Menü
Logo
Geri Dön

Meral Akşener'den iddialı "ikinci tur" çıkışı...

06 Haziran 2018, 22:03

İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Meral akşener FOX Tv'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"İKİNCİ TURA KALACAĞIMDAN EMİNİM, ERDOĞAN'I DİNLENMEYE GÖNDERECEĞİM"

Meral Akşener "kendimi ikinci tura yakın hissediyorum. Sahadaki veriler de öyle görünüyor. İkinci tura ben kalırsam Sayın Erdoğan’ı evine dinlenmeye göndereceğime eminim. Referandumdaki kalabalığın on katı var. Müthiş bir kalabalık var mitinglerde. O günle bugün arasında başka bir ivme var. Kadınların bana karşı sempatisi müthiş." dedi.

Akşener'in açıklamlaarı şöyle:

KANDİL OPERASYONU

Türkiye’de uzun zamandır hem terör mücadelesi hem dış politika, iç seçimlerin öznesi durumunda. Yani ‘One minute’den sonra gelen bir silsileyi düşünün; Afrin, Menbiç sözleri unutuldu. Fırat’ın doğusu unutuldu. Şimdi de Kandil söz konusu. Terör mücadelesi yapmak ciddi bir iştir. Yani oradaki kınalı kuzuların hayatıyla ödenen bir mücadeledir. Bunu ciddiye almak lazım. Tek bir endişem var; seçim almak için her yol mübah davranışın bir sonucu olmasın. Çünkü düşünün 2015 seçiminde açılım süreci başlamıştı birden gümbürtüye gitti. Arkasından bir hendek harekatı başladı. Yani o hendekler açılırken mahallelerde emniyet müdürlerine ‘kafanı çevir’ denildi. Sonra da Hendek Harekatı adı altında orada bir mücadele oldu. O mücadelenin 726 şehide mal olduğunu Türkiye unuttu. Bunun olmaması gerekiyor. Esas olan önleyici tedbirlerdir. Seçime kurban edilirse terörle mücadele oradan pek hayır çıkmaz. Mehmetçik bir yerde harekata geçtiği zaman ben çok dikkatli bir dil kullanırım.

“İKİNCİ TURA KALIRSAM…”

Cumhuriyete şükran duyuyorum. Cumhuriyeti kuranlara şükran duyuyorum. O cumhuriyetin sağladığı konulardan biri sınıfsal geçirgenlik. Benim gibilere fırsat sunmak. ‘İşçisin sen işçi kal’ mantığının dışında istersen yapabilirsin diyebilme hayallerini gerçekleştirme ihtimalinin olduğunu okuyorum ben Cumhuriyetten.

İç dünyamda kendimi ikinci tura yakın hissediyorum. Sahadaki veriler de öyle görünüyor. İkinci tura ben kalırsam Sayın Erdoğan’ı evine dinlenmeye göndereceğime eminim. Referandumdaki kalabalığın on katı var. Müthiş bir kalabalık var mitinglerde. O günle bugün arasında başka bir ivme var. Kadınların bana karşı sempatisi müthiş.

KADINA ŞİDDET VE TECAVÜZ SORUNU

Kadınlara son on yılda artan şiddet, tecavüz gibi konularda iyi hal indirimi kaldırmayı vaat ediyorum. Tülbent çok önemli bir sembol oldu. Kadın dayak yer, şikayetçi olunca sığınma evine gönderilir. Adam gezer. Biz bunun tam tersini yapacağız. Adamlar terapi evlerine gidecek, kadınlar evde oturacak. Daha önce Meclise gelen, 12 yaş kanunu iğrenç bir şey. 25 yaşında evlilikler bile azalmışken, siz ufacık kız çocuğunu evlendirmeye kalkışırsanız olmaz. Kadınlarda bir suç arama olayı kalkacak. Bunlar erkek egemen düzenin örneği. Bu erkek egemen düzen kalkacak. Türkiye'de kadınların işe katılma olayı da çok düşük. Bizim önceliğimiz bunu yükseltmek. İyimser ayrıcalık uygulayacağız.

