Lütfen bekleyin..

O helikopter nasıl düştü...

05 Ekim 2013, 15:51

Beşşar Esad'a kimyasal silah kullanımını, terörist faaliyetlerde Türkiye'nin payını ve Kürtlerin gelecekteki statüsünü sorduk.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Suriye helikopteri nasıl düştü?

Beşşar Esad'a kimyasal silah kullanımını, terörist faaliyetlerde Türkiye'nin payını ve Kürtlerin gelecekteki statüsünü sorduk.

Uluslararası kamuoyu, sizlerin kimyasal silah kullanmanız konusunu uzun süre tartıştı, bu silahları gerçekten kullanmadınız mı?

Esad: Hayır, bu silahı kullanmadık. Basit ve net bir şekilde diyebilirim ki, bu silahı kullanma gereğimiz de yoktu. Bunu kullanmaya izin verecek koşullar yoktu. Devlet ya da Silahlı Kuvvetler tarafından bu silahı kullanma iradesi yoktu. Bu silahı kullanan, terör gruplarıydı. Silahlar, raporun Suriye Devleti’ne karşı çarpıtılması ve teröristlerden yana olması amacıyla Birleşmiş Milletler denetçilerinin Suriye'ye ulaşmasından iki gün sonra kullanıldı.

Devlete tabi herhangi bir birimin sizin bilginiz dahilinde ya da haricinde bu silahları kullanma ihtimali var mı?

Esad: Hayır. Çünkü kimyasal silahlar, Suriye'de olduğu gibi dünyanın herhangi bir ordusunda klasik askeri birliklerin elinde bulunmaz. Bu silahlar uzman birliklerin kontrolündedir. Bu silahları hazırlamak da teknik açıdan karmaşık bir operasyondur. Bu silahları kullanıma hazır diğer silahlar gibi kullanmak mümkün değildir. Böyle bir operasyonun bir dizi süreci vardır. Genelkurmay’dan gelecek merkezi bir emir olmadan kullanılması imkansızdır. Dolayısıyla pratik olarak bu kesinlikle imkansızdır.

Nitekim bundan dolayı ABD bu konuda hiçbir ciddi kanıt sunmadı. İngiliz parlamenterler de başbakanlarının yalanlarına inanmadılar.

Dünyanın her yanından Suriye'de savaşmak için cihatçılar geliyor. Sayılarının 70 bin civarında olduğuna ilişkin elimizde bilgiler mevcut. Bunları bertaraf etmek için ne gibi planlar yapıyorsunuz?

Esad: Bu teröristlerin sayılarına ilişkin kimsenin elinde net bir rakam yok. Bunun da birçok nedeni var. Birincisi; bu teröristler başta Türkiye olmak üzere komşu devletlerden Suriye'ye girmekteler. İkincisi de; bu sınırların tamamı kontrol altında değil. Bu da, belli olmayan sayıda girip çıkmalara yol açıyor. Her şeye rağmen, önemli olan sayıları değil. Asıl mesele, öldürdüğümüz teröristlerin yerine yenileri sınırlardan sokuluyor. Dolayısıyla, sabit bir terörist sayısından değil de, sürekli yenilenen terörist gruplardan söz ediyoruz. Fakat şu anki tahminlere göre, sayıları birkaç on bini buluyor. Bu rakam 40 bin mi, 50 bin mi, altmış ya da yetmiş bin mi belli değil.

Suriye halkı bu İslamcı radikal terör gruplarına nasıl bakıyor? Bu konuda araştırmalar yaptınız mı? Suriye halkı bunları destekliyor ya da şeriatla hükmedilmeyi istiyor mu?

Esad: Genel olarak hayır. Suriye on yıl önce işgal edilen Irak’ta olup bitenlerden etkilendi. Daha önce de Suriye’de radikal gruplar vardi. Bu gruplar süreç içinde gelişip güçlendi ama hep sınırlı bölgelerde kaldılar. Çünkü toplum bunları reddediyor. Bu ise, toplumun kültürü ve mevcut inanç ve ideolojisiyle ilgili. Yani Suriye Devleti’nin ideolojisine bağlı değil. Dolayısıyla pratik olarak diyebiliriz ki, bu gruplar hâlâ sınırlı güçte. Ancak bu teröristlerin dışarıdan girmeleriyle kimi bölgelerde ideolojilerini pazarlamayı başardılar. Özellikle de çocukların arasında. Maç seyreder gibi bir mutluluk içinde, sevinç nidalarıyla kaçırılmış insanların önlerinde kesildiği çocuklardan gelecekte ne bekleyebiliriz? Büyüdüğünde bu nesilden ne bekleyebiliriz? Bizler gelecek nesillerden söz ediyoruz. Krizi aşsak bile, ilerde karşılaşacağımız bu büyük sorunu göz ardı etmemiz mümkün değil.

