Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Erdoğan’ın önüne GES faturası konuldu...

30 Haziran 2015, 04:03

Hatırlar mısınız?..

Kısa adı GES olan, Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı vardı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin eli-ayağı, gözü-kulağı, dış tehditlere karşı güçlü izleme, istihbarat ve erken uyarı merkezi.

Brüksel’in şefaatine sığınanlar, okyanus ötesinden aldıkları talimatla, TSK’yı göçertme operasyonları sırasında  “askeri vesayetten kurtulmayı” ,  “istihbaratın tek elde toplanmasını”  bahane ederek bu güçlü kurumu her şeyi ile Genelkurmay’dan alıp MİT’e bağlamıştı. TSK’nın gözü çıkartılmış, kulağı kopartılmıştı.

Recep Erdoğan’ın “istihbaratın patronu Hakan Fidan olacak”  projesinin nelere mal olabileceğini kamuoyu o günlerde hiç kestirememişti. GES’in MİT’e devredilmesinin geçen sürede nelere mal olduğunu yazının ilerleyen bölümlerinde bulacaksınız. Fakat -her zaman olduğu gibi- sıcak haberle giriş yapalım.

Hükümetin, TSK’ya  “Cerablus’a girin”  direktifi ile sıcak ve kritik saatler-dakikalar ve hatta saniyeler yaşayan Ankara’da Recep Erdoğan ve AKP’sinin önüne GES faturası da konuldu. Tekrar seçim hesapları yapan Erdoğan’a  TSK’nın bölgede yapması gereken izleme ve teknik istihbarat faaliyetlerinde yetersiz kaldığı açık açık anlatıldı. Tabii, burada altı çizilen en önemli nokta ise MİT Müsteşarı Hakan Fidan güdümündeki MİT’in getirdiği istihbarat raporlarına duyulan güvensizlikti. Çünkü, Genelkurmay karargâhı başta Uludere ve Suriye’nin düşürdüğü savaş uçağımızda bunun en acı tecrübelerini yaşamış ve bunlar belgeler ile sabitti.

Açık ve net ifade edeyim, TSK, MİT’in bölge ile ilgili istihbarat raporlarına güvenmiyor.

Şimdi, elinde sağlam istihbarat verileri ve akışı olmayan ordunun Suriye bataklığına nasıl gireceğini tekrar düşünün!.. Açıktan siyasileşmiş, partili olmuş bir istihbarat patronu ile karargâhtaki komutanların sınır ötesi bir operasyona nasıl komuta edebileceğine gelin siz karar verin!..

Gelelim, Ankara’da had safhada olan kaygı ve güvensizliğin diğer sebeplerine;

Suriye’nin kuzeyinde Kürt devletine güya izin vermemek için Türk ordusunu baskıyla Suriye’ye iteklemeye çalışan anlayış asıl orada PKK devletinin kurulmasının önünü açanlardır. Şöyle;

1-Suriyeli mültecilerin kabulü: 2 buçuk milyon insanı kabul eder sonra da bunların 81 ile yayılmasını sağlarsanız, bir daha dönüşlerini engellersiniz. Savaştan kaçan Suriyeli Araplar sınır hattındaki kamplarda tutulsalardı,  savaştan kaçan Kürtlerle beraber onlar da döndürülebilinirdi. Ancak biz 2 buçuk milyonu geri döndürmeyecek şekilde kabul ettik. Türkiye’de bir düzen kuran, ülkesi normale dönse bile Suriye’ye gitmez, gidemez. Peki, 2 buçuk milyon Arap’ın ve Türkmenlerin boşalttığı yeri kimler doldurdu? Barzani güçleri, PKK’lılar, PYD’nin kontrolüne aldığı Kürtler, IŞİD’ciler, Cihatçılar, Radikaller, kaçakçılar vs... Bakın koridor nasıl oluşturuluyor gördünüz mü?..

2-Çözülme süreci: PKK’nın tam ümüğünü sıkmıştık ki, Recep Erdoğan, Beşir Atalay, Hakan Fidan eliyle 2012’nin sonunda tekrardan Oslo/Habur’un devamı bir çözüm/çözülme süreci başlatıldı. Geçen sürede bırakın PKK’nın yurt dışına çıkmasını ve silah bırakmasını, bunların işe yarar eli silah tutanları Suriye’ye gidip, PKK devletinin kanlı tohumlarını attı. Biz de seyrettik.

3-Esad rejimi üzerindeki diplomatik baskıyı çok erken terk ettik:   “Kardeşim Esad”  denilen rejimle köprüleri çok erken attık. Diplomasiyle Esad rejimi üzerinde baskıyı sürdürebilirdik. Esad, Türkiye’ye karşı Kuzeydeki Kürtleri serbest bıraktı. PKK’nın burada silahlı yapılanmasına izin verdi.

4-PKK/PYD’yi kendi elimizle meşrulaştırdık; Silah gönderdiğimiz/desteklediğimiz yardım ettiğimiz/battaniye gönderdiğimiz de Türkmenler değil. Silah da battaniye de IŞİD’e gitti. IŞİD terörü güçlendikçe onlarla savaşan PKK/PYD meşrulaştı.

