Lütfen bekleyin..

Vatan Haininden skandal savunma ‘Bayrağı atmadım, elimden düştü’

Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan sanık Ömer Mutlu, Kürtçe savunma yapmak istediğini söyledi. Bunun üzerine duruşmaya tercüman çağrıldı. Tercüman aracılığıyla ifade veren Ömer Mutlu ‘terör örgütü üyesi olma’ suçlamasını kabul etmedi. Mutlu, bayrağı yere atmadığını söyledi:

“Yere inerken ayağım tele takıldı. Dengemi kaybederek yere düştüm. Demirin üzerindeydim. Ayağım çıplak olduğu için kaydım. Bu nedenle bayrak elimden düştü.”

"Askeri bölge olduğunu farketmedim"

Bayrağı indirmesinin herhangi bir nedeni olmadığını savunan Mutlu, askeri bölgedeki nöbet kulübesini farketmediğini savundu:

"Bu hepimizin bayrağıdır. Tümü şehitlerimizin kanıyla oluşan bir bayraktır. Sadece o an gözüm karardı ve ne yaptığımı bilmeden yaptım. Ölen Ramazan Baran'ın babasını görünce kendimi kaybettim. Ramazan'ın ailesini görünce dayanamayıp bayrak direğine çıktım, bayrağı indirdim. Benim ne bayrakla, ne devletle, ne askerle bir alıp veremediğim yoktur. Ben gidip 15 ay devlete askerlik yaptım. Benim devlet ile hiçbir sorunum yoktur. Kimse bana, 'Git o bayrağı oradan indir' diye talimat vermedi. Ben tamamen kendi inisiyatifimle indirdim. Polisler beni yakaladığında elimde tütün tabakası vardı. Polisler bunun taş olduğunu kabul etmem konusunda beni zorladı. Ancak ben kabul etmedim. Yürüyüşe katıldığımda elimde taş yoktu. Bayrağı indirdiğim yerde nöbet kulübesi görmedim. İndirdikten sonra nöbet kulübesi olduğunu fark ettim. O sırada kulübenin grup tarafından taşlandığını gördüm. Ayağım kaydığı için bayrak grubun üzerine düşünce bir daha bayrağın ne olduğunu görmedim."

Savcı ceza istedi

Daha sonra söz alan Mutlu’nun avukatı Bünyamin Şeker, sanığın örgütle herhangi bir bağlantısı olmadığını, hayvancılık ve çiftçilikle uğraştığını söyledi. Şeker, bu hususun ortaya çıkarılması için tanık dinletmek istediğini de söyledi. Mahkeme talebi kabul etmedi. Dosya hakkındaki görüşü sorulan savcı ise Mutlu’nun 'askeri yasak bölgelere girme', 'toplantı ve yürüyüşlere silahlı ve benzeri aletlerle katılma', 'silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama' suçlarından 26 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=