Lütfen bekleyin..

AB, Türkiye İlerleme Raporu'nu Açıkladı

16 Ekim 2013, 15:15

Raporda, sözde "demokratikleşme paketi" PKK açılımından övgüyle bahsedildi!

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Haber Fedai DETAY Avrupa Birliği Komisyonu'nun bugün resmen açıkladığı İlerleme Raporu'nda, 30 Eylül'de açıklanan sözde "demokratikleşme paketi" ve PKK açılımından övgüyle bahsedildi!

AKP'nin PKK'yı seyretmesine de şu cümleyle vurgu yapıldı: "AKP'nin ülkeyi terk eden PKK üyelerine güvenli geçiş sağlama konusunda kararlı hareket ettiği..."

Sözde Demokrasi Paketi'nin içeriğine detaylı şekilde yer verilen belgede, "demokratikleşme paketinin Avrupa standartları göz önünde bulundurularak uygulanmasının kilit önem arz ettiği" vurgulandı.

Rapor'un ayrıntıları şöyle:

CARİ AÇIK VE DIŞ BORÇ UYARISI

Avrupa Komisyonu, Türkiye İlerleme Raporu'nda, ekonomi önemli başlık olarak yer aldı. Raporda, cari açık ve dış borç uyarısı öne çıkarken "cari açık hala yüksek seviyelerdedir. Bu durum istikrarsız bir dış borç yapısı ile birlikte yabancı yatırım akışının tersine dönmesi halinde ülke ekonomisinin güç duruma düşmesi riskine yol açmaktadır" denildi.

BAĞIŞ: YORUM YAPMAYACAĞIM

Raporun yayınlanmasından önce bir açıklama yapan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Avrupa Birliği bugün ilerleme raporunu yayınlayacak. Israrımıza rağmen bizim bayramımızda yayınladığı için ben bayram sonrasına kadar raporla ilgili yorum yapmama kararı aldım" demişti.

DEMOKRATİK PAKET'E ATIF

"Hükümetin daha fazla demokratikleşme ve siyasi reformlara yönelik taahhüdünü koruduğu" mesajının verildiği belgede, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Eylül'de açıkladığı demokratikleşme paketine atıf yapıldı.

Paketin içeriğine detaylı şekilde yer verilen belgede, "demokratikleşme paketinin Avrupa standartları göz önünde bulundurularak uygulanmasının kilit önem arz ettiği" vurgulandı.

Yargı reformu paketlerine geniş yer ayrılan raporda, 3. ve 4. yargı paketlerinin Avrupa standartlarıyla uyumlu uygulanması halinde Türkiye'deki ifade özgürlüğüne olumlu katkıda bulunacağı belirtildi.

GEZİ OLAYLARINDA ŞİDDET VURGUSU

Gezi Parkı olaylarına da değinilen raporda, İstanbul'un merkezindeki bir projeye karşı başlayan protesto olaylarının daha geniş taleplerle farklı şehirlere yayıldığı ve protestocular arasında "az da olsa şiddete başvuranların" görüldüğü anlatıldı.

Belgede, "Türkiye'de büyüyen ve aktif bir sivil toplum var. Mayıs-haziran döneminde İstanbul'da ve diğer şehirlerdeki Gezi Parkı protestoları aktif ve canlı vatandaşlık olgusunun ortaya çıkışını gösterdi" tespitine yer verildi.

"AŞIRI GÜÇ KULANILDI"

AB, güvenlik birimlerinin olaylar sırasında aşırı güç kullandığını belirtirken, insan hakları ihlalleri iddialarıyla ilgili olarak görevden uzaklaştırma ve idari soruşturma uygulamalarının devreye sokulduğunun altını çizdi.

Raporda, Türkiye'ye "parlamento-sivil toplum" ve "hükümet-sivil toplum" ilişkilerini sistematik, kalıcı ve yapısal danışma mekanizmalarıyla geliştirmesi tavsiye edildi.

AB'nin önem verdiği konular arasında yer alan sivil-asker ilişkileri bu yılki raporda da yer aldı. Sivillerin güvenlik birimleri üzerindeki kontrolünün daha sağlamlaştığının belirtildiği belgede, Genelkurmay Başkanı'nın görev alanına girmeyen siyasi konularda baskı uygulamaya çalışmaktan kaçındığına işaret edildi.

Yeni anayasa hazırlama çalışmalarının sürdüğü ancak uzlaşıya varılan madde sayısının 60'la sınırlı kaldığına dikkat çeken AB, kuvvetler ayrılığı, etnik referans içermeyen vatandaşlık tanımı gibi önemli siyasi konularda uzlaşı sağlanamamış olmasını not ediyor. AB, anayasa hazırlık sürecinde netlik ve şeffaflık eksikliği olduğu yönündeki görüşünü de metne yansıttı.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Çözüm sürecine de değinilen raporda, "hükümetin terörü durdurma ve ülkeyi terk eden PKK üyelerine güvenli geçiş sağlama konusunda kararlı hareket ettiği" belirtiliyor.

