Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Emniyet müdürünün isyanı

25 Ocak 2015, 14:15

YENİÇAĞ okurlarına, iki gündür sözde çözüm sürecinde gerçekleri yansıtan ve devleti şoka uğratan İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin  raporunu yazıyorum. İktidarın, çözülme sürecinde başta emniyet teşkilatı olmak üzere güvenlik güçlerini,devlet mekanizmasını  ne hale getirdiğinin çarpıcı fotoğrafı olan  bir emniyet müdürünün ( adı bende saklı -aht- ) gönderdiği mektuba aynen yer veriyorum.
 “Sayın Ahmet Takan,
Sizlere bu satırlarımı, Emniyet Teşkilatı üst düzey yönetici personeli olarak siyasi eğilimlerimi işimle karıştırmamam gerektiğinin farkındalığı içinde, ama diğer yandan aile büyüklerimin tamamının milliyetçi olmasıyla tanınan ve övünen bir ailenin üyesi olarak, içine düştüğüm zor durumdan kurtulmak umuduyla yazıyorum.  
Emniyet Teşkilatına girdikten sonra, yüzlerce meslektaşımın bulaştıkları yüz kızartıcı suçlar, işkence suçları veya mafya ilişkilerinden dolayı harcandığını görmüş bir polis şefi olarak, benzer bir hukuksuzluğa bulaşarak ileride yargılanmamak ve telafi edemeyeceğim haksızlıklara uğramamak için, bunları sizlerle paylaşmak ve bizi savunmanızı istemek zorundayım.
25 Aralık günü, Emniyet Amiri, 4. ve 3. Sınıf Emniyet Müdürü olmak üzere toplam 54 emniyet personeli, Emniyet Genel Müdürlüğü binasının Y Blok Toplantı Salonuna davet edildik. Toplantıya Genel Müdürümüz Celalettin Lekesiz, başta Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gülcü olmak üzere diğer Gn. Md. Yrd’ları, Terörle Mücadele, İstihbarat, Özel Harekât, Personel, Kaçakçılık, Güvenlik, İkmal Bakım, İdari Mali İşler Daire Başkanları katıldı.
Toplantının ilk 2 oturumu Genel Müdürlük binasında, 3. oturumu ise İstihbarat Daire Başkanlığında yapıldı. Başlangıçta amacını tam kavrayamadığımız toplantı ilerledikçe katılımcılar olarak hepimiz şoke olduk. İlk oturumda, Genel Müdürümüz Lekesiz ve Genel Müdür Yardımcısı Zeki Çatalkaya ile Personel, Terörle Mücadele, İstihbarat Daire Başkanları konuştular.
İlk oturumda, özetle,
” Çözüm sürecinin yanlış anlaşıldığı ve Devlet otoritesinin zaafa uğratıldığı
 “Bu zafiyeti ortadan kaldırmak üzere -toplantıya çağırılan- vatanseverlerin seçildiği”
“Bizim fedakârlığımızla Güneydoğudaki başıbozukluğun giderileceği, seçim sürecinin istenen şekilde atlatılacağı ve seçimde işbirliği içinde çalışılacağımız (ne demekse!?)”
 “Genel Müdür Yardımcısı Zeki Çatalkaya ile Terörle Mücadele, İstihbarat, Özel Harekât, Personel, Kaçakçılık, Güvenlik, İkmal Bakım, İdari Mali İşler Daire Başkanlarının bazı şark illerini gezerek zaaf olan 54 kritik noktayı tespit ettikleri ve bizleri buralara gönderecekleri”
“Vatanın kurtarılmasının bizim elimizde olduğu”  anlatıldı, bolca gaz verildi.
Yapılan konuşmaların çarpıklığını fark edince, not almaya başladım ve benim gibi katılanlardan birçoğu da not alıyordu, hatta cep telefonuyla ses kaydı yapanlar dahi vardı. Zaten katılımcı 54 personel ve orada bulunan görevliler de bu konuşmaların tanığıdır, inkâr edilmesi asla olası değildir.
Toplantıda yöneticilerin endişesi yüzlerinden okunuyordu ve niçin böyle sıra dışı bir görevlendirme yapıldığını açıklamaktan kaçınıyorlardı. Hepsinin ’çok büyük bir krizle karşı karşıya olduğumuz gerçeğini’ açıkça söylemeye korktuğu anlaşılıyordu. Her biri yuvarlak ifadelerle kendi sırasını geçiştirip topu diğerine atmaya çalışıyordu. Genel Müdürün konuşmasında bu görevlendirmenin bir - iki yıl sürebileceği ifade edilince katılımcılarda duygusal patlama oldu. Homurdanmaların da artmasıyla birlikte oturuma ara verildi.
