Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Dine karşı işlenen en büyük günah…

19 Ağustos 2013, 00:01

Artık "rutinimiz" olan cemaat - hükümet kavgasının "teorik" çerçevesi şu şekilde özetlenebilir:  Hükümet, Cemaatin işlerine fazla karıştığından hareketle onu "dini alana" göndermeye çalışıyor. Cemaat ise bunun çağdaş demokrasi değil "Fransız tipi" Cumhuriyetçilik örneği olduğuna vurgu yaparak çağdışı olduğunu ifade ediyor.

"Cemaat" kimliğinden mütevellit "dini" alana hapsedilmek istenmesine karşı çıkarken Amerikan modelinden yola çıkıyor. Dini cemaatlerin sosyal ve siyasal hayatın önemli bir parçası olduğu Amerikan örneğini ortaya koyarken Amerikan Başkanlarının "Evanjelik" olmasına da vurgu yapmayı ihmal etmiyor. İslami cemaatlerin siyaset yapabileceğini temellendirmek için Evanjelik örneklem dikkat çekici.

AKP ise cemaati devre dışı bırakmak için ilginç bir şekilde, geldiği günden beri eleştirdiği Kemalist modeli referans alıyor. Atatürk, Osmanlı döneminde iktidarın önemli bir organı olan Şeyhulislamlık müessesesini "Diyanet İşleri Başkanlığı"na irca ederek onu "dini alana" göndermişti. Laikliğin getirilmesindeki temel espri de o idi: Din ve devlet işlerini ayırmak.

AKP şimdi Cemaatten kurtulmak için benzer bir düşünce ile onu dini alana göndermek istiyor. Fakat Cemaat kendisini dini referansları da olsa bir "STK" olarak tanımlayarak "karar süreçlerinin" dışında tutulmaya çalışılmasının demokrasiye aykırı olduğunu ifade ediyor. Cemaatin sosyologlarından Ali Bulaç bu durumu dine karşı işlenmiş en büyük suçlardan görüyor: "Bir fikrin veya dini cemaatin referansı “din”dir diye siyasi fikir beyanından engellenmesi veya sistem dışı tutulması, “dinin kendisinin doğası gereği zararlı, kötü şey” olduğu anlamına gelir. Bu hem özcülüktür hem dine karşı işlenebilecek en büyük suç ve günahtır."

Meselenin "ideolojik" ve "entelektüel" boyutu yanında bir de "reel politik" cephesi var. Bunu ise Mümtaz'er Türköne ifade ediyor: "Problem yönetici ve sermaye seçkinliğinin paylaşımında ortaya çıktı". Yani Türkiye'nin paylaşımı hususunda "ihtilaf" var. AKP'nin oluşturduğu yeni sermaye seçkinleri ile yönetici seçkinlerin Cemaati aralarında istememelerinden veya kazanımları "paylaşmamak" istemelerinin sonucu kavga çıkıyor.
Türköne bu durumu açıkça ifade ediyor: Yönetici olmayan yeni seçkinler Gülen Hareketi içerisinde yer alıyor. Cemaat, iktidarın oluşumundaki en önemli "entelektüel" katkının kendisinden geldiğini ifade ediyor. "Kurucu irade" olduğunu açık-seçik belirterek hükümetin "işi bitince" kendisini bir kenara atmasına içerliyor.

Hükümet cenahı ise Cemaatin haddini aştığını düşünüyor olmalı ki yetkili ağızlardan eleştiriler gelmeye başladı. Hükümet, devletin içinde kendisine "paralel" bir yapı kurulmasından rahatsız. Yazılanlardan ve yorumlardan anlıyoruz ki Cemaat AKP'den ümidimi kesmiş durumda. Ali Bulaç son yazılarından birinde bunu şu sözlerle ifade ediyor: Yeni bir siyasete ihtiyacımız var.

Eskiden "gizli kapaklı" giden Cemaat-AKP kavgasının artık ulu orta yapılması, kavga sebebinin "paylaşımda uyuşmazlık" olduğunun açıkça dillendirilmesi Türkiye'nin geldiği durumun vehametini gözler önüne seriyor. Bu kavganın taraflarının tartışmayı İslami referanslarla yürütmesi ise olayın kara-mizah yönü olsa gerek.

Tartışmalarda kullanılan argümanların hangisi İslami kıstaslara uygun? Yönetici veya ekonomik seçkinler arasında yer almak veya yer vermemek için yapılanlar, yürütülen tartışmalarda öne sürülen gerekçeler ne derece İslami?. Mesela, İslam'da bir "cemaata" veya siyasi partiye üye olmak, devlette "yönetici" olmak veya iş yapmak için yeterli bir kriter midir?

Dine karşı işlenen en büyük "günah", hepimizin hayretler içinde şahitlik ettiği şu tartışmalarda tarafların ağızlarından kaçırdıklarının aksine devlet idaresinde "liyakat", beyt-ul malın dağıtımında ise "hakkaniyet" esasını terk etmek ve üstelik buna İslam'ı alet etmektir.

Anlaşılan o ki, Cemaat iktidarında pay sahibi olduğuna inandığı AKP'nin kendisini devre dışı bırakmak istemesine içerlemiş durumda, fakat onu terk edemiyor; çünkü gidecek yeri yok.

Yoksa var da yokmuş gibi davranıp "yüzüğü" AKP'nin atmasını mı bekliyor? Önümüzdeki süreçte bunu göreceğiz.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
-52937 saniye önce
49 gün önce
70 gün önce
77 gün önce
105 gün önce
112 gün önce
119 gün önce
133 gün önce
140 gün önce
154 gün önce
161 gün önce
168 gün önce
175 gün önce
238 gün önce
259 gün önce
273 gün önce
315 gün önce
322 gün önce
342 gün önce
369 gün önce
406 gün önce
420 gün önce
448 gün önce
455 gün önce
462 gün önce
546 gün önce
581 gün önce
672 gün önce
686 gün önce
756 gün önce
784 gün önce
798 gün önce
854 gün önce
994 gün önce
1001 gün önce
1008 gün önce
1015 gün önce
1022 gün önce
1029 gün önce
1043 gün önce
1057 gün önce
1064 gün önce
1099 gün önce
1113 gün önce
1120 gün önce
1127 gün önce
1169 gün önce
1218 gün önce
1246 gün önce
1281 gün önce
1295 gün önce
1317 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=