“10 YILDA YÜZDE 4 BİN ARTTI”

Şiddet olayları yüzde 4 bin artmış son on yılda. Türkiye'de maddi değerler pahalandı, manevi değerler ucuzladı. Ben dindar bir kadınım. Hiçbir zaman kadın bedeni üzerinden şu zamana kadarki tacize uğramadım. Adamlar çıkıyor kadın bedeni üzerinden fetva veriyor. Niye haram üzerinden vermiyorsun? Biz buraya ilk defa Rize Belediye Başkanı, açılım sürecinde bahsettiği saçma öneriden geldi. Dedi ki, “Biz terörü bitirmek için Kürt kadınlarını ikinci eş olarak alalım”

Diyanetin işi kadın değildir, ahlaktır. Bizim dindarlık anlayışımız bu değil. Atatürk'ün kız evlatları üzerinden çamurlar atıldı. Atatürk'ü eleştirebilirsiniz, ama böyle iğrenç şeyler olmaz. Bu adam sonra Saray'da ağırlandı. Diğer taraftan Atatürk'ün annesine “Genelevde çalışıyor” dendi. Hiçbir şey olmadı. Kadınlar bu işten bıktı, usandı. Bu ülkede bir hakim, “Karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmemek lazım” dedi. O adam hala yerinde.

“ÜÇÜNCÜ BİR YOL VAR”

Erdoğan rakiplerini seçer. Sonra ona başlar vurmaya. Türkiye'de şimdi 3. Bir yol çıkıyor. Türkiye'de siyaset değişti. Tayyip Bey kutuplaştırarak kazandı şimdiye kadar. DYP, ANAP gitmiş; o seçmenler hep Tayyip Bey'e oy attı. Ben de geç kalmış olabilirim. Ben şimdi “Hayır” diyorum. Çok kararlıyım bu söylemimde!

“PARLAMENTER SİSTEME DÖNECEĞİM”

Kemal Bey'i aradım. Geri bildirimleri paylaştım. Sonra dedim ki parlamenter sisteme nasıl döneceksek, bunu millete anlatmamız lazım.  Biz İYİ Parti,  CHP, DP, SP olarak tek adam sistemine çok sert tepki koyduk. Türkiye için çok hayati bir konu olduğuna inanıyorum. Seçmende şöyle bir korku var, “Bunlar KHK İle borçlanabilir mi? “ Biz Millet İttifak'ı olarak bunun için tarih vereceğiz. Saadet Partisi'nin bu tip başkanlık sistemine itirazı var, gerçek tipte başkanlık sistemine olumlu yaklaşıyorlar. O yüzden Temel Bey'le uzun uzadıya konuşmam lazım. Bizim parlamenter sisteme en kısa sürede dönmemiz gerekiyor. Kontrol mekanizmasının kurulması gerekiyor.

“SÖRF YAPACAĞIM”
Fenerbahçelilere soruyorum. “Ali Bey sizce 4 kat fazla oyla seçilebilir miydi?” İşte bu dip dalga her yere geliyor. Dip dalganın üstünde ben sörf yapacağım. Türkiye'de hep birinci tur konuşuluyor. İşte bu Tayyip Bey'in tuzağı. İnsanlara göre ‘CHP zihniyeti’ diye bir kavram var. Merkez sağ seçmenin şeytanlaştırdığı bir şey bu. Tayyip Bey karşısına solcu alıp, oyları konsolide edecek.

PARLAMENTER SİSTEME NASIL GEÇİLECEK?

Denge ve kontrol mekanizması fiili olmadığı zaman bir kişiye bırakılmaması gereken bir güç.  İstediği her şeyi satın almaya kadar bir güç veriliyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu hakimlerin, hukukun, savcıların gözünü yana çevirmeye benziyor. Biz bunları net bir sistemi kurduğumuz zaman, parlamento işer, gerçekten kuvvetler ayrılığı söz konusu olur ve yargı gerçekten bağımsız olur. Fakat bir şey daha var. Ben şimdi kendimi sınırladım; emri hak baki geldi ve yerime başkası geçti. O zaman ne olacak? Biz genel çerçevede vatandaşımızla neler yapacağımızı paylaşacağız ki onlar da ona göre karar versin. Burada ikircikli bir cümle kurulduğu zaman o seçmenin kafasında ciddi bir soru işareti oluşur. Seçim bitecek ve ortaya çıkan tabloya göre bir yol çizilecek. 4 siyasi parti ve genel başkanları parlamenter sisteme geçme sözü verdik. Biz bunu nasıl yapacağımızı kararlaştırdık. Biz oluşturduğumuz projelere de ‘millet’ adını verdik.

