Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Müslümanların İznik Konsili ne zaman toplanacak?

29 Mayıs 2015, 08:26

“Bizim bir dinimiz vardı, o neyin nesiydi?”  diye dertlenmişti Roma İmparatoru Konstantin... Ortada İncil diye birbirinden farklı bir yığın kitap vardı ve kafası karışmıştı... Daha çok Tosun Paşa’dan tanıdığımız İskenderiye’nin kilisesinden birbiriyle zıt görüşler yayılmaya başlanmıştı...

Kimisi “İsa elçi ve kuldur” diyordu, kimisi ise ‘İsa Mesih’in Tanrı’nın bizzat kendisi olduğuna inanıyordu... Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapacak olan Konstantin önce bu tartışmaları bitirmek amacıyla 325’te İznik Konsili’ni toparladı ve o toplantı sonunda tartışmalı konular karara bağlandı...

Artık konsil karar gereği Hazret-i İsa, Tanrı’nın kendisiydi!.. Onun ‘kul ve elçi’ olduğu görüşü reddedilmişti... Birbirinden farklı yığın İncil’in dörde indirilme işinin o konsilde gerçekleşip gerçekleşmediği tartışmalı olsa da Matta, Marcos, Luka ve Yuhanna İncilleri onaylanmıştı...

Bu tarihteki ilk Hristiyanlık konsiliydi ve tartışmalar devam ettikçe yenileri toplanacaktı... Adamlar, bir ‘beşeri dokunuş’la İsa’yı Tanrı ilân ederek dinlerini toparladıklarını düşünmüşlerdi...

*  *  *

Hristiyanlar biz Müslümanlara göre şanssızdı... Kıyamete kadar korunması ’ilâhî teminat’ altına alınmış kitapları yoktu... Bizim Allah tarafından korunması teminat altında kitabımız olmasına rağmen, din adına öyle sapkınlıklara şahidiz ki, insan  “Bizim bir dinimiz vardı, nasıldı, amentüsü neydi?”  diye düşünmeden edemiyor...

Galiba bize de, hem de çok acele bir İznik Konsili lâzım!.. “Serok Tayyip Erdoğan, salli âlâ Muhammed”  neyin nesi Allah aşkına? Biz bunları söyleyenlerle gerçekten aynı dinden olabilir miyiz? Aynı kitaba inandığını ifade edenler nasıl böyle uçtan uca savrulabilirler? Matruşka gibi inanç içinden inanç, fitne içinden fitne çıkarken, bunların hangisi pagan, hangisi ‘tek ilâh’ın, ayırt edilmeyecekse, bizler hangi ‘dindaşlık’tan söz edeceğiz?

*  *  *

Bu ülkede her yıl İlahiyat Fakültelerinin dekanları değişik illerde toplanıyor... Gittikleri yerlerde güzel ağırlanıyorlar, tarihî turistik yerler gezdiriliyor kendilerine... Geçtiğimiz günlerde 22. toplantılarını Bayburt’ta gerçekleştirdiler...

Toplantıda yer alan 66 ilahiyat dekanının ortak basın açıklaması mânidardı!.. Daha doğrusu ‘hâkim siyaset’e paraleldi... Meğer ilahiyat profesörü dekanların tek dertleri Diyanet İşleri Başkanlığı’nı korumak ve eleştiri sahiplerini sorumluluğa davet etmekti...

Diyanet, sonuçta lâik devletin bir kurumu... Bu arkadaşların aynı hassasiyeti, Kur’an-ı Kerim’le dalga geçilirken, Bakara-makara yapılırken, pis ağızlardan sözde ayet eklenirken gösterdiklerini gören var mı?

Hepsi ‘İslâmî otorite’ aynı zamanda!.. Çıktı mı içlerinden  “Kişiye dokunmak ibadet sayılamaz, bu sapıklıktır”  diyen? Ya da ‘o üç belde’yi mübarek ilân edeni kınayan? Hz. Peygamber’e gurur isnat edip, kendilerinin o hatayı yapmayacağını söyleyene ders veren, ortak bildiri kaleme alan?

Dün bir Yargıtay Başkanı’nın hâkimler için kullandığı  “Cüzdanı ile vicdanı arasında sıkıştılar” sözüne benzer biçimde “İlimleriyle makamları arasında sıkışan”  ilahiyat dekanlarına düşen ‘ilim’ tarafında saf tutmak ve bu içten çürümeye dur demektir...

Çıksınlar, dinin de alet edilerek sürdürüldüğü şu tartışmalara ışık tutsunlar bakalım: Terör örgütüyle helâlleşilebilir mi? Bu yetki kimdedir? Yolsuzluk hırsızlıktan farklıysa nedir? Hangi oranlar kimin hakkına düşer? Geçmişte başkalarının da götürdüğünü var sayarak, şimdi bizim adamlarımızın götürmesi caiz midir? ‘Akrabaya torpil’i ayetle açıklamak Allah’a iftira mıdır, değil midir? ‘Çalıyor ama çalışıyor’ olmakla, doğrudan hortumlamak arasındaki fark nedir? ‘Parsel parsel’, yani acıtmadan, yani çaktırmadan yenince kul hakkı yenmiş olmuyor mu? Yoksa suskunluğa devam edip, “Ayıpları örtmek” şalını her şeyin üzerine örterek ’memuriyet’e devam mı makbuldür dinen?

Cevap yoksa bu gidiş ‘Müslümanlar için İznik Konsili’ne!.. Gerçekten de  “Bizim bir dinimiz vardı, amentüsü ve kuralları neydi?”  sorusuna cevap bulmaya!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Hakan Özdemir
562 gün önce
Serbet Bey, yine mükemmel yine hedefleri tam ortadan vuran bir yazi.
Ellerinize ve yüreginize saglik
Yazarın Diğer Yazıları
19 gün önce
77 gün önce
93 gün önce
142 gün önce
154 gün önce
158 gün önce
161 gün önce
177 gün önce
182 gün önce
201 gün önce
205 gün önce
236 gün önce
238 gün önce
245 gün önce
254 gün önce
280 gün önce
296 gün önce
301 gün önce
310 gün önce
311 gün önce
317 gün önce
325 gün önce
328 gün önce
331 gün önce
345 gün önce
401 gün önce
422 gün önce
437 gün önce
486 gün önce
493 gün önce
496 gün önce
499 gün önce
520 gün önce
556 gün önce
567 gün önce
625 gün önce
668 gün önce
730 gün önce
737 gün önce
744 gün önce
804 gün önce
843 gün önce
850 gün önce
864 gün önce
868 gün önce
874 gün önce
909 gün önce
940 gün önce
954 gün önce
965 gün önce
1060 gün önce
1080 gün önce
1084 gün önce
1098 gün önce
1102 gün önce
1105 gün önce
1127 gün önce
1129 gün önce
1133 gün önce
1150 gün önce
1157 gün önce
1158 gün önce
1168 gün önce
1175 gün önce
1211 gün önce
1228 gün önce
1242 gün önce
1260 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=