İlk oturumdan sonra doğal olarak katılımcılar soru sormak ve tepkilerini göstermek için yöneticileri ayaküstü yakaladılar. Katılımcılar, kendilerine yapılanın bir cezalandırma olduğunu, burada bulunan herkesin şark görevini (kimilerinin birden fazla) yerine getirdiklerini, Güneydoğu’daki sorunların ve krizin neden tam anlamıyla açıklanmadığını sorguladılar ve itirazlarını seslendirdiler.
Yapılan itirazların etkisiyle olacak ki, 2. oturumda, Personel Daire Başkanı Eyüp Kınacı, bizlerin neye göre seçildiğimizin sorgulanmaması gerektiğini ve bu tasarrufun tartışmasız şekilde idarenin hakkı olduğunu söyledi. Bazı meslektaşlarımızın istifa edeceklerini ve ailelerinin perişan olacağını söylemeleri üzerine tansiyon yükseldi. Kimileri şark görevi yaptıkları halde aileleri tekrar parçalanacağı için, kendilerini tutamayıp Genel Müdür Yardımcıları ve Başkanların yüzüne  “Siz de çoluk çocuğunuzdan bulun”  diyecekleri kadar ortam gerildi.
Listeden bazılarımızın önceden haberi olacak ki, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gülcü’nün yanında Personel Daire Başkanı  “Liyakate göre seçildiniz”  deyince, Ordu ilinden gelen bir müdür arkadaşımız,  “O halde listeden çıkarılanlar liyakatsiz demektir. Bolu Terör Müdürü listeden çıkarılacak kadar liyakatsizse, hala bu şubede göreve nasıl devam ediyor? Bizi mi kandırıyorsunuz?”  diye sesini yükseltti. Birkaç kişi “Koruma Dairesi’nden Ahmet Canver de listeden ismini sildirmiş”  diye konuştu. Tezgahın tam ortasında sahipsiz bir halde dikildiğimi iliklerime kadar hissettim. Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gülcü hiç tepki vermedi, akşam ayrılırken öğrendik ki meğer listeleri ayarlayan kendisiymiş. Bir yandan personele her türlü konuda yardım edileceği söylenirken, diğer yandan üstü kapalı tehdit dili kullanıldı.
Son cümleler, her ne pahasına olursa olsun olayların önlenmesi için gerekirse şiddet artırılarak (birebir kullanılan ifade  “Geri durmayın! Kırın! Geçirin!” ) otoritenin sağlanacağı şeklinde oldu.
Oturum biterken Genel Müdürün,  “sorunlarla ilgili bizzat kendisinin aranabileceğini”  söylemesi alaycı gülüşmelere sebep oldu. Çünkü o salonda bulunan herkes, hukuksuzluğa alet olarak zora düşene hiç kimsenin sahip çıkmayacağını bilecek yaşta ve mesleki tecrübesindeydi. Personel Daire Başkanı Kınacı oturum sonrası çevresini saranlara, gerekirse gönderilecek personele çift terfi verileceği, örtülü ödenekten ekstra maaş ödeneceği, 24 maaş taltifinin sürekli verileceği ve geçmiş disiplin suçlarının bir şekilde temizleneceği gibi, mantıkla ve hukukla izahı olmayan türlü vaatlerde bulundu.
3. oturum için İstihbarat Dairesi’ne gidildi. Orada da İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı ve bir Şube Müdürü tarafından PKK konusunda brifing aldık. Brifinginde sabahtan beri yaşanan sancıların asıl nedeni anlaşıldı, brifingin içeriği katılımcılarda tam anlamıyla ruhsal çöküntü oluşturdu.
.....gibi yüzlerce madde (burada emniyet müdürü İçişleri Bakanlığın raporundan maddeler sıralıyor -aht-) , kusuruma bakmayın, UTANMADAN, ARLANMADAN, YÜZLER KIZARMADAN saatlerce anlatıldı.
