Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Hayat senden nasıl korkmasın

18 Mayıs 2015, 01:48

Eski defterler açıldığına göre sıkıntılı bir durum var. Hükümetin bu tarzına yabancı değiliz, ama genelde 1930’lara falan gidilirdi. Ekmek karneleri, cami kapatmalar, İstiklal Mahkemeleri ile idare edilirdi. Bu retorikle MHP işe dahil edilemezdi. Her sıkışık anda imdada yetişen 27 Mayıs efsanelerine başvuruldu.

Her şeye rağmen bu tartışmaya MHP’nin karıştırılmasının Davutoğlu’nda yaygın semptomlarına rastladığımız “meydan acemiliği” rahatsızlığından neşet ettiği kanaatindeyim. İki muhalefet partisini birlikte anarak onları “özdeş” göstermeye çalışan Başbakan’ın CHP diye başladığı 27 Mayıs konusuna alışkanlık üzere MHP’yi kattığını düşünüyorum. 

Günlerdir “nasıl Milliyetçi olunur”un derslerini veren Hocanın en yaman Milliyetçi olarak Milliyetçiliğin tarihinden bihaber olması düşünülemez. Böylesi bir anakronizm AKP için bile normal değil. Başbakan’ın MHP’nin ne zaman kurulduğunu, Türkeş’in 1960’ta ne yaptığını bilmemesi muhtemel değil.

Ayrıca, tarihin gördüğü “en Milliyetçi” hükümetin kafası karışık Milliyetçi oyları almaya çalışırken Türkeş’in ismini diline dolaması akıllıca bir davranış olmazdı. O kendince bunu yapmadan MHP’ye vurdu.

Bu “acemi” atışı siyasi tarihimizin seçim gaflarından biri olarak geçti...

*  *  *

Varlığını hükümetin varlığına emanet eden kalemşorların Başbakan’ın “imtina” ettiği şeyin üzerine atlamaması abes olurdu da bu işin daha dün AKP iktidarını “köylü çapaçulluğu” (ne demekse?) ile suçlayan birine düşmesi, İslamcılar açısından biraz garip oldu.

Merhum Türkeş’in 27 Mayıs’taki rolünden yola çıkarak MHP’lileri “mugalata” ile suçlayan Engin Ardıç’ın kalemindeki kuvvetin kaynağını tıpkı onun gibi Playmen mektebinden geçen Serdar Turgut şöyle açıklamıştı: “Üçümüzün (Diğeri de Kurthan Fişek’miş - İ.Ş) birer dâhi olmasının nedeni de böylece anlaşıldı. Hepimiz seks yazısı yazma geleneğinden geliyormuşuz, durum şimdi anlaşıldı.”

Onun “seksist” yazıları Playmen yıllarında kalmadı tabii. Üslubuna sirayet etti. Bugün aynı fotoğraf karesinde bulunduğu çevre bu üslubun kurbanı idi bir zamanlar.

Ecevit’in bizim de eleştirdiğimiz “had bildirme” temalı konuşmasını meydanlarda kullananlar nedense kalemşorlarının Merve Kavakçı hakkında yazdıklarını hiç hatırlamıyor.

Bugünlerde kalemini MHP’ye vurmak için kullanan Ardıç, 28 Şubat günlerinde kalemini, Kavakçı’nın üzerinden muhafazakâr çevreleri aşağılamak için kullanıyordu...Hadi soralım...

28 Şubat’ın tüm cüssesi ile var olduğu o günlerde yazdıkları, hangi “demokratik” gruba selam çakmak içindi?

Bu soru da AKP’li gazete okurlarına.

Böyle birine “amiral gemisinde” köşe verip maaş bağlamak muhafazakârlığın hangi umdesi ile örtüşmektedir?

Cevabı bulamazsanız, kadrolu Fıkıh alimlerinize bir soruverin...

*  *  *

Bilirsiniz Ardıç’ın Cem Uzan’a olan sevgisi bugünkü iktidar sahiplerine duyduğu sevgiden geri kalmazdı.

Ardıç tarafından Cem Uzan’a karşı yazılmış şu “vefa” dolu satırlar, bu sevginin ve bağlılığın somut ifadelerinden: “O beni kovmadığı sürece, benim de elim ayağım tuttuğu sürece kendisinden ayrılmayı düşünmüyorum... Allah korusun iflas miflas ederse bir yazıhane tutar, iki masa bir telefon bir bilgisayar kiralar, sıfırdan tekrar başlarız! Biz hayattan korkmayız, hayat bizden korksun.”

Sonra ne mi oldu?

Hayat bu delikanlı ve kararlı duruştan tabii ki korktu!. Nasıl korkmasın? Hazret, Uzan’ın yıldızı düşmeye başlayınca hemen başka bir gazeteye kapılandı.

Onun hayat karşısındaki bu “dik ve tavizsiz” duruşu, bugün yollarına nameler düzdüklerine gelecek hakkında bir fikir veriyordur sanırım!..

Bu tutarlılığı ve delikanlılığı, Amerikan seçimleri sırasında verdiği “Adı Hüseyin olan biri Amerika’ya başkan seçilsin, çıkar Taksim Meydanı’nda anırırım” sözünde de görmüştük.

Bu söz üzerinden iki seçim geçti. Taksim’de ağaç olduk; hâlâ Engin Ardıç’ı bekliyoruz...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Arslan
1005 gün önce
Helal olsun İsmail bey güzel yazı
KEMAL
1006 gün önce
DÖNEK LİBOŞ ENGİNAR'A KAPAK OLMUŞTUR BU..
yusuf
1007 gün önce
ÇOOK GÜZEL OLMUŞ YAZINIZ TEBRİKLER KALEMİNİZE ELİNİZE SAĞLIK...
Yazarın Diğer Yazıları
76 gün önce
174 gün önce
202 gün önce
279 gün önce
293 gün önce
342 gün önce
348 gün önce
355 gün önce
405 gün önce
426 gün önce
433 gün önce
461 gün önce
468 gün önce
475 gün önce
489 gün önce
496 gün önce
510 gün önce
517 gün önce
524 gün önce
531 gün önce
594 gün önce
615 gün önce
629 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
698 gün önce
725 gün önce
762 gün önce
776 gün önce
804 gün önce
811 gün önce
818 gün önce
902 gün önce
937 gün önce
1028 gün önce
1042 gün önce
1069 gün önce
1112 gün önce
1140 gün önce
1154 gün önce
1210 gün önce
1231 gün önce
1350 gün önce
1357 gün önce
1364 gün önce
1371 gün önce
1378 gün önce
1385 gün önce
1399 gün önce
1413 gün önce
1420 gün önce
1455 gün önce
1469 gün önce
1476 gün önce
1483 gün önce
1525 gün önce
1574 gün önce
1602 gün önce
1637 gün önce
1651 gün önce
1672 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=