Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Çanakkale'nin 100. yılı ve muhasebe...

20 Nisan 2015, 09:47

"Bu toprağı Türk'ün kanı yoğurdu

Annem beni bugün için doğurdu"

 

Yukarıdaki şiir, "ırkçılık" girdabına sürüklenmiş "aşırı" milliyetçi bir çocuğun dizesi değil. Süleyman Nazif'in "Çimentepe" yazısından alınmış dizelerdir.

Süleyman Nazif bu yazıda, Türk yurdunun "kilidi" olan Çanakkale'ye yedi düvel çöktüğü zaman okullarını terk ederek savaşa koşan ve Çimentepe mevkiini işgal etmek isteyen İngiliz kafirine bu türküyü söyleyerek saldırıp şehid düşen altı yiğit Türk Subayının hikayesini eder.

Çanakkale'nin hikayesi çokça budur; Gençlik, mektep, vatan, fedakarlık ve türküler...

Bir savaşı destana dönüştüren şey onun içindeki "destansı" hikayelerdir. Ve bu hikayelerin içindeki "özne"dir. Yani insan...

Çanakkale önlerine koşan yiğitler ordusu "mutad" bir görev için gelmişlerdi: vatan muhafazası.

Yıllarca cepheden cepheye koşan Anadolu'nun bu gariban, çilekeş ve fukara insanları, mekteplisinden ümmisine kadar hepsi bir destan yazmak için değil olanca sadeliği içinde vatanın zaptedilmemesi için göreve koşmuşlardı...

Vatan namustu nihayet. Çanakkale'ye gelen Diyarbakır'a da girerdi, Ankara'ya da, Rize'ye de...

İşte bütün bu "basit" insanlar mektebini, tarlasını, çoluğunu, çocuğunu bir kenara bırakarak "torunlarının" topraklarını muhafazaya koştular.

Tek tek ülkenin dörtbir yanından kopup Kilitbahir'de, Kumtepe'de, Arıburnu'nda, Çimentepe'de buluştular.

Birbirlerinin mektuplarını yazarak, yavuklularından gelen mektupları okuma bilenlerle paylaşarak, çocuğunun her nasılsa çektirebildiği fotoğrafını arkadaşlarına gösterip "koçum büyüyecek, vatana kurban olacak" böbürlenmeleri ile göstererek, aşlarını, ekmeklerini bölüşerek ve nihayet koyun koyuna ölmesini bilerek torunlarına bu coğrafyayı bıraktılar...

Her 24 Nisan'da "sizi unutmadık diye" başlayan nutukları düşünmeyerek öldüler. Neticede, "onlar bizi dinliyor" teranelerini üfürsek bile onlar bizi duymayacaktı.

Kınalı Hasan'dan Mülazım Evvel Niyazi'ye kadar 250 bin şehit ve kayıp, bir o kadar sakat ve hasta hiç biri gelecekte söylenecek nutuklar için ölmedi. Basitçe; vatanını, toprağını, inancını ve namusunu korumak için öldü...

Bu basitlik veya "sıradanlık" Türk'ün karakterinde olan bir şeydi ve eğitimle kazanılamayan bir tavırdı, doğuştan geliyordu.

Çanakkale'deki mezar taşlarındaki coğrafi çeşitlilikten etnik mozayik çıkartan kafaların anlayabileceği bir şey değildir bu.

Çanakkale'nin hikayesi sonuçları ve içinde barındırdığı unsurları itibari ile destansı bir hikayedir. Tüm bu "destansı" özelliği ve savaşın "hengâmesi" içinde "insani" ögeye bu kadar güçlü vurgunun yapıldığı başka savaş yoktur desek yanılmış olmayız.

Bu güçlü insani vurguya  "Çanakkale Türküsü" tek başına bir delil gibi duruyor...

Her 24 Nisan'da birileri çıkıp nutuklar atıp, atalarımızın ne büyük iş başardığını anlatıp onların "en sıkı" takipçileri olduklarını iddia ediyor.

