Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Tencere dibin kara...

02 Şubat 2015, 10:38

Seçim yaklaştı. Gelenek olduğu üzere gözler Milliyetçi oylarda. Müşteri çok tabii. Her seçim dönemi Ulusalcısından İslamcısına, CHP’sinden AKP’sine  “Ne yapsak da bu oyları alsak”  sorusuna cevap aranıyor...
Bu  “cevap arama”  çalışmalarında Milliyetçi çevrelerden  “devşirilen” ler veya bir dönem Milliyetçi cenahtan geçmiş isimler kullanılıyor çoğunlukla. İslamcı çevrelere konuşlananları Milliyetçilerin  “muhafazakâr”  duygularını kabartmak için hareketin  “Ulusalcı”  çevrelere pazarlandığını; Ulusalcı çevrelerle dirsek dirseğe olanlar ise  “İslamcı”  çevrelere pazarlandığını seçmene ispat etmenin peşine düşüyorlar.
Milliyetçi oyları bir taraflara kanalize etmeye çalışan yazar-çizer-siyasetçi tayfasının bazı vakıalardan yola çıkarak, bundan topyekûn bir  “ideolojik”  kayma sonucu çıkartması ve nihayet Milliyetçi kalabalıkları başka siyasi adreslere kaydırma gayretine girişmesi artık  “rutin”  sayılır oldu.
***
Yapılan bu eleştiriler hepten haksız ve yersiz midir?
Tabii ki değildir...
Doğrudur, “kimi” Milliyetçiler dün sokaklarda  “mısır patlatır gibi” bomba patlatanların tam bir  “cezbe”  halinde  “Türk” demesini heyecanla karşıladı.
“Kimi” Milliyetçiler dün gazetelerini katledilecek “faşist”  ihbarnamesi gibi kullananların “Enver” e çaktığı selamlarla  “titreme”  geçirmiştir.
1944’te Türkçüleri tabutluklara tıkanların iktidara tırnaklarını geçirme aracı olarak kullandıkları Kemalizm’i “Atatürk sevgisi” olarak “kakalamasını”  göremeyen  “saf”  Milliyetçilerin olduğu da bir vakıadır.
Tıpkı Milliyetçilik anlayışımıza Gökalp-Turhan-Güngör ekollerinden sonra “duble yol”  ekolünü ekleyen “Yeni Türkiye”  Milliyetçiliği mucidi ideologların bulunduğu gibi...
Günümüzde siyasi hayatının en dikkate değer başarısı  “milliyetçilerle mücadele” olan İsmet İnönü’ye yapılan eleştirileri üzerine alınan Milliyetçilere hâlâ rastlanmaktadır ve bu durum beni de ziyadesiyle şaşırtmaktadır.
Tıpkı, “çakma” Erol Güngörlerin Milliyetçiliği ayaklar altına alanların saraylarının merdivenlerindeki sembolizmden Milliyetçi Türkiye rüyası görmesinin şaşırttığı gibi...
Osmanlı rüyasını yeni etnisiteler var ederek diriltebileceğini zanneden  “sözde” Milliyetçiler de az değildir bu topraklarda...
Taşer’in büyük Türkiye’sini bölücü açılım kayığına tayfa olarak gerçekleştirebileceğini zannedenlerin olduğu gibi.
Dün liberal koyunlarda, bilahare Cemaat koylarında ve nihayet İslamcı mı, liberal mi ne olduğunu kendisi bile bilmeyen kulvarlarda “en hakiki” Milliyetçiliğin temsilcisi olduğunu iddia etme kıvraklığına sahip olanlara da rastlanmaktadır bu memlekette...
Örnekleri çoğaltabiliriz...
Bu eleştiriler yapılabilir. Fakat bu tartışma ve eleştirileri yapmak, ideolojik kaymalara, Ulusalcı veya İslamcı çevrelere kayma/kaydırma girişimlerine eleştiri getirmek için önce fikri ve nihayet  “politik” tutarlılığa sahip olmak gerekir.
İnsanlar eleştiriye başlamadan önce nerede durduğunu ve en önemlisi siyasi seyr-i sülûklarını hatırlayarak eleştiri yapmalıdır.
Aksi takdirde, Allah muhafaza  “tencere dibin kara”  durumuna düşebilirsiniz...
***
Yukarıda resmettiğimiz durumlar Milliyetçi çevrelerin her seçim dönemi karşı karşıya kaldığı durumlar.
Normal vatandaşın gönlünün kayması, suret-i haktan görünen eleştirilerin samimiyetine inanıp yanlış sonuçlar çıkartması normal.
Vasat aklın kalemin efsununa kapılıp yanlış limanlara demirlemesi anlaşılabilir.
Kalemi  “efsunlayıp”, bir takım  “mantık” oyunlarıyla milleti  “saf” yerine koyanların durumu ise farklı bir şey...
Felsefe veya ideolojik tutarlılıkla değil, en hafifinden  “beklenti” ile ifade edilebilir bu durum. İktidar kıyılarında hayat bulur genellikle; gazetesindedir, şirketindedir, konutundadır.
Partidir, cemaattir fark etmez onlar için; tek hedefleri iktidara tutunmaktır...
***
Son cümle kendimize: Milliyetçi seçmenin bu kadar müdahaleye açık, siyasi tercihlerinin “manipüle” edilebilir hale gelmesinde bizim suçumuz yok mu?
Yazının başında bu sorunun cevabını verdik, ayrıntıya başka yazıda gireceğiz...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
96 gün önce
110 gün önce
158 gün önce
165 gün önce
172 gün önce
222 gün önce
243 gün önce
250 gün önce
278 gün önce
284 gün önce
291 gün önce
305 gün önce
312 gün önce
326 gün önce
333 gün önce
340 gün önce
348 gün önce
411 gün önce
432 gün önce
445 gün önce
488 gün önce
494 gün önce
515 gün önce
542 gün önce
579 gün önce
593 gün önce
620 gün önce
627 gün önce
635 gün önce
718 gün önce
754 gün önce
845 gün önce
858 gün önce
956 gün önce
970 gün önce
1026 gün önce
1047 gün önce
1166 gün önce
1174 gün önce
1180 gün önce
1187 gün önce
1194 gün önce
1202 gün önce
1216 gün önce
1229 gün önce
1237 gün önce
1271 gün önce
1286 gün önce
1293 gün önce
1300 gün önce
1341 gün önce
1391 gün önce
1418 gün önce
1454 gün önce
1468 gün önce
1489 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=