İşin özeti şuydu: ÇÖZÜM SÜRECİ ÇAKILMIŞTI! ŞİMDİYE KADAR “ÇÖZÜM SÜRECİ” İŞE YARIYORMUŞ GİBİ YAPARAK OY TOPLAYAN AKP, ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMDE MİLLİYETÇİ OYLARLA DURUMU KURTARMAK İÇİN KAN DÖKMEYE KARAR VERMİŞTİ! KURBAN DA BİZDİK!
Toplantıya katılanlar, birbirinin işiteceği şekilde sürekli aynı tepkileri verdiler:
 “Madem bölge bu hale geldi, şimdiye kadar neredeydiniz? Hani çözüm süreci iyi gidiyordu? Gelinen noktada devletin kazanımı nerede? Şimdiye kadar barış getiriyoruz diye oy topladınız, bundan sonra da kan dökerek mi oy toplayacaksınız? Hamasetle oy toplamak için çoluk çocuk sahibi olan bizleri mi kurban seçtiniz? Önce hukuksuz kullanılıp sonra da yargılanacak günah keçisi olarak mı seçildik? Bizi üç kuruş para ve haksız rütbe vaat ederek mi kullanacaksınız? Bizleri mitinglerde topladığınız serseri kalabalıklar gibi güdebileceğinizi mi, dolmuşa bindirip ölüme/katliama göndereceğinizi mi düşünüyorsunuz?”
Toplantıdan sonra kapanış yemeği yendi, ama buna yemek denirse... Arkadaşlarımızın neredeyse tamamı önlerine konan yiyeceklerin hiçbirisine ilişmediler. Meslek hayatımda bulunduğum ortamdan bu kadar tiksindiğim bir günü daha hatırlamıyorum. Yemeğe gelindiğinde katılımcılar artık konuşmayı ve tepki vermeyi bırakmıştı, herkes suskundu. Sanıyorum herkes benim gibi istifa etme hesapları yapıyordu. Zaten katılımcılar arasında gün boyu, yeni düzene ayak uydurmayan ve şartları tutan herkesin emekliye sevk edileceği, kanunun Meclis’te alt komisyondan geçtiği konuşulup durdu.
Bu konuya tereddüt etmeden bir an önce müdahale etmezseniz mağdur olacağız ve bizim için çok geç olacak.
Sağlık ve esenlikle kalın.
Mektup,iktidarın  “kamu düzeni”  söyleminin ne olduğunu nasıl da güzel yansıtıyor!..Değil mi?..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
25 gün önce
35 gün önce
85 gün önce
100 gün önce
120 gün önce
124 gün önce
128 gün önce
136 gün önce
157 gün önce
163 gün önce
177 gün önce
195 gün önce
203 gün önce
218 gün önce
231 gün önce
233 gün önce
236 gün önce
246 gün önce
264 gün önce
280 gün önce
302 gün önce
307 gün önce
308 gün önce
331 gün önce
346 gün önce
347 gün önce
376 gün önce
386 gün önce
449 gün önce
469 gün önce
470 gün önce
475 gün önce
492 gün önce
503 gün önce
525 gün önce
533 gün önce
534 gün önce
536 gün önce
548 gün önce
569 gün önce
602 gün önce
612 gün önce
619 gün önce
629 gün önce
637 gün önce
646 gün önce
669 gün önce
673 gün önce
674 gün önce
686 gün önce
688 gün önce
690 gün önce
696 gün önce
701 gün önce
703 gün önce
737 gün önce
748 gün önce
821 gün önce
862 gün önce
901 gün önce
942 gün önce
945 gün önce
947 gün önce
955 gün önce
995 gün önce
1002 gün önce
1031 gün önce
1034 gün önce
1056 gün önce
1069 gün önce
1071 gün önce
1090 gün önce
1097 gün önce
1104 gün önce
1107 gün önce
1109 gün önce
1111 gün önce
1118 gün önce
1120 gün önce
1131 gün önce
1139 gün önce
1141 gün önce
1142 gün önce
1150 gün önce
1157 gün önce
1164 gün önce
1171 gün önce
1173 gün önce
1178 gün önce
1180 gün önce
1183 gün önce
1184 gün önce
1194 gün önce
1202 gün önce
1215 gün önce
1270 gün önce
1273 gün önce
1286 gün önce
1295 gün önce
1302 gün önce
1309 gün önce
1311 gün önce
1325 gün önce
1345 gün önce
1351 gün önce
1370 gün önce
1375 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=