Her şeye rağmen; Suriye halkı bunlara karşı olmasaydı ta ilk başlardan beri Suriye'yi kontrolleri altına alabilirlerdi. Bunların gücü ve zayıflığı, halkın onları kucaklamasında ya da reddetmesindedir. Suriye halkı baştan beri bilinçli olup onları kucaklamadı. Dolayısıyla Suriye'nin sınırlı bölgelerinde sıkışmış olarak kaldılar. Bu bölgeler genel olarak Batı’dan da büyük destek aldıkları Türkiye sınırına yakın bölgeler.


TÜRK HALKI ERDOĞAN’IN YALANINA KANMADI

Kısa dönem önce Türkiye sınırında bir Suriye helikopteri düşürüldü. Bu işin aslı nedir?


Esad: Helikopter teröristlerin Suriye'ye girişini gözetmek için o bölgede uçuyordu. Çok sayıda teröristin Türkiye'den sızacağı haberi alındıktan sonra helikopter keşfi için gönderildi. Her şeyi açıklıkla anlattık.

Bu helikopter Türk hava sahasına girdi. Takriben 1 kilometre ya da daha az bir mesafe ile Türk hava sahasına girdikten sonra uyarıldı. Suriye tarafına doğru döndü ve bu esnada vuruldu.

Nitekim Suriye hava sahasına girdikten sonra düştü. Teröristeler pilotları Suriye topraklarında yakaladılar ve başlarını vahşice kestiler. Yani her şey Suriye hava sahası içinde oldu. Ancak biz Türk uçağını Suriye'de düşürüldüğü zaman Erdoğan gibi yalan söylemedik. 'Suriye hava sahasına girmedi' yalanını söylediği zaman biz şeffaftık. Helikopterin uyarılması mümkündü, dönerdi ve konu kapanırdı . Düşürülmesi Erdoğan'ın en baştan beri bu meseleyi kullanmak istediğini gösteriyor.

Türk uçağının düşürülmesini de kullanmaya kalkıştığı gibi. Türk halkına (Türkiye- Suriye halklarının düşman olduğu) propagandası yapmak istiyor. İkincisi Türk halkı Erdoğan'ın Suriye politikasına destek versin diye bu oyunlar sergileniyor. Helikopterin düşürülüş hikayesi budur. Bu nedenle de Türk halkı bu hikayeye inanmadı.


Şu anda Türkiye'de Suriyeli sığınmacıların kaldığı çok kamp var. Bu kamplarda ve dışında yaşananlar var. Elimizde bu sığınmacıların Suriye'ye dönmeleri için bir plan var mı?

Esad: Biz onlara birçok kez geri dönmeleri için çağrıda bulunduk. Lübnan, Ürdün ve Türkiye'den dönenler oldu. Ancak Türkiye onları dönmemeleri için korkutuyor. Bunlar Suriye'ye dönseydi Erdoğan neden bahsedecekti? BM’yi ya da büyük devletleri provoke etmek için hep sığınmacıları kullandı ve kullanıyor. Bu sığınmacıların bir kısmı kendi topraklarından terör nedeniyle kaçmıştı. Suriye içinde göçenler de oldu. Bunların dönebilmeleri için oradaki teröristleri bitirmeliyiz.

“Siz Erdoğan’dan kurtulabilecek misiniz?”

Halk ülkelerinde yaşanan her şeyden Türkiye Hükümeti’ni sorumlu tutuyor. Erdoğan ismi lanetli gibi. Türkiyeli olduğumu anlayan herkes, Erdoğan’a ciddi tepki gösteren, kimi zaman ise tepki ötesine geçen sözler söylüyor. Suriye'de yaşayan Kürtler, Türkmenler, Ermeniler ve Araplar hepsi ağız birliği etmiş gibi yaşananlardan Başbakan Erdoğan’ı sorumlu tutuyor.

