Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

AKP bayıldı!..

18 Mart 2015, 00:42

İç siyaset kulis ve haberlerinin iyice geri plana düştüğü, değersizleştiği, önemsizleştiği klasik Ankara Salı’sından2 bomba haber vereceğim.
Birincisi; 
Bölücü terör örgütü PKK, terör bölgesinde 2 milyon TL değerinde ilaç topladı.
İkincisi;
Dışişleri Bakanlığı’ndaki “Süleyman Şah Kriz Masası” kırmızı alarma geçti.
İlkinden devam edelim; Çözüm süreci zırvalarının tirent topik (!) yaptığı günlerde, bölücü terör örgütü, paralel devletin tüm alt ve üst yapı çalışmalarını tamamlarken planladığı halk ayaklanmasının  lojistik hazırlıklarını da  ihmal etmedi. PKK, ağırlıklı  Hakkâri ve ilçelerinden olmak üzere terör bölgesinde  2 milyon TL değerinde ilaç topladı. Katil sürüsü, ayaklanmada  militanlarını tedavi etmek için hem yerleri belirleyip hem ilaçları temin etme çalışmasını da birlikte yürütüyor. İstihbarat birimleri, militan sayısını arttıran bölücü örgütün son 6 ay içerisinde  2 milyon TL değerinde ilaç topladığına dikkat çekiyor. Ulaştığım bilgilere göre, “PKK, Kobani eylemlerinden sonra IŞİD’e karşı savaşacak deyip örgüte topladığı militanların çoğunu Türkiye’de yaşanacak ayaklanma için hazırlıyor ve en ufak bir kıvılcımda bir çok noktadan saldırılacak ve ilk saldırılarda Suriye’deki gibi bir güvenli bölge oluşturarak militanlarını oraya yığacak”.
Peki, gerçek süreç nasıl işliyor?
Terör örgütü, çözülme süreci ile ulaştığı zirve noktasını taçlandırmak için gerekli tüm hazırlıkları yapıyor ve ayaklanma çıkacak olan il ve ilçeleri teker teker tespit etti. Ayaklanma aşamasında yaralanacak militanlarını devletin kurumlarında tedavi ettiremezse ve tedavi görmediği için ölürse bu prestij kaybı yaşatır düşüncesi ile  öncesinde  ilaç stoku yapıyor. Militanlarını ise  “Biz bir devletiz ve devlet askeri için gereken bütün ihtiyaçları karşılayacaktır. Bizde, savaş esnasında yaralanan militanlarımızı hızlı bir şekilde tedavi ettireceğiz. Bu gördüğünüz ilaçlar ve malzemeler ise bunlar için hazırlanıyor”  şeklinde görsellerle  motive ediyor. Bölgedeki güvenilir kaynaklardan ulaştığım bilgilere göre; terör örgütü il ve ilçelerden özellikle eczaneler aracılığı ile 2 milyon TL değerinde ilaç topladı. Kaynaklar, “Eczaneye belirli bir miktar yazılarak süre veriliyor, sürenin tamamlanmasından sonra gidip o ilaçlar alınıyor.  Ayrıca İl ve ilçe merkezlerinde bulunan sağlık ocaklarından destekçileri aracılığı ile ilaç, sargı bezi, batikon, ağrı kesici, tansiyon, antidepresan ve benzeri malzemeler temin ediyor. Ayrıca hastane ve sağlık ocaklarında kullanılan enjektörler veya bir seferlik malzemeleri yine yandaşları aracılığı ile temin edip stokta tutuyor. Bununlar yetinmeyen terör örgütü kendine yakın dernekler aracılığı ile ’Kobani’ye topluyoruz’ bahanesi ile toplanan ilaçların yüzde 80’ni’ni stokta tutuyor kalan kısmını gönderiyor” diyor.
PKK yandaşı iktidar, gündemi bebek katlinin Nevruz mesajı ile oyalarken, Öcalan’ın 10 maddesi bölgede etkisini göstermeye başladı.  “Özerklik”  hazırlıkları tamamlanmak üzere Öcalan’ın açıklamasından sonra YDG-H harekete geçti silahlı birliklerini mahallelere paylaştırdı. Her mahallede  “Yurtsever Devrimci Halk Gücü” adında silahlı 30-50 kişi görevlendirildi ve  “hazır olun”  talimatı verildi. Güvenlik birimleri ise  çaresizlik içerisinde ne yapacağını şaşırmış durumda. Güvenlik birimlerinin bana anlattıklarını aynen aktarıyorum:
“Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde 15 mahallede YDG-H üyeleri hazır olun talimatı ile gruplarını belirledi. Emir geldiğinde ilk silahlı saldırı yapacak olan grup isimleri ve mahallelerde bulunan saldırıda yardım alacakları kişi ve ailelerin kimliklerini tespit ederek hazırlıklara başladı. Görevlendirmeleri isim isim yapan terör örgütü ilçede bulunan güvenlik güçlerine ait mahallelere ise daha fazla YDG-H’li görevlendirerek gelecek emirle birlikte saldırı talimatı verdi.” 
Ulaştığım bilgilere göre;  terör örgütü Yüksekova’da yaklaşık 650-700 civarında YDG-H’liyi mahallelerde görevlendirdi ayrıca oluşturulan grupları silahlandırdı. Bölgede çaresizlik içinde kıvranan  “yöneticiler”  ise  “Madem bir şey yapamıyoruz bari bütün kuvvetlerimiz ile sadece il ve ilçe yöneticilerini koruyalım”  pozisyonuna geçti.. Vali veya diğer yöneticiler, eskiden 1 ekip merkez ile irtibatlı çalışıp korunurken şimdi  bu 5 katına çıkarılmış durumda. Ancak, 25 araçlık koruma ekibi ile ilçeler geziliyor.  Güzergâhlar tamamen trafiğe kapatılıyor bu şekilde tedbir almaya çalışılıyor.
Peki!.. Öcalan’ın çağrısı ile PKK’nın kongre toplayıp Türkiye’ye karşı silahsızlanma masalları ne durumda?.. AKP kulislerinde konuşulanlara göre, terör örgütü Mayıs içinde kongre toplayacak. Halbuki bu kongrenin terör örgütünün rutin aralıklarla yaptığı iç değerlendirme kongresi olduğu Ankara’da bilinen gerçek. Yani; seçime kadar eşeği boyayıp at diye satma peşindeler. Sonra herkes kendi yoluna!..
Geçelim ikinci habere;
Suriye’de bulunan Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nun,  “Şah-Fırat”  adı verilen  operasyonla taşınması yeni bir  krize yol açtı. Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkilileri tarafından oluşturulan Dışişleri Bakanlığı’ndaki “Süleyman Şah Kriz Masası”  Türkiye’nin uluslararası hukuk tarafından cezalandırılmaması için yoğun bir şekilde çalışmaya başladı. Son dönemde ABD’nin Suriye’de Esad rejimiyle masaya oturabileceklerine yönelik sinyal vermeye başlaması Türk tarafında krizi daha da derinleştirdi. Esad’ın ortalık yatıştıktan sonra BM’ye müracaat ederek Türkiye’yi işgalci bir ülke durumuna sokmasından endişe ediliyor. Bakanlık da ki masada 4 konu başlığı üzerinden uzmanlar çalışıyor;  
1-TÜRKİYE TOPRAĞINDAN MI VAZGEÇTİ?..

