Lütfen bekleyin..

Ali Mert Kutlu

90. Yıl

31 Temmuz 2013, 15:11

24 Temmuz 2013 Lozan Barış Antlaşması’nın 90. yıldönümüydü. Bildiğiniz gibi bazılarının son yıllarda yüksek perdeden aşağılamaya çalıştığı bu antlaşma Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunu sağlayan Milli Mücadele’yi noktalamış ve devletimizin varlığını dost düşman herkese kabul ettirmişti. Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması ve Sevr Antlaşması Türklüğe hayat hakkı tanımamıştı.

            Lozan Barış Antlaşması Anadolu’nun doğu ve güney doğusundaki Ermenistan ve Kürdistan hayallerini o günler için sona erdirmiştir. O günler için diyorum çünkü bildiğiniz gibi Kürdistan Sevr’de çizilen sınırlardan kat be kat daha geniş olarak oluşturulmaya çalışılıyor. 100 yıl önce bu ameliyatı Batılılar kendileri yaparken bugün bizim temsilcilerimize (?) yaptırıyorlar.

            Bölücü Kürtçülüğün zirve yaptığı 2-3 yıl içinde biraz sönük kalarak dikkatlerimizden saklanan diğer konu da Ermeni Meselesi’dir. Ancak unutulmaması gereken 2015 meselenin dalya yılı olarak görülmektedir. O güne kadar bölücülük ve ekonomi ile sıkıştırılacak Türk Devleti bir darbeyi de Ermeni cephesinden yiyecektir. İç kamuoyu medya ve STK lar tarafından bu duruma alıştırılmaya çalışılmaktadır. Öyle ki bu ülkede “hepimiz ermeniyiz” diyenlere kimse bir şey demezken, Ankara’nın göbeğinde Hocalı Katliamı’nı kınayanlara saldırılar yapıldı. Maalesef bu durumu artık Türk’e yabancılaşmış olan medyamız görmedi.

            Lozan bize kapitülasyonlar başta olmak üzere bir çok yüz karasından kurtulma fırsatı vermiştir. Anlaşma metni incelenirse hemen her konuda ayrıntılı çözümler görülecektir. Denilebilir ki bir çokta eksiği var. Var ama savaştan yeni çıkan bir devlet ve millet olduğumuzu da unutmamak lazım.

            Şu anda hayli yaşlanmış olan bir tarihçi var. Ömrü Türkiye Cumhuriyeti’ne ve kurucularına hakaret etmekle geçti. Tarihin yalan söylememesi gerektiğini olanca sesiyle ve maalesef ölçüsüzce söylüyordu. Ona göre “623 yıllık muhteşem Osmanlı tarihi” vardı. Osmanlı başımızın tacıdır. Ama 2. Viyana Bozgunu’nu, Küçük Kaynarca Antlaşması’nı, Edirne Antlaşması’nı, Berlin Antlaşması’nı, Balkan Bozgunu’nu, yaygınlaşan rüşvet ve adam kayırmayı nereye koyacağız. Bu saydıklarımızın hiç birisi muhteşem değil. Ama Osmanlı da bizim, Türkiye Cumhuriyeti de. İnsanlarımızı güya dünün erdemleri peşinde koşarak sahip olduğu devletine düşman etmek olsa olsa en hafif ifadesiyle millete düşmanlıktır.

            Üstteki paragrafta sözünü ettiğimiz düşünce epeyce yol almış olmalı ki, devletimizle problemi olan çok fazla şahıs ve oluşum ortaya çıktı, icra-i sanat eyliyorlar. Kimi içeride, kimi dışarıda. Kimi batıdan besleniyor, kimi güneyde körfezden. Ama hepsinin dertleri aynı olsa gerek ki, şimdilik aynı komuta odasından kontrol ediliyorlar. Çok önemli benzerliklerinden birisi de bunların dedeleri de Milli Mücadele sırasında benzer tavırlar sergilemiş.

            Günümüzde TV ekranlarını dolduran birçok küçük ruhlu ve erkekli kadınlı grup koro halinde Türkiye Cumhuriyeti’ni, kurucularını ve Lozan Barış Antlaşması’nı karalama kampanyası düzenlemişler. Hiç mi farklı söyleyen olmaz aranızda. Çok bağıran tarihçi prof, dişlerini zoraki ve alaycı bir şekilde açan hediye tarihçi, İngiltere’den gelme doçent, kara suratlı uzun saçlı bayan ve niceleri. Türk Milleti’ni ve Devleti’ni kendilerince kevgire çevirmeye çalışıyorlar.

            Türk Milleti şunu unutmamalı! Sevr ölü doğan bir antlaşma değil. O dondurulmuş binlerce embriyodan sadece birisiydi. Her fırsatta birer birer ortaya çıkarıyorlar ve daha da çıkaracaklar. 1920’de de matbuat bugünlere benziyordu.

            Türk Milleti unutmamalı! Osmanlı sevgisi Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlıkla gösterilmez. Elindekine sahip olmayı beceremeyenler, ölüyü nasıl diriltecek.

Varsa devlet hayatımızın aksaklıkları bunlar elbirliği ile düzeltilir. Ama devleti yok etmek niye. Bu kimin işine yarar. Bu soruya verilecek ayrıntılı cevap her şeyi ortaya çıkaracaktır.

NOT: Seyahat sebebi ile Lozan Barış Antlaşması’na yer veremedik. Özür dileriz.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1646 gün önce
1647 gün önce
1660 gün önce
1675 gün önce
1689 gün önce
1692 gün önce
1695 gün önce
1702 gün önce
1709 gün önce
1720 gün önce
1728 gün önce
1730 gün önce
1732 gün önce
1745 gün önce
1748 gün önce
1750 gün önce
1753 gün önce
1755 gün önce
1758 gün önce
1764 gün önce
1770 gün önce
1771 gün önce
1773 gün önce
1776 gün önce
1785 gün önce
1788 gün önce
1797 gün önce
1798 gün önce
1804 gün önce
1805 gün önce
1808 gün önce
1812 gün önce
1815 gün önce
1817 gün önce
1821 gün önce
1824 gün önce
1826 gün önce
1828 gün önce
1830 gün önce
1831 gün önce
1833 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=