Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Geçmişten bugüne yiyiciler...

12 Ocak 2015, 10:55

Rüşvet ve irtikâb tarihle yaşıt desek yeridir. Sözlükte kabaca “yiyicilik” manasına gelen ve tarihin her döneminde “ahlaksızlığın” temeli olarak görülen bu fiillerin sevmediğimiz iktidar döneminde başladığını iddia etmek zorlama bir yorum olur.

Rüşvet ve “irtikâb” yani “Bir makamı âlet ederek, hakkı olmayan para veya malı hile ile almak” tarihin her döneminde rastlanan bir eylemdi.

Cemil Meriç’in “tarihte tek mucize vardır; Osmanlı mucizesi” sözleriyle zirveye yerleştirdiği Osmanlı’da bile “rüşvet” bir zaman sonra müesseseleşmişti. Osmanlı’ya rüşveti sokan adam olarak tarihe kaydı düşen Koca Rüstem Paşa’ya “ebvab-ı rüşvet fatihi” yani “rüşvet kapısını fatihi” denmişti...

Fuzuli’ye; “Selam verdim rüşvet değildir deyu almadılar./ Hüküm gösterdim, faidesizdür deyu mültefuid olmadılar.” dedirten rüşvet kapısının fatihi, Avusturya ve Osmanlı arasındaki barış görüşmeleri için bile rüşvet alabilecek tıynette bir adamdı.

Veysi’nin “Balık başdan kokar dirler fesâdun başı ma’lûmdur” sözü misali devletin tepesinde organize edilen yolsuzluk belası nihayet Osmanlı’nın başını yemiştir.

***

Doğru, rüşvet ve yolsuzluğu bizim nesil keşfetmedi. Eskiden de vardı. Lâkin eskiden “iş üstünde” yakalananlar devlet tarafından himaye edilmez cezası kesilirdi. Hele hele bizzat hakkı yenen tarafından savunulmazdı.

Evet dün de bugünkü takipçilerinden geri kalmayacak Koca Rüstem Paşalar, Hadım Hasan Paşalar, Hafız Beşir ağa gibi namlı rüşvetçiler vardı. Lakin onlar, en azından rüşvet alırken yakalanınca himaye görmez, millet tarafından lanetlenir; yedikleri herzelerin karşılığı devlet tarafından  Bostancıbaşına ihale edilirdi.

Yeni olan devletlunun “rüşvet çarkı” içinde olması değildir, devlet adamlarını (Sultan dahi olsa) rüşvet aldıkları zaman “acaba hükümetimiz zarar görür mü?” endişesiyle değil, “kötü örnek teşkil eder” hissiyle en ağır şekilde cezalandıran bir devlet çizgisinden yolsuzlukların “ideolojik” kılıflarla aklandığı bir çizgiye gelinmesidir.

“Yeni Türkiye” dedikleri şeyin aslı bu olsa gerektir.

 

***

Eskiden, hakkında yolsuzluk iddiası olan devlet yetkililerinden iki türlü tavır görmek mümkündü.

Birincisi “mağdur”un tavrıdır: Yolsuzluk iftirasına uğramış devlet yetkilisi bunu gururuna yediremez ya kahrından ölür, ya da devlet elbisesini üzerinden sıyırıp hesap vermeye koşardı.

Buna örnek burnumuzun dibinde: Koray Aydın. Aydın, hakkındaki iddialardan aklanmak için Genel Başkanı’na değil mahkemeye koşmuştu. Üstelik kimseden bir talep gelmeden hem vekillikten hem de Bakanlıktan istifa etmiş, sivil mahkemelerde aklanmıştı.

Bu aklanmaya rağmen iktidarın sayısal gücüyle yüce divana gönderilmek istenince kendisini siyaseten bitirmek için ahdetmiş heyete “elinizden geleni ardınıza koymayın!” diyen Koray Aydın’ın yaptığı şeyin nasıl bir şey olduğu, soruşturma komisyonlarına “beni yüce divana göndermeyin” diye yalvaranları görünce daha açık bir şekilde ortaya çıktı.

Üstelik kendisini savunacak ne meclis grubu ne de aklayacak mahkemeleri vardı...

İkincisi ise, yolsuzun  tavrıdır: Bu tip, hesaptan kaçmak isterdi lâkin devletlû kravatından tutup hakimin karşısına oturturdu.

Şimdi üçüncü bir tavır sözkonusu. Haklarında iddia olanların meclis marifetiyle mahkemeden kaçırılması. Bu da doğal olarak işin içinde “organize” bir şeylerin olduğu şüphesini doğuruyor.

Neticede mesele ahlak meselesidir.

***

Dünün Türk toplumu “Koca Rüstem” ve sürekasına en azından “içinden” kahrederken bugün birtakım hikayelerin peşine takılarak yolsuzlukları kutsaması salt “cehalet”le veya kuru fasulye/kömür retoriği ile izah edilebilecek bir şey değil.

Durum, Sünbülzade Vehbi’nin üç asır önce,

“Hep rüşvet ile eylediler devleti ber-bâd / Bak şu ulemâya vükelâ vü vüzerâya”

sözleri ile ifade bulan durumdur. “Bir kısım” ulemanın yolsuzluğa, rüşvete ve hırsızlığa, haksız mal edinmeye yani şeriatta “hak yeme” hususunda zikredilen ne varsa şer’i delil uydurmasıdır.

Eğer bir toplumun “allamesi” Allah’tan korkmaz ise milletin kanması mukadderdir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
200 gün önce
298 gün önce
326 gün önce
403 gün önce
417 gün önce
465 gün önce
472 gün önce
479 gün önce
529 gün önce
550 gün önce
557 gün önce
585 gün önce
591 gün önce
598 gün önce
612 gün önce
619 gün önce
633 gün önce
640 gün önce
647 gün önce
655 gün önce
718 gün önce
739 gün önce
752 gün önce
795 gün önce
801 gün önce
822 gün önce
849 gün önce
886 gün önce
900 gün önce
927 gün önce
934 gün önce
942 gün önce
1025 gün önce
1061 gün önce
1067 gün önce
1110 gün önce
1152 gün önce
1166 gün önce
1193 gün önce
1235 gün önce
1263 gün önce
1277 gün önce
1333 gün önce
1354 gün önce
1473 gün önce
1481 gün önce
1487 gün önce
1494 gün önce
1501 gün önce
1509 gün önce
1523 gün önce
1536 gün önce
1544 gün önce
1578 gün önce
1593 gün önce
1600 gün önce
1607 gün önce
1648 gün önce
1698 gün önce
1725 gün önce
1761 gün önce
1775 gün önce
1796 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=