Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Demek ki mesele cemaat medyası değilmiş!

01 Ocak 2015, 00:02

Gazeteci Sedef Kabaş’ın attığı bir tweet dolayısıyla gözaltına alınması bir bakıma iyi oldu... Zaman ve Samanyolu televizyonlarına yapılan baskın, ardından gözaltı ve tutuklamaların sadece hükûmet ve cemaat arasında bir mesele olduğunu düşünenlere konunun bu kadar basit olmadığını gösterdi...
Yasama, yargı, vicdan denetimin dışında kalmak isteyen ve bu yolda büyük mesafe kat eden siyasi iktidar, medyayı da tam olarak kontrol altına almak istiyor... Medyada hâkimiyet kuran ‘saray şairleri düzeni’nin iyice pekiştirilmesi amaçlanıyor...
Kimse eleştirmeyecek, sürekli övecek, gerektiğinde hakikati gizleyecek, alt yazıyı bile canlı canlı izleyen ve aksi bir durumda hemen telefona sarılıp fırça atmayı bekleyen birinin varlığına teslim olacak, tartışmayacak, sadece talimatları uygulayacak!.. İşte hedeflenen medya düzeni bu... Uzun yıllar uyum içinde çalışılan ve ‘Cemaat medyası’ diye tarif edilen bu grup, malum sebeplerle söz konusu kalıbın dışına çıktığı için cezalandırılıyor...
14 Aralık’tan sonra şu görüldü ki cemaatle uzaktan yakından ilgisi olmayan, hatta cemaat tarafından mağdur edildiğine inanan, ona öfke duyan birçok kesim, o operasyona ‘özgür medya’ hassasiyetiyle açıktan karşı çıktı... Kimi gazeteciler ve aydınlar basit bir intikam duygusuyla ve ‘Eden bulur’ psikolojisiyle davranmaktan çok, ülkenin totaliterizme kayan görüntüsünden ürktüler ve bu durumda sıranın suskun kalanlara geleceğini anladılar... Zaten dünyadaki bütün tarihi tecrübeler de bunu gösteriyordu; iştah açılmaya görsün, önündeki bitince  “Sıradaki gelsin”  diyordu...
***
Sedef Kabaş için bir siyasi talimat gitmiş midir? Hiç önemli değil, tıpkı Manisa’daki o hâkim gibi, yasaları çiğneme pahasına bir işlem yapılıyorsa ve adaleti işletecek olanlar böyle bir iklimin etkisinde kalmışsa, durum vahim demektir...
Attığı o ‘başa belâ’ mesajda gazeteci Sedef Kabaş, 17 Aralık’la ilgili takipsizlik kararı veren savcının makam odasındaki resmini yayınlamış ve şu notu düşmüş:  “Bu adamı asla unutmayın. 17 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı veren savcı Hadi Salihoğlu.”
Ne diyecekti gazeteci  “Unutun gitsin, kafaya takmayın” mı? Yoksa “Üç gün konuşun, dördüncü gün unutun”  mu? Gazeteci yazmak ve tarihe not düşmek için var... Onun kamu adına görevi zaten unutturmamak...  “İşte darbeye göğüs geren kahraman savcı, bu ismi unutmayın”  deseydi ne güzel olurdu!..
İşte ‘bitişik nizam saray düzeni’ böyle bir basın istiyor!.. Bu uğurda ‘yoldaki taşların temizlenmesi’ amaçlanıyor... Dünyanın kaç demokratik ülkesinde medya patronu telefonda Başbakan’ın fırçası karşısında ‘esirce’ağlıyor? ‘Alo Fatih’in yaşandığı hangi demokratik ülkede Başbakan o saatten sonra Başbakan kalabiliyor? Hangi ülkede medyaya el konuyor ve o el konulan medyanın başına devlet adına ‘partizanlar’ atanabiliyor? Hangi ülkede ‘havuz medyası’ var? Ve hangi ülkede satılmayan ‘parti gazeteleri’ kamu kuruluşları tarafından reklam yoluyla ayakta tutuluyor ve başta hava yollarına olmak üzere tonlarca satın alınıyor?
Koşar adım gidilen medya düzeni bu olunca bir gazetecinin tweetini ‘hedef göstermek ve tehdit etmek’ olarak değerlendiren kafalar artıyor... Her alanda baskı kurma psikolojisi artık çok tehlikeli bir sarmala dönüştürüyor... Yani durum Zaman’a ve Samanyolu’na ‘Özel değil, genel geneeeeel, içeriğine bakmak lâzım’!..
***
Savcı ismini unutmamanın ve unutulmamasını tavsiye etmenin suç olduğu bir düzen!.. Kara mizah bile hafif kalır... İmkân olsa da ‘montajı gözünden yakalayan’ TÜBİTAK hepimizin beynine format atsa da her şeyi unutsak!..
17 ve 25 Aralık’ı, kendi topraklarımıza atmayı düşündüğümüz roketleri, ‘görüşen şerefsizdir’ lâflarını, Soma’da garibana savrulan tekmeleri ve yüzlercesini!.. Ne güzel ‘Yeni Türkiye’ fotoğrafı olurdu değil mi? Kahrolası hafıza yüzünden olmuyor işte!.. Olsa dükkân sizin!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
906 gün önce
Hadi Salihoğlu gibi daha bir suru savcilar,hakimler var,bunlarin hepsi zamani geldiginde yasalari uygulamadiklarindan tek tek hapislere girecekler,bunlar hayatin gercegi,kimse suc isleyip de kurtuldugunu sanmasin,bunlari savcilar,hakimler daha iyi biliyorlar.Ancak bildikleri halde bu isleri yaptilar,dolayisiyla herhalde sonunda baslarina gelecek musibetleri de az cok biliyorlar.
Yazarın Diğer Yazıları
33 gün önce
40 gün önce
51 gün önce
80 gün önce
87 gün önce
93 gün önce
128 gün önce
143 gün önce
180 gün önce
182 gün önce
215 gün önce
241 gün önce
259 gün önce
273 gün önce
282 gün önce
287 gün önce
289 gün önce
338 gün önce
350 gün önce
355 gün önce
357 gün önce
373 gün önce
378 gün önce
397 gün önce
401 gün önce
432 gün önce
434 gün önce
441 gün önce
450 gün önce
476 gün önce
492 gün önce
497 gün önce
506 gün önce
507 gün önce
513 gün önce
521 gün önce
524 gün önce
527 gün önce
541 gün önce
597 gün önce
618 gün önce
633 gün önce
682 gün önce
689 gün önce
692 gün önce
695 gün önce
716 gün önce
752 gün önce
763 gün önce
821 gün önce
864 gün önce
926 gün önce
933 gün önce
940 gün önce
1000 gün önce
1039 gün önce
1046 gün önce
1053 gün önce
1060 gün önce
1064 gün önce
1070 gün önce
1106 gün önce
1126 gün önce
1136 gün önce
1150 gün önce
1161 gün önce
1185 gün önce
1256 gün önce
1276 gün önce
1280 gün önce
1294 gün önce
1298 gün önce
1301 gün önce
1323 gün önce
1325 gün önce
1329 gün önce
1347 gün önce
1353 gün önce
1354 gün önce
1364 gün önce
1371 gün önce
1407 gün önce
1424 gün önce
1438 gün önce
1457 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=