Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Vâh İstanbul...

13 Nisan 2015, 08:02

İstanbul'un fethi şüphesiz, biz Türklerin yaptığı en güzel şeydir. Önce İslam tarihi açısından. Fetih, İslam'ı Hristiyan dünya açısından "kaçınılmaz" bir gerçeklik olarak bağırlarına kadar sokmuştur. Sonra Türk tarihi açısından. Bu topraklarda "kalıcı" olduğumuz Hristiyan dünyası tarafından da kabul edilmek zorunda kalınmıştır. 
Tabii ki bu "mecburi" kabul hiçbir zaman unutulmadı. Avrupalının 1453'ün 29 Mayısından bu yana biz Türklere karşı yürüttüğü politikanın arka planında o 29 Mayıs'ın kuyruk acısı var. Vakıa, kıyamete kadar bu acının dineceği de yoktur. 
Amma velakin Fatih ne kadar güzel bir iş yapmıştır. Bunu anlamak için, gözünüzü kapatmayınız, Türk İstanbul'un ilk ikâmetgâhı olan Üsküdar'da bulunuz bir "bank", oturup İstanbul'un silüetine bakınız; Boğaz'ın kokusunu hissediniz... 
Veya Piyer Loti'de kahve yudumlarken karşıdaki güzellikleri seyrediniz. İşte o an her şeye rağmen, tüm cehalet, Vandallık ve "sonradan" görmüşlüğümüze rağmen bir türlü mahvolmayan bu güzel şehri bize hediye eden ecdâda bir Fatiha okuyunuz... 
Fethin "idraki" doğaldır ki onun her yönüyle idraki ile mümkün. Ve fakirin kanaati odur ki, Fethe ne kadar müdrik insanlar olduğumuz öncelikle "emanete" layıkı vechile sahip çıkıp çıkmadığımıza verilecek cevaba bağlıdır.  
Emanet bir şehirse ve onun kimliğiyse eğer. Ve bu kimlik, inanç ve milliyet ile yoğruluyorsa. Buna verilecek bir cevabımızın olup olmadığı şüphelidir. Emanet bir şehirse ve o şehir, sembolü olduğu söylenen bir medeniyeti temsil edebiliyorsa hâlâ ve bu İstanbul'sa ve Fatih'in üflediği ruhu içinde taşıyorsa hâlâ ve gördüğümüz şey o ruhu bize hatırlatıyorsa işte o zaman "emanet" hâlâ ehil ellerde demektir... 
Peki bu sorunun cevabı nedir?... 
İşte bu duygularla geçtiğimiz haftayı "vâh İstanbul" diyerek geçirdim. Eskiden Boğaz'ın sırtlarından, Haliç'i ve Boğaz'ı seyrederek kendimden geçerken şimdi Boğaz'ın yedi tepesine hançer gibi saplanan gökdelenlerin çirkinliği ile ruhumu kararttım. Hükümetin "Menderes, Özal ve Biz" retoriğinin doğru olduğuna hükmettim. İstanbul'un kimliğine en büyük darbeyi Menderes hükümetleri vurmuştu, geniş caddelerle "İstanbul'u Paris yapmak" histerisine tutulan DP'li Belediye başkanlarınca. Şimdikiler ise İstanbul'u Washington yapma histerisi ile olacak şehrin her tarafına hançer gibi gökdelenleri sapladılar.
Eski bir yazımda "İstanbul'un problemi gecekondular" demiştim. Anadolu köylüsünün ihtiyaçtan diktiği gecekonduların günahını almışım. İstanbul'u her köşeden iğfal eden gökdelenlerin yanında gecekondu mahallenin delikanlısı gibi kalıyor.
Yine o yazıda mezarlığın içine "gecekondu imam lojmanı" konduran zihniyetten bahsetmiştim. O gecekondu yerinde duruyor mu bilemiyorum lâkin o gecekondu İstanbul'un kimliğini temsil eden cami, yalı ve köşklerin tepesinde heyula gibi dikilen gökdelenlerin yanında ne kadar masum kalıyor, onu anladım.
300 yıllık yalının hemen tepesine 50 katlı gökdelen dikmek, asırlık sarayları ve köşkleri otel olarak değerlendirmek, ahşap konakların hemen dibine "misafirhane" adı altında eğlence mekânı kondurmak ve daha nesi, nesi...
Piyer Loti'de kahve yudumlarken karşı tepede etrafı istilacı Latinlerin İstanbul'u kuşatması gibi apartman ve gökdelenlerle çevrilmiş kabristanı görünce, mihmandarım arkadaşıma "iyi ki mezarlıklar var!" dedim. 
Evet, iyi ki varlar ve iyi ki Haliç'e ve Boğaz'a nazır konuşlandırılmışlar. Kim bilir ecdât durumu görmüşlerdi de "bizim torunlar betonperest olacaklar, kabristanı şuraya koyalım da ilişemesin haytalar!" demişlerdi.
İyi ki demişler, yoksa İstanbullular yeşil görmek için Karadeniz sahillerine tur düzenlemek zorunda kalacaklardı. 
İstanbulluların "Ankara'ya gitmenin en güzel tarafı İstanbul'a dönmektir" darbımeselini bilirsiniz. İstanbul'dan çıkmak için üç saat mücadele ettikten sonra bu sözün sahiplerine güldüm ve şunları söyledim kendi kendime "Ankara'da yaşamanın en güzel tarafı İstanbul'a yapılan zûlme ve tecavüze şahitlik etmemektir."

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
14 gün önce
21 gün önce
78 gün önce
99 gün önce
106 gün önce
134 gün önce
140 gün önce
147 gün önce
161 gün önce
168 gün önce
182 gün önce
189 gün önce
196 gün önce
204 gün önce
267 gün önce
288 gün önce
301 gün önce
344 gün önce
350 gün önce
371 gün önce
398 gün önce
435 gün önce
449 gün önce
476 gün önce
483 gün önce
491 gün önce
574 gün önce
610 gün önce
701 gün önce
784 gün önce
812 gün önce
826 gün önce
882 gün önce
1022 gün önce
1030 gün önce
1036 gün önce
1043 gün önce
1050 gün önce
1058 gün önce
1072 gün önce
1085 gün önce
1093 gün önce
1127 gün önce
1142 gün önce
1149 gün önce
1156 gün önce
1197 gün önce
1247 gün önce
1274 gün önce
1310 gün önce
1324 gün önce
1345 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=