Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Özgecan ve idam cezası

16 Şubat 2015, 09:37

Türkiye, Özgecan’ın vahşi bir şekilde katledilmesiyle ayağa kalktı. 20 yaşında bir üniversite öğrencisine tecavüze kalkışılması ve akabinde yakılarak öldürülmesi Türkiye’de kadın cinayetleri ve tecavüz vakalarının geldiği boyutu gözler önüne serdi.

Aslında fotoğraf burnumuzun dibindeydi. Son yıllarda Türkiye’de kadın cinayetlerinde büyük bir artış var. 2002-2014 yılları arasında öldürülen 5324 (2014’ün 10 ayı dahil bu rakama) kadın, durumun vehametini gösteriyor.
Rakamlardaki artış, cezalar ve meseleye bakışımızla ilgili bir problemin olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de cezaların caydırıcı olmadığı ortada. Rakamlar bunu gösteriyor. Kimi hükümet yetkilileri de bu durumu itiraf ediyor. Toplumda idam cezasının geri getirilmesi için ortak bir kanaat oluşmuş durumda. Özellikle çocuk ve kadın cinayetleri ve terör suçları için idam cezasının getirilmesi yönünde kuvvetli bir kamuoyu oluştu.
Özgecan’ın katledilmesinden sonra bir Bakan da bu minvalde bir açıklama yapmıştı. Öcalan ve şürekasını ipten kurtarmak için kaldırılan idam cezasının tekrar gelmesi ülke huzuru için önemli.
Bu tür sapıklıkların başka türlü önleneceği yok.
Diğer ve bence en önemli mesele kadına yönelik şiddeti yorumlamadaki  “hastalıklı”  bakış açımız. Kadının içinde olduğu her meseleye “kuyruk sallama” penceresinden baktığımız ortada. Erkeğin her fiilini  “yakışır koçuma...”  mantığı ile karşılayıp, kadının her hareketinde bir hafifmeşreplik arayan bir toplum yapısında bu olaylar bitmez.
Kadına şiddet sorununu kadının sokağa inmesinde gören kafa yapısı ile problem çözülmüyor. İstatistiklere baktığımızda evde oturan kadının daha çok şiddet mağduru olduğunu görüyoruz.
Şiddetin kaynağını görmemekte ilginç bir ısrarımız var. Daha çocukluktan başlayarak erkeği ayrıcalıklı bir yere oturtan; erkeğin yaptığı her hareketi olumlamak için yırtınırken kızlarımızın her hareketinde bir  “mâna” arayan aile ve toplum yapısı bu şiddete alt yapı sağlıyor.
Bu hastalıklı kafa yapısı bize ne dinin ne de tarihin mirası. Dinimiz, kızlarını diri diri gömen bir toplumu adam etmiş; Peygamberimiz kızlarını başının üzerinde taşımış. Tarihimiz kadının erkeğe hizmetkâr değil  “yoldaş”  olduğunu anlatan hikayelerle dolu.
Bu dinî ve tarihî altyapıya bakınca sormadan geçemiyoruz; kadını erkeği tahrik aracı olarak gören bu zihniyet hangi dini temsil ediyor, hangi tarihten geliyor?

