Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Parti devletleştikçe veya devlet partileştikçe

13 Mart 2015, 09:44

Hakan Fidan, devlet memuriyetine dönebilir mi? Dönebilir elbette ama döndüğü yer MİT Müsteşarlığı olamazdı, olmamalıydı...
Numune Hastanesi Başhekimliğine atansaydı ancak bu kadar eğreti durabilirdi!.. Yaptığınız bütün gizli görüşmeler, kimisi iki gün içinde kimisi bir ay sonra internete düşecek ve siz o ülkenin en önemli istihbarat kuruluşunun başında kalacaksınız!..
Sır güvenliği ve gizliliği neredeyse sıfıra düşmüş olan birisini dünyanın hangi ülkesinde istihbaratın başında tutarlar? En büyük defoyu ’birinci görev’inde veren birisi, başka hangi özelliğinin hatırına o makamda kalabilir?
Oslo hâlâ kokuyor... İmralı’nın dumanı tütüyor... Suriye konusuyla ilgili rezalette, devletin neden ve nasıl delik deşik olduğu değil, bilgileri kimin sızdırdığı konuşuluyor... Oslo’da kendilerinden o kadar emindiler ki, görüşmelerin gizli kalacağına yüzde yüz inanan patronları ’görüşen şerefsizdir’ diye iddialı cümle kurabilmiş, sonra da  “Biz görüşmüyoruz, devlet görüşüyor olabilir”  türünden komik ötesi bir savunmayla işin içinden sıyrılmaya çalışmıştı...
Devlet partileştikçe, bir başka deyişle parti devletleştikçe başarı kriterinin önemi kalmıyor... Bunun yerini ’parti çıkarları doğrultusunda girişilmiş iş bölümü’ alıyor... Düşünebiliyor musunuz, bir partiden aday oluyorsunuz, o partinin temayül yoklamasında, doğaldır ki ne büyük partili olduğunuzu ispatlıyor ve iddialara göre yoklamadan birinci çıkıyorsunuz, sonra tescillenmiş partili kimliğinizle MİT’in başına geri dönüyorsunuz!..
Oysa ne güzel ’halkla ilişkiler’ faaliyeti yürütülmüştü bugüne kadar!.. Fidan adına açılmış ve üye sayısı iki yüz binlere yaklaşan sosyal medya sayfaları vardı... O sayfalarda ’bir başka ağızdan’ Fidan’ın siyasî pazarlaması yapılıyor, gündemdeki tartışmalı konulara bir yandan izahat getirilirken, diğer yandan propaganda yapılıyor, muhalefet partilerine çakılıyordu... 
Denilebilir ki, “Bu sayfaları her hangi birileri açmış olabilir, Fidan’ı bağlamaz”... Doğru olabilir, başkaları açmıştır belki de... İyi de ülkenin en önemli istihbarat kurumunun başı bu sayfaları kimlerin açtığını ve amaçlarının ne olduğunu bilemez mi? Bütün bunlar biliniyor da müdahale edilmiyorsa, yapılanın ’onay’ anlamına geldiği, aksi halde ’en büyük istihbaratçı’ kimliğinin bir şey ifade etmediği doğrulanmış olmaz mı? 
Müsteşar Umre’ye gidiyor, namaz kılarken burnunun dibinden çekilmiş resimler medyaya servis ediliyor... O kadar koruma arasında bu fotoğraflar nasıl çekilebiliyor, ilginç değil mi? 
Hâkimler ve savcıların siyasî partilerden milletvekili seçilmek için istifa ettikten sonra aynı göreve geri dönmelerini engelleyen düzenleme kesinlikle doğruydu... Adaletle hükmetmesi gerekenlerin üzerlerine siyasî parti gölgesi düştükten sonra bu görevi hakkıyla ifa etmeleri mümkün değildi ve yıllar önce bu çirkinlik ortadan kaldırıldı... 
Ya MİT’in başındaki birinin geri dönüşü? Parti devletleştikçe veya devlet partileştikçe bu türden uygulamalara daha sık rastlayacağız galiba... Almanya Türkiye’yi dinler, ortaya çıktığında inkâr nezaketini bile göstermez, “Bu bizim işimiz”  anlamına gelecek açıklama yapar, biz ise süzgeç olmuş sır güvenliğimizin hesabını sormak yerine, partizan dayanışmasına önem veririz!.. 
Nasıl olsa, her türlü yenilgiyi ’zafer’ diye sunmaya hazır kalemler ve beyinler var... Tabii bir de bunları yemekte zorlanmayan kitleler... Sandukayı sırtlayıp kaçmak üzerine destanlar yazanların hayal güçleri o kadar geniş ki, yetişmek neredeyse imkânsız... 
Hakan Fidan’ın istifa edip geri dönmesini,  “Bu bir taktikti, bu manevra sonucu MİT Müsteşarlığı’nı ele geçirmek isteyen ’uykudaki hücreler’harekete geçtiler ve deşifre oldular. Devlet yönetmek zekâ ister”  şeklinde izah eden kafaları gördükçe insan hiçbir şeye şaşırmamayı öğreniyor... 
Bir de İsrail geyiği var... İsrail, Fidan’ı istemiyormuş da onun için kalmalıymış!.. Sanki Fidan’ın yerine geçecek kişiyi Erdoğan değil de İsrail atayacaktı!.. 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
38 gün önce
45 gün önce
55 gün önce
85 gün önce
92 gün önce
98 gün önce
133 gün önce
147 gün önce
184 gün önce
187 gün önce
220 gün önce
245 gün önce
263 gün önce
277 gün önce
287 gün önce
291 gün önce
293 gün önce
343 gün önce
354 gün önce
359 gün önce
362 gün önce
377 gün önce
383 gün önce
401 gün önce
405 gün önce
436 gün önce
439 gün önce
445 gün önce
454 gün önce
480 gün önce
496 gün önce
501 gün önce
510 gün önce
511 gün önce
517 gün önce
525 gün önce
529 gün önce
531 gün önce
546 gün önce
601 gün önce
622 gün önce
637 gün önce
686 gün önce
694 gün önce
696 gün önce
700 gün önce
721 gün önce
756 gün önce
767 gün önce
825 gün önce
868 gün önce
931 gün önce
937 gün önce
945 gün önce
1001 gün önce
1004 gün önce
1043 gün önce
1050 gün önce
1057 gün önce
1064 gün önce
1068 gün önce
1074 gün önce
1110 gün önce
1130 gün önce
1141 gün önce
1155 gün önce
1166 gün önce
1190 gün önce
1261 gün önce
1280 gün önce
1284 gün önce
1298 gün önce
1302 gün önce
1306 gün önce
1327 gün önce
1329 gün önce
1333 gün önce
1351 gün önce
1357 gün önce
1358 gün önce
1368 gün önce
1376 gün önce
1412 gün önce
1429 gün önce
1443 gün önce
1461 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=