Suat Başaran’dan Bahçeli’ye: Sen yok saysan da Ozan Arif Ülkücü Hareket’tir

Ozan Arif için yazdı…
GÜNCEL - 15 Şubat 2019 00:00 A A

Ülkü Ocakları eski genel başkanlarından Suat Başaran, merhum Ozan Arif için bir yazı kaleme aldı.

Ozan Arif ile olan hem dostluğuna hem de küslüğüne değinen Başaran, Bahçeli’yi ve o taziye dilemedi diye Ozan Arif’i yok sayanları eleştirdi.

İşte o yazı:

Ozan Arif Üzerine…
Onunla ilk kez 90 yılında Almanya’da tanıştım. Enver Altaylı’nın işlettiği cafede…
2000 yılına kadar süren dostluğumuz oldu.
Sonra; karşı karşıya geldik.
On yıllık dostluk ve yüreğimde büyük bir acıyla ömrüm oldukça peşimi bırakmayacak, onbeş yıllık küslük…
*****
Ozan Arif’in ardından yazı yazmak acı veriyor bu sebepten…
Ömrüm boyunca iğrendiğim insanların durumuna düşmek istemiyorum…
Hiçbir şey olmamış gibi, övgüler dizemem ardından.
Zaten ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.
Ölüm biz faniler içindir.
Ozanlar ölümsüzdür.
*****
Burada benim üzerinde duracağım, vefatından sonra, devletlilerin takındıkları tavırdır.
İnsanlığın dibe vurmasıdır, üzerinde duracağım.
Allah resulünun buyruğunun bile göz ardı edilmesidir.
Bu nasıl “lider-teşkilât- doktrin (!)” ki, dinin de önünde durabiliyor.
Ne ara insanlığımızı kaybettik, ne ara inancımızla çatışır hale geldik.
*****
Devletliler, vefatını görmezden geldiler. Yok hükmündeki kişi, ölemez doğal olarak.
Hadi MHP Genel Merkezini anladık, ya ülkücülere ne oldu?
Hele yurt dışındaki ülkücü kuruluşlar.
Onlar neden böyle bir kahredici sessizliğe büründüler.
*****
Onun ozanlığıyla ilgili klâsik hikâyeler, söz konusu Türk Federasyon olunca anlamsız kalır.
Avrupa’daki Ozan Arif, hikâyelere sığmaz çünkü.
Onu anlamak için, Avrupa’da “Türkeş siz Türk Milliyetçiliği” fikrinin taşeronlarınca ortaya konulan fitneyi yaşamak veya yaşayanlardan dinlemek gerek.
İşte o günlerde Türk Federasyonunu ayakta tutan en önemli sütunlardan biri, belki de birincisiydi Ozan Arif.
Türk Federasyonu onu vefatında susuyorsa; artık konuşacak tek kelimeleri kalmadı demektir…
*****
Alimler ya da sanatçılar, içinden çıktıkları hareketin ruhları, hafızaları ve vicdanlarıdır.
Nerede ve nasıl durdukları, onların bilecekleri iştir.
Kalıba sokulamazlar.
Elbette teşkilâtın dinamikleriyle, sanatçıların bakışı her zaman uyumlu olmaz.
Bu çatışmada, kadrolar tabi ki teşkilâtın yanında olmak zorundadır.
Kitlelerin böyle bir zorunluluğu yoktur.
Şanatçının üstünlüğü burada başlar.
Ve tarih , sanatçının lehinde akmaya devam eder.
*****
Devletliler kabul etse de etmese de, tarih onu görmezden gelenleri hafızalardan silecek ve Ozan Arif yaşamaya devam edecektir.
Edecektir çünkü, “Ozan Arif, ülkücü harekettir!”.

GÜNCEL - 00:00 A A
BENZER HABERLER

SOSYAL MEDYA HESAPLARI

SON 3 GÜNÜN EN ÇOK OKUNANLARI

NAMAZ VAKİTLERİ

20.05.2019 14:51:08
  • 03:46 İmsak
  • 05:35 Güneş
  • 13:06 Öğle
  • 17:02 İkindi
  • 20:26 Akşam
  • 22:07 Yatsı

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 86.815
    0,02%
  • ALTIN 247.35
    -0,48%
  • DOLAR 6.024
    -0,41%
  • EURO 6.732
    -0,19%

VİDEO GALERİSİ