Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Yusuf Hoca, Erdoğan’a “sahte diplomayı” hatırlattı!..

04 Haziran 2015, 09:51

YENİÇAĞ’ın dün manşetinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Recep Erdoğan’a yönelttiği 5 tarihî soruyu gördünüz.

Önce, bir daha hatırlayalım isterseniz; 2010 referandumu ve 2011 genel seçimi arifesinde patlayan “ispatlamazsan şerefsizsin” tartışmasını.

Devlet Bahçeli, 2010 Ağustos’unda o zaman Başbakan olan Recep Erdoğan’a şunları söylemişti;

 “PKK ile anlaştığınızı niye saklıyorsunuz. Kandil’den ses geliyor, 4 defa görüşüldü. 4 günde anlaşma yapıldı. İmralı ile anlaşma yapıldı. Bunu niye saklıyorsunuz Sayın Başbakan?”

Recep Erdoğan da Bahçeli’ye şu yanıtı vermişti;

“Bugüne kadar hiçbir zaman terör örgütü ile masaya oturmadım. Hiçbir zaman da oturmayacağım. PKK ile görüştüğümüzü söyleyen şerefsizdir. İspatlamazsan şerefsizsin.”

Sonra ne oldu?.. Eylül 2011’de gizlenen Oslo görüşmeleri patladı ve bugüne kadar paçalardan aktı geldi cerahat. Terör örgütü ve temsilcileri ile yapılan pazarlıklar sonucu imzalanan mutabakatlar ekranların canlı yayınlarından izletildi millete. İmralı, Kandil, “devlet” temsilcileri, AKP’li siyasiler tarafından su yolu haline geldi. Öcalan’a övgüler dizildi. Nevruz bahanesiyle bebek katilinin yazdığı ve Diyarbakır meydanlarında okunan mektuplar Recep Erdoğan tarafından redakte edildi.

Bugün takvimler 7 Haziran 2015 seçimini gösteriyor.

Bahçeli’nin Elazığ mitingindeki ilk soruya baksak yeter;

“İmralı canisi ile mektuplaşıp, şahsen temas kurup günü birlik giriş-çıkışlarına onay verdin mi?..”

Yani; İmralı’dan bebek katili Öcalan çıkarılıp bir yerlere götürülüp getirilmiş. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kılı kırk yaran, ince eleyip sık dokuyan bir siyasetçidir. Kendisine çok sağlam bilgi ve belgeler içeren dosyaların yağdığını da çok uzun zamandır bilirim. Bahçeli, 5 soruda daha bu kadarını özetliyorsa devamı ve de elinde çok sağlam bilgilerin olduğunu da tahmin etmek güç değil. Bahçeli’nin yönelttiği 5 sorudaki iddiaların aynen doğru çıkacağına adım gibi eminim.

Devlet Bahçeli’nin seçime 4 gün kala patlattığı büyük bombayı yandaş-havuz medya ile PKK sever romantiklerin medyası tabii ki görmezden geldi. Her iki tarafın da işine ve stratejilerine uygun olmadığı için kulaklarının üstüne yattılar.

Biz de, biraz daha fazla bilgi tırtıklamak için MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu’nu aradık. Halaçoğlu da Oslo öncesi ve sonrasını hatırlatarak,  “Hepsi ciddi sorular, bunları cevaplayacağını sanmıyorum, inkâr edecektir”  dedi.

Bu arada Halaçoğlu, çok yeni bir tartışmayı da tekrar hatırlattı. Kendisinin Nisan 2014’te Recep Erdoğan’ın “sahte üniversite diploması” ile ilgili yaptığı açıklama ve kamuoyuna sunduğu belgeleri.

Halaçoğlu, “Cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık fakülte mezunu olmak gerekir. Sultanahmet’teki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 3 yıllıktı. Onun mezun olduğu zaman 3 yıllıktı” demişti. Yusuf Hoca hâlâ iddialarının arkasında. O günlerde kamuoyuna sunduğu belgeler kişisel facebook sayfasında duruyor.

1-033.jpg

Halaçoğlu, bugün de sözlerine şunları ekliyor;

 “Ben, Cumhurbaşkanına diploman sahte diyorum beni mahkeme vermiyor. Normal başka bir şey olsaydı çoktan verirdi. Diyorum ki; 1981 yılında mezuniyet belgesi almışsın, mezuniyet belgende ne resim var, ne gizli damga var, soğuk damga var. Dekanın da mührü yok. İmza var, mühür yok. Kazıntı ve silinti yoktur diyor diğerlerinde resim var, soğuk damga var. Seninkinde  niye öyle değil? Oraya not düşülmüş, ‘elden aldım’ diye. Mezuniyet belgenin sonrasında kurulmuş bir üniversiteden nasıl mezun olabilirsin? Marmara Üniversitesi’nin diplomasını nasıl alırsın diye soruyorum ve İşletme mezunu olarak nitelendiriliyor. Halbuki İşletme ile alakası yok. Aksaray’da Maliye Meslek Yüksek Okulu mezunu, eğer mezunsa?.. Klozet meselesinde nasıl atağa geçti, bu konularda hiçbir şey yapmıyor. Hiç beyanat vermiyorlar diploma konusunda. Bir kere bana Yusuf Hoca bunları ele almak sana yakışıyor mu dediler. Yakışıyor mu ne demek?..” 

Yarattığı korku imparatorluğunun operasyonları fos çıkıyor. Çok usta olduğu algı operasyonlarında da fena çuvallar oldu. Önüne konulan belgelere cevap veremiyor. Bağırıyor, çağırıyor, küfür ediyor, tehdit edip, sopa gösteriyor.  “...ev sahibini bastırır”  misali. 7 Haziran gecesi meşhur balkon konuşmasının yerine Sarayda Davutoğlu’nu haşlama operasını izlerseniz şaşırmayın!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
23 gün önce
52 gün önce
58 gün önce
72 gün önce
98 gün önce
113 gün önce
126 gün önce
128 gün önce
131 gün önce
141 gün önce
159 gün önce
175 gün önce
197 gün önce
202 gün önce
203 gün önce
227 gün önce
241 gün önce
242 gün önce
271 gün önce
281 gün önce
345 gün önce
364 gün önce
365 gün önce
371 gün önce
388 gün önce
399 gün önce
420 gün önce
428 gün önce
430 gün önce
431 gün önce
443 gün önce
464 gün önce
497 gün önce
507 gün önce
514 gün önce
524 gün önce
532 gün önce
542 gün önce
565 gün önce
568 gün önce
569 gün önce
582 gün önce
583 gün önce
585 gün önce
591 gün önce
597 gün önce
599 gün önce
632 gün önce
644 gün önce
716 gün önce
757 gün önce
797 gün önce
837 gün önce
840 gün önce
842 gün önce
850 gün önce
891 gün önce
897 gün önce
926 gün önce
951 gün önce
964 gün önce
966 gün önce
985 gün önce
1002 gün önce
1004 gün önce
1006 gün önce
1013 gün önce
1015 gün önce
1026 gün önce
1034 gün önce
1036 gün önce
1037 gün önce
1045 gün önce
1052 gün önce
1059 gün önce
1066 gün önce
1068 gün önce
1073 gün önce
1075 gün önce
1078 gün önce
1079 gün önce
1089 gün önce
1097 gün önce
1110 gün önce
1165 gün önce
1168 gün önce
1181 gün önce
1190 gün önce
1197 gün önce
1204 gün önce
1207 gün önce
1220 gün önce
1240 gün önce
1246 gün önce
1265 gün önce
1270 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=