Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Millî devlete karşı omuz omuza!

03 Temmuz 2015, 00:55

“Bu CHP Atatürk’ün partisidir”  cümlesi herhalde tarihin en kısa siyasî fıkrasıdır... Şu soruya “Hayır” diye cevap verebilecek bir parti yöneticisi var mı: “Eğer CHP ve HDP’nin milletvekili sayısı hükûmet kurmaya yetseydi koalisyon gerçekleşir miydi?”

CHP yönetiminin HDP’yle her türlü iş birliğine teşne duruşu hiç sorgulanmıyor bile... Bir partinin halktan oy almış bir başka partiyle ortaklık kurması veya ortak hareket etmesi suç değildir elbette... Ama o birlikte hareket etmekten kaçınmadığınız parti ellerinden kan sızan PKK terör örgütüyle arasına duvar örmemişse, aday listeleri o terör örgütünün liderlerinin onayından geçmişse, bu ilişkiyi Atatürkçülükle aynı kareye sokuşturabilmek neyin nesi?

Bu Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi... Salyangoz sadece satılmıyor, allanıp pullanıp muhatapların ağzına veriliyor!.. Elbette bu durum günümüzün meselesi değil sadece... Meşrûlaşma arayışı içindeki PKK’nın 1991’de SHP üzerinden Meclis’e nasıl sızdırıldığını ve sonra yaşananları biliyoruz...

Ne iyi niyetli yorumlarla ambalajlar yapılmıştı o zaman... Tarihin en kanlı terör örgütünü rehabilite edecekler, siyaset yoluyla Türkiyelileştireceklerdi... Gördük Türkiyelileşmeyi!.. Sonradan anlaşılacaktı ki ‘yeni CHP’, ‘yeni Türkiye’den önce yola koyulmuştu!..

Artık hiçbir şey sürpriz değildi... Genel af teklifi bu partiden çıkacaktı... Sosyalist Enternasyonal’de “Kürt sorununun uluslararası platforma taşınması” kararının altında tanıdık imzalar olacaktı... Anayasadan Türk kavramının çıkarılması, ‘etnik eşitlik’ vurgusunun yapılması veya millet adı yerine ‘nötrleşme’nin teklif edilmesi yine bazı CHP’liler eliyle gerçekleşecekti...

Hem Atatürkçü hem de Seyit Rızacı olmak zor işti ama bu zorluğu yine CHP başarmıştı!.. Seyit Rıza’ya iade-i itibar ve Dersim teklifi verenler de CHP sıralarından çıkacaktı... Tıpkı ‘dağdaki iyi çocuklar’la tiyatro sahneleyen milletvekili gibi!.. Üstelik bu parti Dersim isyanı bastırılırken ülkeye hükûmet eden partiydi!.. PKK’lılar ve BDP’lilerin Hakkâri’deki o meşhur kucaklaşma sahnesini  “Bu olayda bir şiddet yok” diyerek basitleştirenleri de bu partide görecektik!..

‘Yeni CHP’, “Seçilmiş belediye başkanlarını nasıl tutuklarsınız?”  diye KCK operasyonlarına karşı çıkacaktı... Hakkâri’de Türk bayrağı olmadan ‘onaylı’ miting düzenleyecekti... ‘Kürt sorununun çözümü’ adı altında hangi tezlere yakın olduğu hayret uyandıran bir rapor hazırlayacak ve ‘Âkil adamlar’ teklifini ilk veren parti olacaktı... O kadar ileri gidilecekti ki PKK, Diyarbakır’da yas ilân edip kepenk kapattırdığında bu CHP il teşkilatı da kepenkleri kapatacak ve bunu yapanlar disipline verilmeyecekti... Teröristleri de ‘şehit’sayan milletvekili de yine bu partiden peydahlanacak, Türk ordusunun operasyonları durdurmasını teklif eden de...

Artık şaşırmayacaktık ‘yeni CHP’ye!.. Ne ’Kürdistan Üniversitesi’ için başvurana, ne de ‘YPG terör örgütü değildir’ diyen yetkili ağızlara... Burada şaşırılması gereken bir şey varsa, o da bugünkü CHP’nin Mustafa Kemal’in partisi olduğuna hâlâ inananların varlığıdır!..

İşte bunun için bu CHP’nin Atatürk’ün partisi olduğunu söylemek tarihin en kısa siyasî fıkrasıdır... Ülkeyi adım adım bölünmeye götüren ve hem hukuken hem de fiilen ciddi mesafeler alan açılım süreciyle ilgili CHP’nin itirazlarını duyan ya da bilen oldu mu? Geçelim bunu, bugün CHP iktidara gelse bu süreci durdurur mu, yoksa daha mı ileri taşır? Durduracağına dair en küçük bir işaret var mı? Meselâ CHP’nin, iktidarın Suriye politikasına itiraz ettiği kadar ‘üniter yapının bozuluyor olması’na itiraz ettiğini, etkin muhalefet yaptığını gören var mı?

Parti içindeki bireysel çıkışları ya da parti tabanının büyük bir kısmını kastetmiyoruz, kurumsal anlamda CHP yönetiminin açılım sürecine bakışında AKP’den farkı nedir? Yetersiz bulmaktan başka!..

Bölgeden ‘ilk tasfiye edilen parti’ olmasına rağmen CHP’nin bu politikada ısrar etmesi ilginç değil mi? ‘Yeni CHP’, kurucu CHP’yle varsa hâlâ kalan benzer taraflarından rahatsız ama bunu itiraf etmeyi siyaseten doğru bulmayan bir CHP...

Hiçbir tevil bu durumu kurtarmaz... Açılım sürecine bakış ‘turnusol kâğıdı’dır... Geri kalan hikâye!.. Yok yok hikâye değil, fıkra!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
24 gün önce
26 gün önce
59 gün önce
103 gün önce
117 gün önce
126 gün önce
131 gün önce
133 gün önce
182 gün önce
194 gün önce
199 gün önce
201 gün önce
217 gün önce
222 gün önce
241 gün önce
245 gün önce
276 gün önce
278 gün önce
285 gün önce
294 gün önce
320 gün önce
336 gün önce
341 gün önce
350 gün önce
351 gün önce
357 gün önce
365 gün önce
368 gün önce
371 gün önce
385 gün önce
441 gün önce
462 gün önce
477 gün önce
526 gün önce
533 gün önce
536 gün önce
539 gün önce
560 gün önce
596 gün önce
607 gün önce
665 gün önce
708 gün önce
770 gün önce
777 gün önce
784 gün önce
844 gün önce
883 gün önce
890 gün önce
904 gün önce
908 gün önce
914 gün önce
950 gün önce
980 gün önce
994 gün önce
1005 gün önce
1029 gün önce
1100 gün önce
1120 gün önce
1124 gün önce
1138 gün önce
1142 gün önce
1145 gün önce
1167 gün önce
1169 gün önce
1173 gün önce
1191 gün önce
1197 gün önce
1198 gün önce
1208 gün önce
1215 gün önce
1251 gün önce
1268 gün önce
1282 gün önce
1301 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=