Lütfen bekleyin..

Erciyes Türk Kurultayı'nda Büyük Coşku

Yurdun dört köşesinden katılımcıların iştirakı ile gerçekleşen Erciyes Kurultayı’nın ana gündemi son dönemde tırmanışa geçip ülkeyi kana bulayan bölücü terör ve zulüm altındaki Türk dünyası topluluklarının sorunları oldu
Türk milliyetçileri yine kilometreler aşıp Erciyes’in zirvesinde kucaklaşma geleneğini sürdürdü. Ülkücüler, bir kez daha Türkeş’in başlattığı kurultaya coşkuyla sahip çıkmanın mutluluğunu yaşadılar.

İlki 1996 yılında Alparslan Türkeş’in talimatıyla toplandıktan sonra 18 yıl aralıksız devam eden ancak 2008 yılında MHP yönetiminin kararı ile son verilen Erciyes Kurultayı’nı yaşatma çabaları her geçen yıl daha da güçlenerek sürüyor. MHP’nin kararı sonrasında Türkeş’in emaneti saydıkları Erciyes Kurultayı geleneğini ısrarla yaşatmaya devam eden Ülkücüler, oluşturdukları bir tertip komitesi ile bu yılda Erciyes’in Tekir Yaylası’nda coşkulu bir buluşma gerçekleştirdiler. Yurdun dört köşesinden hatta Türkiye dışından katılımcıların iştirakı ile gerçekleşen kurultayın ana gündemi son dönemde tırmanışa geçip ülkeyi kana bulayan bölücü terör ve zulüm altındaki Türk dünyası topluluklarının sorunları oldu.

Türklük alemi zorda

Okunan Kur’an-ı Kerim, İstiklal Marşı ve şehitler için saygı duruşunu takiben Kurultayın açış konuşmasını yapan Tertip Komitesi Başkanı Necip Dinçer, Erciyes’te Türkeş’in emanetine sahip çıkarken Türk milletinin ve Türk dünyasının sorunlarını gündeme getirmeyi kendilerine öncelikli vazife saydıklarını söyledi. Bölücü terörü de lanetleyen Dinçer, “Çözüm süreci adı altında paye vererek PKK’nın büyümesine sebep olanlar, şimdi PKK ile baş edemez haldeler. Askerimiz, polisimiz şehit oluyor. İktidar buna çare bulamıyor” diye konuştu

Kurultay’a davetli olarak katılan Prof. Dr. Nurullah Çetin, Suriye Türkmenleri Temsilcisi Abdülkerim Aga, Irak Türkmenleri Temsilcisi Selahattin Küzeci, MHP eski Yozgat Milletvekili Dr. Mesut Türker, MHP eski Karaman Milletvekili Osman Sevimli, Kültür eski Bakanı Namık Kemal Zeybek, MHP eski eğitimcilerinden Hakkı Şafak Ses, Türkeş’in doktoru Selim Kaptanoğlu ve Elçibey’in Danışmanı Prof. Dr. Hanım Halilova da söz alarak Türk milletinin bugün yaşamakta olduğu sıkıntılar konusunda görüşlerini dile getirdiler.

Zirvede Bozkurt sesleri

Yapılan konuşmaların ardından Ülkücü ozanlar ile Ozan Arif, Esat Kabaklı ve İsmail Türüt verdikleri konserle katılımcılara unutamayacakları bir gün yaşattı. Esat Kabaklı Türk Halk Müziğinin en seçkin örneklerini ve kahramanlık türkülerini seslendirirken Erciyes’in zirveleri kendisine eşlik eden ülkücülerin sesleriyle çınladı. En son sahne alan Ozan Arif de yoğun tezahurat ve alkışlarla huzurlarına çıktığı ülkücülere hitaben anlamlı bir konuşma yaptı. Erciyes Kurultayı’nın Alparslan Türkeş’in Ülkücülere bir emaneti olduğunu vurgulayan Ozan Arif, “Ben bu emanete sahip çıkmak için Allah ömür verdikçe elimden geleni yapacağım. Ülkücüyüm diyen herkesin de bunu yapacağına ve hareketimizin tarihi içinde önemli bir yeri olan bu kurultayı yaşatacağına gönülden inanıyorum” dedi. Ozan Arif daha sonra sevilen eserlerini katılımcılarla birlikte seslendirmesinin ardından yeni yazdığı destanları da ilk defa Erciyes’te okudu.

Sonuç bildirisi mesaj dolu

Kurultay dolayısıyla Tertip Komitesi tarafından yayınlanan sonuç bildirisinde de şu görüşlere yer verildi:

Gazi Mustafa Kemal’in 90 yıl önce Amasya tamiminde belirttiğinden daha ağır koşullar altında olan ülkemiz, ne yazık ki içinde bulunduğumuz günlerde, cumhuriyet tarihimizin en sıkıntılı ve karanlık günlerini yaşamaktadır. Milletin huzur ve refahı birlik ve bekası açık ve yakın tehdit altındadır.

Ülkeyi 13 yıldır yöneten ekip ve bu ekibin sahip olduğu zihniyet, emperyalizmin yeni ambalajı olan küresel güçlerin iş birlikçiliğini yapan politikalarla milletimizin geleceğini tehlikeye atmıştır. Bu yetmezmiş gibi Stratejik Derinlik iddialarıyla komşularımızın tümünü kavgalı, küskün ve hasım hale getirmişlerdir.

Bölünmenin eşiğindeyiz

Ülkede iktidara sahip olanlar 90 yıl önce olduğu gibi gaflet dalalet ve hatta hıyanet içinde ülkemizi bölünmenin ve iç savaşın eşiğine getirmişlerdir.

Her fırsatta milli iradeden ve sandık iradesinden söz edenler, darbe ürünü olan siyasi partiler ve seçim yasalarını değiştirmeyerek milletin iradesine ipotek koymuşlardır.

Söz konusu yasaları ile gerçekte milletin iradesine aykırı olan kişi, grup ve zümreler için kişisel rant ve çıkarlara dayalı iktidarlarını sürdürmektedirler.

Türk dünyası sahipsiz

Dış politikadaki basiretsizliğin yanı sıra küresel güçlerin dayatmalarına teslim edilirken 300 milyonluk Türk coğrafyasına, Türk devlet ve topluluklarına sırt dönülmektedir.

İki devlet bir millet olan Can Azerbaycan’ımız da Ermeni işgali devam etmektedir.

Irak’ta Türk’ün adı adeta silinmektedir. Suriye’de oluşturulmak istenen Akdeniz koridoru yüzünden bayır bucak Türkmenleri tehcire uğratılmaktadır.

Çin zulmü altındaki doğu Türkistan’da Uygur Türkleri soy kırımla karşı karşıyadır. Kıbrıs’ta barış adı altında Kuzey
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=