Belgede, "Hükümetin barış süreci inisiyatifi dönüm noktası oldu ve Kürt aktörlerin güçlü katılımı sağlandı. Güneydoğu'nun ekonomik ve sosyal kalkınmasını kolaylaştıracağı umudu paralelinde Kürt meselesi ve çözüm yöntemleri genişçe tartışıldı" ifadesi kullanıldı.

Raporda, Avrupa Birliği de dahil olmak üzere uluslararası toplumun çözüm sürecine destek verdiğinin ve bu sürece kamuoyu desteğinin artan oranda hissedildiğinin altı çizildi.

İfade ve basın özgürlüğü alanındaki gelişmeler bu yıl da İlerleme Raporu'nda eleştirilen unsurlar arasında yer aldı. Eleştirel gazeteciler aleyhine devlet yetkililerince açılan davaların ve farklı sektörlerde yoğunlaştıkları için bilginin serbest dolaşımının çok ötesinde çıkarları olan medya sahiplerinin yaygın otosansüre neden olduğu ifade edildi.

Ergenekon davasına da değinilen raporda, "Karar, demokratik yollardan seçilmiş hükümeti yıkmak amacını güden bir suç ağının varlığını tescil etmiştir" deniliyor. Türk yargı sistemindeki eksikliklerin bu davada da gözlendiği ve bu yüzden kararın toplum katmanlarının bazı bölümlerinde kabul görmediği vurgusu da belgede yer alıyor.

AB Komisyonu, azınlık hakları, Alevilerin karşılaştığı sorunlar, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmaması ve Kıbrıs sorunu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısı adalet sistemindeki aksaklıklar gibi konularda da daha önceki belgelerde yer alan tespit ve eleştirilerini büyük ölçüde korudu.

"TÜRKİYE STRATEJİK ORTAK" VURGUSU

AB Komisyonu tarafından İlerleme Raporu'yla açıklanan Strateji Belgesi'nde de dış politika alanında Türkiye'yle sürmekte olan işbirliği ve diyaloğun önemine vurgu yapılıyor.

Türkiye'nin, enerji güvenliği açısından da olmak üzere stratejik bir konuma sahip olduğu ve önemli bir bölgesel rol oynadığı ifade edilen belgede, "Türkiye aday ülke ve AB için stratejik bir ortak. Türkiye geniş ve dinamik ekonomisiyle AB'nin önemli bir ticaret ortağı ve gümrük birliği sayesinde AB'nin rekabet edebilirliğinin değerli bir tamamlayıcısı" deniliyor.

Belgede, AB-Türkiye ilişkilerinin potansiyelini tam anlamıyla kullanmanın en iyi yolunun aktif ve inanılır bir katılım müzakeresi çerçevesinde mümkün olduğu kaydediliyor.

Katılım müzakerelerinin yeniden ivme kazanmaya ihtiyaç duyduğu ve bu çerçevede bölgesel politikalarla ilgili 22 numaralı başlığın açılmasının üç yıllık durgunluğun ardından önemli bir adımı temsil ettiği vurgulanıyor.

Siyasi iklimdeki kutuplaşmaya ve uzlaşı eksikliğine dikkat çekilen belgede, Türkiye'nin AB'yle ilişkilerinde öncelikli konuların başında yer alan vize muafiyeti konusuna da değiniliyor.

Belgede, ilişkilere yeni bir ivme kazandırabilecek ve her iki taraf için da somut yarar sağlayabilecek vize liberalizasyonunun ilk adımlarının geri kabul anlaşmasının imzalanması ve eşzamanlı olarak vize diyaloğuna başlanması olduğu belirtiliyor.

Dış politikada Türkiye'nin özellikle geniş komşuluk alanında önemli bir rol oynadığının altının çizildiği belgede, "Daha birleşik bir muhalefet oluşturulmasını destekleyerek ve ülkelerinden kaçan Suriyelilere yaşamsal insani destek sağlayarak Suriye konusunda özellikle önemli bir rol oynadı" denildi.

Türkiye'nin işleyen piyasa ekonomisi olduğunun kaydedildiği belgede, AB müktesebatına uyum bağlamında iyi ilerleme sağlanan alanlar malların serbest dolaşımı, mali hizmetler, enerji, bölgesel politikalar, bilim ve araştırma ile eğitim ve kültür olarak sıralanıyor.