 24 Nisan kimileri için "iddia" günü olsa da çoğunluğumuz için "muhasebe" günü olmalıdır. Özellikle bu 24 Nisan.

Kınalı Hasan'ın, Yarbay Şefik Bey'in, Koca Seyit'in "ne için savaştığını", "savaşmayı değil ölmeyi emretmenin" ve bu emre sorgusuz itaat etmenin ne anlama geldiğini idrak etme ve gittiğimiz yolun Çanakkale yolu olup olmadığını muhasebe etmenin günü olmalıdır.

Çanakkale'nin 100. yılını "anma şovu"na dönüştürme telaşında olanların yapabileceği bir şey değil bu muhasebe. Çanakkale şehitlerini anmayı bile kibirlerini parlatma vesilesi yapanların böyle bir muhasebe ile işi olmaz.

Hele hele Çanakkale'yi "imar/iskan" meselesinden ibaret sayanların hiç anlayamayacağı bir şeydir bu.

Çanakkale'yi Çanakkale yapan şey memleket için ölmenin doğallığında gizlidir. Memleket için hesapsızca ölmektir Çanakkale.

Elbette bu, kafası oy hesabından başka bir şeye basmayanların anlayacağı bir şey değil.

Yazıya, Çanakkale sırtlarında bıraktığı babasının mezarına 35 yıl sonra kavuşan Mülazımevvel Abdulhayır'ın kızının babasına hitabı ile son vermek istiyorum. Hepimizin bu hitaptan alacağı bir şeyler olmalı:

 "Uğrunda severek canını verdiğin topraklarımızda ebedî uykusunu uyuyan babacığım. Bugün seni ziyarete geldim. Yüzünü görmediğim, sesini duymadığım baba, senin silah arkadaşlarınla yarattığın binbir menkıbeyi dinleyerek bugün Çanakkale'ye geldik. Ve şimdi dönüyoruz. Dünden beri elimizde aziz ordunun taziye kartı ile seninle omuz omuza harp etmiş arkadaşlarını aradım. Ve ben senelerden beri ulaşamadığım emelime ancak bu muhterem topluluk arasında böylece ulaşabildim. Nitekim seni gayet iyi tanıyan Sayın Ali Bey'den karşılıklı ağlaşarak hatıralarını dinledim. Şimdi çok büyük bir huzur içinde dönüyorum.

Annem anlatıyordu; ben o zaman dünyada yokmuşum. Çanakkale'ye vatan müdafaası için çağrıldığın zaman düğüne gider gibi koşmuşsun, heyecandan uçmuşsun. Bilhassa vazifeni yaparken şehit olmak, senin için önüne geçilmez bir emelmiş... Baba, Allah sana bu muhteşem mertebeyi nasip etti. Ben de sana lâyık bir şehit kızı olmaya çalışmış bir insan olabilmem için uğraşıp durdum. Ömrümün sonuna kadar da uğraşacağım.

Eğer bir gün vatan müdafaasına mecbur kalınırsa hisseme düşenlerden fazlasıyla vazifemi tamamlayacağım. Nasıl sen de, bundan eminsin değil mi? Damarlarımda senin kahraman kanın var. Ve ben omuzlarda cephane taşımış nice Fatmaların, Ayşelerin kızı değil miyim? Rahat uyu baba. Bu toprağın altı senin gibi yüz binlercesiyle ekili... Onların meyvaları da elbetteki sizlere benzeyecek..." Bundan emin olmalısınız."

Ruhları şad olsun...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
18 gün önce
24 gün önce
81 gün önce
102 gün önce
109 gün önce
137 gün önce
144 gün önce
151 gün önce
165 gün önce
172 gün önce
186 gün önce
193 gün önce
200 gün önce
207 gün önce
270 gün önce
291 gün önce
305 gün önce
347 gün önce
354 gün önce
374 gün önce
401 gün önce
438 gün önce
452 gün önce
480 gün önce
487 gün önce
494 gün önce
578 gün önce
613 gün önce
704 gün önce
718 gün önce
788 gün önce
816 gün önce
830 gün önce
886 gün önce
1026 gün önce
1033 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1054 gün önce
1061 gün önce
1075 gün önce
1089 gün önce
1096 gün önce
1131 gün önce
1145 gün önce
1152 gün önce
1159 gün önce
1201 gün önce
1250 gün önce
1278 gün önce
1313 gün önce
1327 gün önce
1348 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=