Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Ya rab kıyma şu aziz millete!...

28 Temmuz 2013, 23:16

Yaptıklarının bedelini ödemede Türk milleti kadar "ehil" bir millet var mıdır? Ben okumadım. Türk milletinin kurduğu büyük devletler içerisinde de Osmanlı kadar bedel ödeme ve ödetme hususunda ehil bir devlet yok gibidir.

Devlet hizmetini "ibadet" sayan bir anlayışın hakim olduğu o çağlarda, hizmet esnasında bilerek veya bilmeyerek yapılan hataların sonuçlarına katlanmak devlet adamlığının gereği sayılmıştır. Tabii ki bu bedel çoğu zaman devlet adamının "kellesi" oluyordu. Türk devlet geleneğinde devlet adamının yaptıklarının faturasını ödemek adına bırakın koltuğu, kellesini verirken içine girdiği "teslimiyet" hâli, o gelenekte devlet adamı olmanın dibacesi olan "Hakk'a teslimiyet, devlete sadakat ve millete hizmet" şuurundan ileri geliyordu.

Bu şuur, devlet adamının sadece "düşkün" dönemlerine değil iktidar dönemlerine de şamil olan bir hâl olmalı idi. Aksi takdirde kudret yitip kelle gideceği vakit, hâlet teslimiyet değil perişanlık olmakta idi.

İşte bir örnek. Viyana önünde mağlup olan Merzifon'lu Kara Mustafa Paşa'nın kumandanlarından Arnavut İbrahim Paşa kendisini idam ettiren Merzifonlu hakkında idam anında şöyle diyor: "Padişahımıza söylesinler zayiatı telafi edecek yine odur. Azledip idam etmesin."

Ölüm anında bile devletin geleceğini düşünerek kendisini katledeni kurtuluş reçetesi olarak gösteren bir şuur. Her şeyi bilen biri tarafından yönetilen şu topraklar için ne kadar "yabancı" bir tavır değil mi?

Bir ders de İbrahim Paşa'nın kendisini idam ettirmesine rağmen cellatları ile Padişah'a "katletmeyin" dediği Merzifonlu'dan. Merzifonlu idam fermanını alınca "Rıza Allah'ın" deyip seccade serdi. Kendi eliyle kürkünü ve sarığını çıkarıp ”Gelsinler, şu halıyı kaldırın, cesedim toprağa düşsün; hem devlet malıdır kanlanmasın“ dedi. Makam sahibine ölüm anında bile devleti düşündürecek bu şuur, muhakkak ki sürdüğü hayatta gizlidir.

On yıllardır devlet adamları değil, tüccarlar tarafından yönetilen bir ülkede bu örnekler ne kadar uzak geliyor değil mi? Milleti canından değil canını milletten aziz gören bir anlayışın devlet yönetimine hakim olduğu şu coğrafyada İbrahim Paşa'ların değil Damat Ferit'lerin hüküm sürmesinden daha doğal ne olabilir?

İlk işi "devlet" şuurunu yok etmek olan ve bunu bir marifetmiş gibi anlatan; ömrü koltuk ve kasa arasında geçen kafanın ecdadın "devlet" şuurunu anlamasını beklemek beyhude. Meseleye buradan bakarsak koskoca Türk devletini kıçı kırık çapulcu ile "muhatap" eden ve hatta onun ayakları altına seren kafayı anlamamız mümkün olabilir. Devleti sadece bir "geçim" aracı gören bu zihniyetin üçbin yıllık devlet geleneği olan bir milletin geleceğini aşiret ağaları ve tescilli hainlerle pazarlık konusu etmesi ancak bu hâlet ile izah edilebilir. Tabii ki bir de şu millete karşı işlediği "cürümlere" dair bir "bedel" ödemeyeceğine olan inancı ile.

Geçtiğimiz günlerde bir yerde okumuştum, şöyle bir dua vardı: Ya rab kıyma şu aziz millete!.

Ağlanacak bir duadır bu.

Bu dua, öncelikle artık işin "çaresizlik" boyutuna geldiğini resmeder.

Sonra, dün devletlerin önünde sıra sıra dizildiği, dünyayı şekillendiren, mazluma "Yunus" zalime "Yavuz" olan milletin düşürüldüğü hâli tesmiye eder.

Ve nihayet tarih boyunca savaş meydanlarında kazandığını masada veren bir milletin "makus talihini" hatırlatır. Üstelik bu kez masada "devletlere" değil "eşkıyaya" kaybetmenin zilletini yaşayan bir milletin serencamını anlatır.

İnsan nereden nereye diyor…

Dün Avrupalı krallara vüzerayı denk gören bu milletin devleti bugün eşkıya ile muhatap hale getirildi.

Neye ağlayalım?

Türk devletinin eşkıya ayaklarında paçavra haline getirilmesine mi?

Televizyon ekranlarında milletin değerlerine, kimliğine ve kutsalına söven alçakların gördüğü üst düzey muameleye mi?

Devletin tepesini işgal edenlerin ihanet derecesine varan uygulamalarına hesap soracak bir muhalif rüzgâr olmamasına mı?

Memleket parçalanmaya koşar adım giderken, yöneten bunu sanki tarihi bir zafer kazanmış gibi seyrederken; milleti bu ölüm koşusuna karşı uyandırması gerekenler uyurken, milletin Allah'a "Ya rab kıyma şu aziz millete!" diye yalvarmaktan başka yapacak neyi kalıyor?

İsmail Şahin'i takip etmek için:

https://www.facebook.com/isahinbegen

https://twitter.com/issahintr

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
KURT
1457 gün önce
Ya rab kıyma şu aziz millete çok güzel bir yazı teşekkür ederiz.
Yazarın Diğer Yazıları
71 gün önce
85 gün önce
133 gün önce
140 gün önce
147 gün önce
197 gün önce
218 gün önce
225 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
266 gün önce
280 gün önce
287 gün önce
301 gün önce
308 gün önce
315 gün önce
323 gün önce
386 gün önce
407 gün önce
420 gün önce
463 gün önce
469 gün önce
490 gün önce
517 gün önce
554 gün önce
568 gün önce
595 gün önce
602 gün önce
610 gün önce
693 gün önce
729 gün önce
820 gün önce
833 gün önce
903 gün önce
931 gün önce
945 gün önce
1001 gün önce
1022 gün önce
1141 gün önce
1149 gün önce
1155 gün önce
1162 gün önce
1169 gün önce
1177 gün önce
1191 gün önce
1204 gün önce
1212 gün önce
1246 gün önce
1261 gün önce
1268 gün önce
1275 gün önce
1316 gün önce
1366 gün önce
1393 gün önce
1429 gün önce
1443 gün önce
1464 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=