5-İran ve Rusya’yı karşımıza aldık: Suriye sorununu ortak çözebileceğimiz bölgesel güçler Rusya ve İran’ı karşımıza aldık. Bunun sonucunda Suriye’de uçağımız düşürüldü, Rus yapımı rampalardan atışla...

6-ABD/AB: Kuzey Irak petrollerine güya göz diktik. Bir taraftan Irak’ın toprak bütünlüğünü sözde savunurken diğer taraftan Barzani petrollerini yüksek düzeyli komisyonlarla kendimize(!) akıttık. ABD, buna bedava göz yumuyor zannettik. Adamlar, burnumuzun dibinde Kuzey Irak’ın petrollerini, Kuzey Suriye’den PKK/PYD eliyle Akdeniz’e geçirebilecek şekilde bir koridor oluşturdu.

Çözüm süreççiler, Irak ve Suriye politikalarının çukur stratejistlerinin hepsi kaybetti, çöktü. Kaybedenlere koltuk değneği/değnekleri aranıyor. Çözüm süreci sahipsiz kaldı!..  “3-5 ayda Esad’ı devireceğiz”  nidalarıyla başlayan bir sürecin, 5 yılda bir hiç olduğu ortaya çıktı. Ekonomisi zaten zor durumda olan ülkemiz, dünyanın en çok mülteci barındıran ülkesi haline geldi. Esad yerinde duruyor. ÖSO zayıflamış. PKK’nın kolu PYD, Türkiye’nin tüm Suriye sınırımı neredeyse tamamen kontrol altına almış durumda. AKP ile kim koalisyon kurarsa kursun -hatta kurmasalar dahi- Suriye meselesi herkesi yakacak. Bugüne kadar iktidar olmanın sağladığı avantajlarla süreçlerin süresini uzatma konusundaki başarısından başka hiçbir konuda başarı sergileyemeyenler şimdi sıkışan yanlarını kurtaracakları yeni bir ortak arayışına girmiş durumda. Şimdiye kadar iktidar olmalarına güvenen bu kişiler, TSK’yı baskı altına alarak, sırf kirliliklerini gizlemek amacıyla Suriye’ye girip  “tekrar seçime”  gitmek istiyorlar.

Vee!.. Ankara’nın derin koridorlarında, 30 Mart seçimleri öncesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun odasından sızan  “Suriye’ye 4 adam göndeririz...”  benzeri senaryolar konuşuluyor. Beştepe’den gelen  “Hakan Fidan’a ’çözüm yolu araştır’, talimatı verildi”  mealinde bilgiler devlet koridorlarını şiddetli sarsıyor.

Durum öyle bir hale geldi ki; Recep Erdoğan’ın en yakınındaki bazı isimlerde bile tedirginlik had safhaya yükseldi. Beştepe’deki olumsuz psikolojik hava, teneffüs edenleri bile çok korkutuyor.

Hem kendini hem de patronu Erdoğan’ı, içinde bulunduğu durumdan kurtarmakla görevlendirilen Hakan Fidan için Beştepe kaynakları şöyle diyor;

 “Kendi makam arabasını boş dolaştırıyor. Kendisi koruma araçlarına binip, gidip geliyor.”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
19 gün önce
48 gün önce
55 gün önce
68 gün önce
94 gün önce
109 gün önce
123 gün önce
125 gün önce
128 gün önce
137 gün önce
155 gün önce
172 gün önce
194 gün önce
199 gün önce
200 gün önce
223 gün önce
237 gün önce
239 gün önce
268 gün önce
278 gün önce
341 gün önce
361 gün önce
362 gün önce
367 gün önce
384 gün önce
395 gün önce
417 gün önce
425 gün önce
426 gün önce
427 gün önce
440 gün önce
460 gün önce
493 gün önce
503 gün önce
510 gün önce
520 gün önce
528 gün önce
538 gün önce
561 gün önce
564 gün önce
566 gün önce
578 gün önce
579 gün önce
581 gün önce
587 gün önce
593 gün önce
595 gün önce
628 gün önce
640 gün önce
713 gün önce
754 gün önce
793 gün önce
834 gün önce
837 gün önce
839 gün önce
846 gün önce
887 gün önce
894 gün önce
923 gün önce
947 gün önce
961 gün önce
962 gün önce
981 gün önce
998 gün önce
1000 gün önce
1003 gün önce
1009 gün önce
1011 gün önce
1023 gün önce
1031 gün önce
1032 gün önce
1033 gün önce
1041 gün önce
1048 gün önce
1056 gün önce
1063 gün önce
1065 gün önce
1070 gün önce
1072 gün önce
1075 gün önce
1076 gün önce
1086 gün önce
1094 gün önce
1107 gün önce
1161 gün önce
1164 gün önce
1177 gün önce
1187 gün önce
1193 gün önce
1200 gün önce
1203 gün önce
1216 gün önce
1237 gün önce
1243 gün önce
1261 gün önce
1266 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=