2 KRİTİK EKONOMİ UYARISI

Avrupa Komisyonu, Türkiye İlerleme Raporu'nda, ekonomi önemli başlık olarak yer aldı. Raporda, cari açık ve dış borç uyarısı öne çıkarken "cari açık hala yüksek seviyelerdedir. Bu durum istikrarsız bir dış borç yapısı ile birlikte yabancı yatırım akışının tersine dönmesi halinde ülke ekonomisinin güç duruma düşmesi riskine yol açmaktadır" denildi.

Raporda, hükümet kurumları arasında bölünmüş sorumluluk alanlarının, bütçe ve orta vadeli ekonomi politikalarının belirlenmesi çalışmalarının koordinasyonunu zorlaştırmaya devam ettiğine işaret edildi.

BÜYÜMEDE DÜŞÜŞ

Raporda, 2012'de Türk ekonomisi yavaşlamaya devam etmekte olduğu, 2011'in dördüncü çeyreğinde yüzde 5,3 olan büyüme oranının, 2012 son çeyreğinde yüzde 1,4'e düştüğü, 2011 yılında yüzde 8,8 oranında olan yıllık GSYH artışının ise 2012 yılında yüzde 2,2'ye düştüğü kaydedildi.

Diğer taraftan, 2012 yılında ihracat hacminin yüzde 16,7 oranında büyüdüğü, ancak bu büyümenin büyük bir kısmı sıra dışı olarak gerçekleşen İran'a parasal olmayan altın ihracatından kaynaklandığı ifade edildi. İhracattaki büyümeninse altın ihracatındaki hızlı düşüşe bağlı olarak yüzde 3,2 oranına gerilediği belirtildi.

Raporda göze çarpan bir diğer konu ise 2011 yılında 12 yılında AB ortalamasının yüzde 52'si olan Türkiye kişi başı GSYH'sinin 2012 yılında yüzde 56'ya yükselmesi oldu.

CARİ AÇIK HALA YÜKSEK

2012 yılında iç talepteki düşüş ve ihracat oranlarının yüksek seviyede takip etmesi sonucu cari açıkta önemli bir daralma olduğunun belirtildiği belgede, cari açığın hala önemini korumakta olduğu ve yatırımcıların güveninin azalması durumunda Türk ekonomisi için önemli bir sorun teşkil edeceği bilgisine de yer verildi.

İŞSİZLİK

2012 yılında işgücü piyasaları ekonomik yavaşlamaya rağmen göreceli olarak iyi bir performans sergilediğinin ifade edildiği raporda 2011 yılında %8,8 olan 20-64 arası yaş grubunda işsizlik oranının, 2013 yılında istihdam oranındaki %3'lük artışla %8,2 oranına gerilediği bilgisi yer aldı.

Diğer taraftan 2012 yılında erkekler arasında yüzde 75 olan arasında istihdama katılım, kadınlar arasındaysa yalnızca yüzde 30,9 olduğu belirtilirken, kayıt dışı istihdamın önemli bir sorun oluşturmaya devam ettiğine de değinildi.

ENFLASYON KABUL EDİLEBİLİR SEVİYEDE

Açıklanan raporda son dönemde tekrar yükselişe geçmiş olan enflasyon oranı da değerlendirildi. 2011 yılsonunda yüzde 10,5 seviyesinde olan enflasyon oranının 2012 sonunda yüzde 6,2'ye düşmüş olduğu ifade edildi. Her ne kadar bu oran Merkez Bankası'nın yüzde 5 olan yıl sonu hedefinden yüksek olsa da +/- yüzde'lik tolerans limitinin içerisinde olduğu kaydedildi.

Aynı zamanda 2012 yılında bütçe hedefleri önceki yılların aksine, devlet harcamalarındaki artış ve ekonomik faaliyetteki yavaşlama nedeniyle yakalanamadığı, 2011 yılında yüzde 1,4 olan merkezi hükümetin bütçe açığının ise 2012'de GSYH'nin yüzde 2'sine yükselmiş olduğu belirildi.

2013'ün ilk altı ayındaysa bütçe performansının genel olarak düzelme gösterdiği, ancak bütçe ve bütçe kurallarının belirlenmesi çerçevesinde saydamlık sağlanması yönünde hiçbir gelişme sağlanmadığı ifade edildi.

Etiketler : ab, pkk, kürt açılımı
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Başsavcı Preet Bharara, 8 Kasım seçimlerinde Başkan seçilen Cumhuriyetçi Do..
Hindistan'da askeri bir helikopterin düştüğü, kazada ikisi subay biri a..
Suriye rejim ordusu önceki gün Halep’in doğusunda muhaliflerin elindeki böl..
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ile Avrupa Birliği üyelik mü..
Rus Senatör Aleksey Puşkov, Türk ordusunun Suriye'de Beşar Esad'ın ..
Beş haftadır süren protesto gösterilerinin ardından Güney Kore Devlet Başka..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=