce
253 gün önce
273 gün önce
277 gün önce
281 gün önce
289 gün önce
310 gün önce
316 gün önce
330 gün önce
348 gün önce
356 gün önce
371 gün önce
384 gün önce
386 gün önce
389 gün önce
399 gün önce
417 gün önce
433 gün önce
455 gün önce
460 gün önce
461 gün önce
484 gün önce
499 gün önce
500 gün önce
529 gün önce
539 gün önce
602 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
628 gün önce
645 gün önce
656 gün önce
678 gün önce
686 gün önce
687 gün önce
689 gün önce
701 gün önce
722 gün önce
755 gün önce
765 gün önce
772 gün önce
782 gün önce
790 gün önce
799 gün önce
822 gün önce
826 gün önce
827 gün önce
839 gün önce
841 gün önce
843 gün önce
849 gün önce
854 gün önce
856 gün önce
890 gün önce
901 gün önce
974 gün önce
1015 gün önce
1054 gün önce
1095 gün önce
1098 gün önce
1100 gün önce
1108 gün önce
1148 gün önce
1155 gün önce
1184 gün önce
1187 gün önce
1209 gün önce
1222 gün önce
1224 gün önce
1243 gün önce
1250 gün önce
1257 gün önce
1260 gün önce
1262 gün önce
1264 gün önce
1271 gün önce
1273 gün önce
1284 gün önce
1292 gün önce
1294 gün önce
1295 gün önce
1303 gün önce
1310 gün önce
1317 gün önce
1324 gün önce
1326 gün önce
1331 gün önce
1333 gün önce
1336 gün önce
1337 gün önce
1347 gün önce
1355 gün önce
1368 gün önce
1423 gün önce
1426 gün önce
1439 gün önce
1448 gün önce
1455 gün önce
1462 gün önce
1464 gün önce
1478 gün önce
1498 gün önce
1504 gün önce
1523 gün önce
1528 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=