Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Osmanlı’yı doğru anlamak

15 Aralık 2014, 00:04

Bir at zırhı,
Bir çift çizme,
Birkaç tane sancak,
Bir kılıç,
Bir mızrak,
Bir tirkeş,
Birkaç at,
Üç sürü koyun,
Tuzluk ve kaşıklık....
Bunlar ne mi?
Birilerinin  “dirilteceğini” iddia ettiği ve meydanlarda  “Padişah”  pankartları ile karşılanarak neredeyse saltanatta  “veraseten intikal”  hak iddia ettiği devletin kurucusunun bıraktığı mal varlığı.
Evet, Osman Gazi’den bahsediyorum...
Ağalar...
Osmanlıyı diriltmek ne miting alanlarında  “Padişah ...”  pankartları açtırmaktan, ne de  “Osmanlıca” okutmaktan geçmez...
Yedi düvele hükmeden bir devleti kurarken arkasında bırakın gemicikleri, rezidansları sizin hacet giderdiğiniz hela taşının ederi kadar bile mal bırakma endişesinden uzak hizmet şuuruna sahip olmaktan geçer...
Osmanlı’yı diriltmek  “ufak tefek yolsuzlukları” vaka-i adiyeden sayarak,  “bunların hepsi yalandır diyemem” diyerek hak gaspını seyretmekten geçmez.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkının davacısı olmaktan geçer...
Anlayana tabii...
***
Osman Gazi ile başladık, Fatih’le devam edelim. Hızır Bey’i bilir misiniz? Özellikle hakimlerimize sormak isterim...
Hızır Bey, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra İstanbul Baş Kadısı olan zamanın en önemli hukukçularından.
Hikaye hepimizin mâlumu. 80’li yıllarda muhafazakâr kıraathanelerinde genç çocuklara  “Osmanlı şuuru” vermek için anlatılan hikayelerin en meşhurlarından.
İktidar olana kadar anlatılan, sonra  “acaba gerçek mi?”  denilen gözde hikâyelerin birinden bahsedeceğim ...
Rivayet odur ki...
Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra Ayasofya civarında bir köşk inşa ettirmek ister. Rum mimarlarından birisini de bu işe memur eder.
Mimar binayı tamam eder lâkin binanın mermer sütunları Fatih’in istediğinden iki arşın kısadır. Bunu gören Fatih, mimarın ellerini kestirir.
Mimar bu haksız muamele karşısında doğru Baş Kadı Hızır Bey’e müracaat ederek Fatih’ten davacı olur. Çağ açıp, kapatan Sultan, mahkeme salonuna girince baş köşeye geçmek ister. Hızır Bey, o zamanki Türk Devlet Nizamının nasıl bir şey olduğunu gösteren şu muhteşem ihtarı yapar Fatih’e:
- Oturma Beğüm. Hasmunla mürafaaişer olup ayak beraber dur...
Hızır Bey’in bu ihtarı karşısında Fatih  “Eyy Kadı, kaftanını çıkar da siyaset et!”  demez, korumaları Kadı’nın üzerine çullanmaz.
Büyük Sultan ihtara binaen suçlulara mahsus yere oturur.
Mahkeme neticesinde Fatih’in haksız olduğu ve bu sebeple aynı yerden bileklerin kesilmesi gerektiği hükmolunur.
Fatih bilekleri Kadı değiştirerek değil ancak davacı mimar şikayetinden vazgeçince kurtarır.
Neden anlattım?
Bir. Hızır Bey gibi hakimlere hasret kalan şu topraklarda en azından tarih okuyarak,  “eskiden varmış”  diye moral bulalım dedim.
İki. Osmanlı’yı  “Saray Manzumesi”  zanneden zevatın dikkatini bir de  “adalet, hak ve hukuk” meselelerine çekelim dedim; görünen o ki unutmuşlar.
