VİDEO - Ülkücü Şehitler Halil Esendağ ve Selçuk Duracık’ın şehadetlerinin 36. yıl dönümü

Şehadetlerinin 36. yıl dönümünde, Halil Esendağ ve Selçuk Duracık’ı rahmetle ve minnetle yâd ediyoruz.

Selçuk Duracık ile Halil Esendağ’ın idam edilmelerinin 36.yıl dönümü…

Ülkü Şehitleri Halil Esendağ ve Selçuk Duracak’ı rahmetle öznemle anıyoruz.

21 yaşında ve evli olan Halil Esendağ, Manisa’nın Saruhanlı kazasına bağlı Gözlet köyündendi.

3 Haziran tarihinde, hakkındaki idam cezasını sabaha karşı infaz edildiğine dair Radyo ve TV’den yayın yapılmasına rağmen polisler tarafından cezaevinden alınıp Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Burada, “itiraf” etmesi için iki gün boyunca akıl almaz işkenceler yapıldı ve 5 Haziran günü Buca Cezaevi’ne geri getirilip sabahın ilk saatlerinde asıldı.

Yugoslavya göçmeni bir ailenin çocuğu olup 22 yaşındaydı. Ailece, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde oturuyor, seyyar satıcılık yapıyordu. Selçuk Duracık, polisler tarafından arandığını öğrenince kendiliğinden giderek Emniyet’e teslim olmuş fakat yargılandığı 12 Eylül’ün hukukunu uygulayan İzmir 2. Nolu Askeri Mahkemesi tarafından idam cezasına çarptırılmıştı. 3 Haziran günü, idam edildiğine dair haberler radyoda yayınlanırken İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde işkence ile yeni ifadeler almaya çalışıyorlardı.

İki gün sonra Buca Kapalı Cezaevi’nde sabaha karşı asılarak şehit edildi.

Halil Esendağ ile yine aynı akibeti paylaşan dava arkadaşı Selçuk Duracık’ın idamlarında bulunan Abdullah Hoca anlatıyor:

“Ne mutlu onlara… Allah’ın izniyle onlar şehittir… Her hareketlerine şahit oldum. Ruhlarını nasıl teslim ettiklerine şahit oldum. Tekbir getirerek, Kelime-i şehadet getirerek ölüme yürüdüler. Bir akşam, sivil memurlar ellerinde telsizlerle evime gelip, ‘Hocam, bir nikahımız var. Nikah kıymaya gelir misin?’ dediler. Otomobillerine binip Buca Cezaevi’nin önüne gelmiştik. Her taraf asker doluydu. Cezaevinin kapısından girince, infaz yapılacağını anladım. İnfaz heyetinin bulunduğu salona götürüldüm. Savcılar, hakimler, komutanlar, doktorlar, infaz görevlileri oradaydı. Orada bulunanların bir kısmı, heyecanlı bir telaş içindeyken, bir kısmı da üzüntülüydü.

- 5 Haziran 2019 09:30 A A