Fransızlarla yapılan 1921 Ankara Anlaşması ve Lozan’a göre, Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu alan Türk toprağı sayılıyor. Türkiye, burayı boşaltmak suretiyle  “kendi toprağından” vazgeçmiş oldu.
2-NAKİL OLAYI ULUSLARARASI ANLAŞMAYA DAYANMIYOR

Mevcut yer, uluslararası hukuka göre Türk toprağı sayılıyordu. Türkiye burayı boşaltarak hem toprağından vazgeçti, hem de izinsiz olarak bir ülkenin başka bir toprağını işgal etmiş oldu.
3-SURİYE, ORAYI BM KARARIYLA BOŞALTTIRABİLİR

Suriye’de olayların yatışmasıyla birlikte Şam yönetimi, BM’ye başvurmak suretiyle Süleyman Şah türbesinin yeni nakil yerini boşalttırabilir. Türkiye’den işgalci adı altında tazminat alabilir. BM, zorla çıkartma kararı verebilir.
4-İHANET SUÇU MU İŞLENDİ?

Türk Ceza Kanunu’na göre, vatan toprağının uluslararası anlaşmaya dayanmadan ve TBMM kararı olmadan terk edilmesi ’vatana ihanet’ suçu sayılıyor. Bu kararı veren Cumhurbaşkanı olmak üzere ilgililer yargılanabilir.
“7 Haziran’dan sonra büyük kaosa hazırlıklı olun” demiştim. Aktarmaya devam edeceğim!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
17 gün önce
25 gün önce
54 gün önce
60 gün önce
74 gün önce
100 gün önce
115 gün önce
128 gün önce
130 gün önce
133 gün önce
143 gün önce
161 gün önce
177 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
205 gün önce
228 gün önce
243 gün önce
244 gün önce
273 gün önce
283 gün önce
346 gün önce
366 gün önce
367 gün önce
372 gün önce
389 gün önce
400 gün önce
422 gün önce
430 gün önce
431 gün önce
433 gün önce
445 gün önce
466 gün önce
499 gün önce
509 gün önce
516 gün önce
526 gün önce
534 gün önce
543 gün önce
566 gün önce
570 gün önce
571 gün önce
583 gün önce
585 gün önce
587 gün önce
593 gün önce
598 gün önce
600 gün önce
645 gün önce
718 gün önce
759 gün önce
798 gün önce
839 gün önce
842 gün önce
844 gün önce
852 gün önce
892 gün önce
899 gün önce
928 gün önce
953 gün önce
966 gün önce
968 gün önce
987 gün önce
1001 gün önce
1004 gün önce
1006 gün önce
1008 gün önce
1015 gün önce
1017 gün önce
1028 gün önce
1036 gün önce
1038 gün önce
1039 gün önce
1047 gün önce
1054 gün önce
1061 gün önce
1068 gün önce
1070 gün önce
1075 gün önce
1077 gün önce
1080 gün önce
1081 gün önce
1091 gün önce
1099 gün önce
1112 gün önce
1167 gün önce
1170 gün önce
1183 gün önce
1192 gün önce
1199 gün önce
1206 gün önce
1208 gün önce
1222 gün önce
1242 gün önce
1248 gün önce
1267 gün önce
1272 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=