Üç. Eğer bizim bildiğimiz Osmanlı’yı dirilteceklerse bir daha düşünsünler diye anlattım. Çünkü Osmanlı hukuk düzeninden kollarını kurtarmaları zor; Cürm-ü meşhut yapılanlarınkini kökünden kesiyorlarmış.
Benden söylemesi...
***
Önce kararımı yazıyorum: Osmanlıca eğitime taraftarım. Tıpkı Bakan gibi, seçmeli olmasını diliyorum.
Neden önce yazdım?
Bazı AKP’liler her yazdığımıza okumadan  “vay hükümet düşmanı!”  diye sayfalarca mesaj yazıp, aslımızı-neslimizi kontrol ediyorlar.
Bu tiplere her zaman şunu nasihat ediyorum; Yazdıklarınızın dörtte biri kadarını okursanız Türkiye’nin problemi kalmaz.
Konuya dönelim...
Çince’nin bile öğretildiği bir sistemde Osmanlıca öğretilmesinin bir sakıncası yok.
Bir nasihat da CHP’lilere...
Korkmayın, Arap alfabesi ile Türkçe okuyarak rejim tehlikeye girmez.
Hele hele bölücü taleplere  “demokratikleşme”  kılıfı ile attığınız destekler kadar hiç tehlikeye girmez. Sormak isterim bu arkadaşlara: Osmanlıca dersleri, Kürtçe eğitimden daha fazla mı zarar verir Türk devletinin birliğine, dirliğine?... Netice-i kelam; Çince öğrenince Çin müstemlekesi olmayacağımız gibi Osmanlı’ca öğrenince Osmanlı Sultanları mezarından kalkıp tepemize tünemezler.
Sakin olun...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
799 gün önce
Osmanli devletinin bu kadar uzun surmesinin tek nedeni askeri gucu ve Turk milletinin yuregindeki adalet duygusudur.Her aldiklari yere derhal kadilar tayin ederek toplumsal dengeyi cok iyi kurmus OSMANLI,bugunku yuzsuzler ise adaleti kendilerine yontuyorlar,herkes icin adalet yok ulkede,bunun icin de her gecen gun OSMANLI'ya giderek uzaklasiyoruz,AKP iktidari sayesinde rezil bir ulke olduk.Halbuki kendi koltuklarina degil de milletin icinde bogulduklari sorunlara biraz egilselerdi durum belki cok farkli olurdu.Millet ergenekon gibi,paralel devlet gibi sahte soylemlerle ulke gundemi 8 yildan beri mesgul ediliyor,milletin dertleri ise her gecen gun katlanarak buyuyor.Yolsuzlukta dunyanin en kotu ulkelerinden birisi olduk,ulkenin birligi tehlikede,ahlaksizlik patlamis,bunlar OSMANLI'yi guya bu sekilde dirilticekler,ALLAH bunlarin topunu islak etsin,bunlarin gercek yuzunu millete gostersin.Eskiya karsisinda eli ayagi titreyenlerin OSMANLI adini agizlarina almalari ecdada bir kufurdur,hic utanma da yok bunlarda.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
65 gün önce
72 gün önce
100 gün önce
106 gün önce
113 gün önce
127 gün önce
134 gün önce
148 gün önce
155 gün önce
162 gün önce
170 gün önce
233 gün önce
254 gün önce
267 gün önce
310 gün önce
316 gün önce
337 gün önce
364 gün önce
401 gün önce
415 gün önce
442 gün önce
449 gün önce
457 gün önce
540 gün önce
576 gün önce
667 gün önce
680 gün önce
750 gün önce
778 gün önce
792 gün önce
848 gün önce
988 gün önce
996 gün önce
1002 gün önce
1009 gün önce
1016 gün önce
1024 gün önce
1038 gün önce
1051 gün önce
1059 gün önce
1093 gün önce
1108 gün önce
1115 gün önce
1122 gün önce
1163 gün önce
1213 gün önce
1240 gün önce
1276 gün önce
1290 gün önce
1311 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=