Türkiye’nin geldiği nokta

15 yıl önce bugün Öcalan yakalanmıştı. O günlerden bugüne çok şey değişti. Öcalan’ın yakalandığı zaman ilk konuşmaları herkese ilginç gelmişti hatırlayalım:
“Ben ülkemi severim. Annem de Türk’tü.
Devlet görevlisi: Biraz daha yüksek sesle konuşabilir misin?
Abdullah Öcalan: Bir hizmet imkânım olursa yaparım. Onun dışında bana bir şey söylemeyin. Hizmet gerekirse yaparım.
Devlet görevlisi: Sorulara cevap verirsen, hizmet yapmış olursun. Yüzünü gözünü silelim eğer rahatsız oluyorsan.
Abdullah Öcalan: Türkiye’ye dönünce hizmet edeceğim. Fırsat verirseniz, hizmet ederim. Bunları, halkın içinde konuşuyorum. Başka bir şey de konuşmam. Bir hizmet imkânım varsa, ben inanıyorum vardır, daha üst düzeydekilere de bildirirsek, ben hizmeti seve seve ederim. Ben hizmet edeceğim. Çok iyi edeceğim.
Devlet görevlisi: Şimdi bak kaydediyoruz, senin şeylerini.
Abdullah Öcalan: Yayınlayın. İşkence etmediniz, benim içimden geliyor. Ama ben gerçekten söylüyorum. Türkiye’yi seviyorum. Ve Türk halkını da seviyorum. Onlar için iyi hizmet edeceğime inanıyorum. Fırsat verilirse yaparım.”
15 yıl sonra bugün  “heyecan” içerisinde Öcalan’ın açıklama yapmasını bekleyen bir ülke haline dönüştük. Adına  “çözüm süreci”  dedikleri, Öcalan’ı  “diriltme”  programından başka bir şey olmayan bu  “karanlık”  süreç bir  “itirafçı” dan kahraman çıkartmak üzere; eğer bu sürece bir başarı atfediliyorsa başarı budur.
Neredeyse bir  “cezbe”  halinde “15 Şubat’ta açıklama yapabilir” heyecanını gazetecilerle paylaşan devlet yetkilisinin hâli, 15 yıl içinde devletin ne hale geldiğini gösteren en acı vesikadır.
Ülkesinin bütünlüğünü-birliğini, elinde 30 bin kişinin kanı olan bir katilin tetikçilerine yapacağı  “silah bırakın” talimatına bağlayan bir hükümet zihniyeti, geldiğimiz noktanın özetidir.
Eserinizle gurur duyabilirsiniz...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
828 gün önce
Sayin yazarim,guzel bir konuyu islemissiniz,idam cezasi konusunda ise gerek tabani ve gerekse tavani olarak butunuyle ayni fikre sahip tek parti MHP diyebiliriz.Diger partilerin samimi olmadiklarini hepimiz biliyoruz,ozellikle AKP'ye destek veren kitlelerin oturup kalkip iki de bir ''IDAM GERI GELSIN'' nakaratini tekrar etmelerini cok anlamsiz ve mantiksiz buluyorum.Cunku Bati dunyasinin yavrusu olan bir AKP'nin idam cezasini tekrar getirmesi yada buna tesebbus dahi etmesi imkansizdir,CHP ve butun sol partiler zaten idam cezasina karsi,o halde herkes otursun oturdugu yerde,insanin yapip uygulamaya koydugu ceza sistemi anca bu kadar olur.Bahceli de idam cezasini parti programina almali,toplum rayindan cikti,bunun baska yolu yok.Meydanlara,tvlere cikip 2002 yilinin agustos ayinda MHP haricindeki diger partilerin bir olup millete anlatilmali,idam cezasinin kaldirilmasinda hala MHP'yi suclayan alcaklar var,inanilir gibi degil.Dini egitimin zayifligi milleti manen kor etti,AKP iktidari ise dindarligi sadece lafta,icraat sifir.Boyle din cahili bir millet elbette ki sapitir.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
26 gün önce
74 gün önce
81 gün önce
137 gün önce
158 gün önce
166 gün önce
193 gün önce
200 gün önce
207 gün önce
221 gün önce
228 gün önce
242 gün önce
249 gün önce
256 gün önce
264 gün önce
326 gün önce
348 gün önce
361 gün önce
403 gün önce
410 gün önce
431 gün önce
457 gün önce
494 gün önce
508 gün önce
536 gün önce
543 gün önce
550 gün önce
634 gün önce
670 gün önce
760 gün önce
774 gün önce
844 gün önce
872 gün önce
886 gün önce
942 gün önce
1082 gün önce
1090 gün önce
1096 gün önce
1103 gün önce
1110 gün önce
1118 gün önce
1132 gün önce
1145 gün önce
1152 gün önce
1187 gün önce
1201 gün önce
1208 gün önce
1215 gün önce
1257 gün önce
1307 gün önce
1334 gün önce
1370 gün önce
1383 gün önce
1405 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=