TÜLBENT FİKRİ

Bu fikir benim danışmanım tarafından verildi. Tülbent Al Yazmalım'dır, Çemberimde Gül Oya'dır. Tülbent Batı’da da Doğu’da da semboldür. Tülbent barıştır. Tülbent ortak semboldür.

AKŞENER’İN KULLANDIĞI DİL

Çok çirkin şeylerle karşılaşıyorsunuz. Ben Denizli’ye gittiğimde ‘kur bizi ilgilendirmiyor’ diyen bir ekonomi bakanıyla gayet kibar bir şekilde dalga geçtim. Sosyal medyadan ‘çukur’ diye cevap yazmış ben de yazdığı bu kavramın dangalaklık olduğunu söyledim. Benim bunu demeye hakkım var. Ben öyle cümlelerle karşılaşıyorum ki. Ama bundan sonra dilime dikkat edeceğim.

DEMİRTAŞ AÇIKLAMASI

Ben Selahattin Demirtaş’la ilgili olarak, bana sorulan bir soruya tüm açıklığıyla cevap verdim. O da şu; Demirtaş şu an sanık, tutuklu değil. Cumhurbaşkanı adaylığı YSK tarafından kabul edilmiş. Biz YSK için belge hazırlarken iyi hal kağıdı da aldık ve onaylandı. İkincisi tutuklu yargılanmak neyle olur, delil karartmak ve kaçma ihtimaliyle olur. Şimdi cumhurbaşkanı adayı olmuş bir şahıs kaçma durumu olmayacağına göre burada hakimlerin inisiyatif kullanması gerekir. Bunu söyledim. Bir de eşit bir şekilde yarışmak için bunun olması gerekir. Mesela ben seçildim. Demirtaş da yargılanmaları bitti beraat etti. Ben Türkiye’de bu seçimi nasıl anlatırım. Bir de işin Türkiye durumu var. Onun için kurallardan, hukukun üstünlüğünden, adaletin tecellisinden vazgeçmememiz gerekiyor. O siyasetçiyi beğenir veya beğenmezsiniz. Şu anda muhalefet adayları da kendi içerisinde rakip o başka bir şey. Ama yarış konusunda adayların eşit bir şekilde yarışması gerektiğini söylüyorum.

BULDAN’IN AÇIKLAMALARI

Şimdi sayın Buldan’ın oy vermeyeceğini açıklamasında benim için bir sakıncası yok. Saygı duyuyorum ama sorunlu olan kısmı şu; bir taraftan demokrasinin eksikliğini söylerken diğer taraftan bir grup seçmenin oyunu cebinde olduğunu iddia etmek demokrasinin neresinde var. Kendi içerisinde bir çelişki var.

KÜRT OYLARI

28 Şubat Sürecinde bir tek benim bakanlığını yaptığım İçişleri Bakanlığı bürokratları brifingi alkışlamadı. Çünkü gideni görevden alacağımı söyledim. Faili meçhullerle alakalı bir komisyon kuruldu. Bir tek ben çağrılmadım. O komisyondakiler şimdi Erdoğan'la beraber çalışıyor.  Erdoğan'ın karşısında bir kişi kaldı. Kürtler Erdoğan'a oy verir mi? Herkes Kürtler hakkında sahibiymiş gibi konuşuyor. Ben kimse hakkında konuşamam Alevi'nin hakkını da Sunni'nin hakkında da.

Sözcü

Yorumlar (0) Yorum Ekle
© 2018 - Haber, Haberler, Son Dakika Haberler | Haber Fedai

Normal Siteye Dön