Suriye süreçte ciddi mesafeler almış gibi görünüyor. Konuştuğum her insan bu işin biteceğine inanıyor. Rejime saldıran insanların dışarıdan geldiğini, hiçbir Suriyelinin bu kadar vahşi cinayetleri işleyemeyeceğini düşünüyorlar. Şiddet öylesi boyutlara ulaşmış ki artık herkes devletin bu saldırganları bir an önce temizlemesini istiyor. Vatan savunması bilinci gelişmiş, konuştuğum herkes, binlerce yıllık Suriye Devleti’ni dış güçlerin kirli bir oyunla yıkmak istediği konusunda birleşiyor.

Şam’ın nüfusu kırsaldan ve Türkiye sınırındaki saldırı bölgesinden gelenlerle birlikte iki katını çıkmış. 7-8milyon insan Şam’da bu sürecin bir an önce bitmesini bekliyor. Devlet her yere yetişmeye çalışıyor. Gönüllüler ordusu kurulmuş, yardım dağıtılıyor, belli bölgelerde beslenme ve barınma merkezleri oluşturulmuş. Gençler yaşamın her alanında görev alıyorlar.

Devlet bu kadar ekonomik yıkıma rağmen maaşları düzenli ödemeye devam ediyor. Maaşlar yaşanan koşullarda yetersiz kalmış ama halk bu durumdan çok rahatsız değil. Devletin maaşlarını ödeyebiliyor olmasını bile önemli buluyorlar. Tüm kamu kurumları olağan mesai saatleri içerisinde çalışıyor. Zaman zaman saldırıların olduğu bölgelerde birkaç gün aksaklık yaşanıyor ama sonra tekrar her şey normale dönüyor.


ESAD'I ELEŞTİRENLER DE ARTIK ARKASINDA

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın siyasi danışmanı Buseyna Şaban eski Şam denilen bölgede bizi akşam yemeğine davet etti. Yalnızca bir koruma ile Şam’ın arka sokaklarından geçerek gittiğimiz restorana geldi. Uzun uzun konuşma fırsatı bulduk. Genel olarak bugünkü durumu ve katıldığı kimyasal silahların denetlenmesi toplantısını anlattı. "Biz rahattık" dedi.

“Çünkü haklıydık. Yapmadığımız bir katliamdan sorumlu tutmaya çalıştılar. Biz her şeyimizi önlerine açtık ve gerçeğin ortaya çıkması için her şeye varız dedik… BM heyetinin hemen gelmesini ve incelemeler yapmasını, her türlü desteği vereceğimizi söyledik.”

Buseyna Şaban süreci Suriye’nin başarı ile atlattığını düşünüyor. Kendinden emin, güven veren bir kadın. Daha önce Hafız Esad’a tercümanlık da yapmış olan Buseyna Şaban, birikimli ve diplomatik dile sahip.

Suriye halkı yaşadıkları tehlikenin farkında. Mevcut rejimi eleştirseler de, yanında duruyorlar. Dış mihrakların ülkelerine zarar vermesini, rejimi zorla değiştirmeye çalışmasını, hele şeriat getirmek istemelerini asla desteklemiyorlar. Laiklik konusunda hassaslar.


'SINIR KAPANIRSA TERÖR BİTER'

Suriye’de rejime karşı savaşan güçlerin ancak yarısının Suriyeli olduğu bilgisini bizimle paylaşıyorlar. Diğer yarısı ve vahşi katliamlar yapanların Suriyeli olmadığını söylüyorlar. Türkiye sınırı kapatırsa, girişlerine izin vermez ise, kısa sürede Suriye Ordusu’nun bu katliamcıları temizleyeceğine inanıyorlar.

Başbakan Erdoğan’a ciddi bir tepki var. Halk ülkelerinde yaşanan her şeyden Türkiye Hükümeti’ni sorumlu tutuyor. Erdoğan ismi lanetli gibi.

ürkiyeli olduğumu anlayan herkes, Erdoğan’a ciddi tepki gösteren, kimi zaman ise tepki ötesine geçen sözler söylüyor. Suriye’de yaşayan Kürtler, Türkmenler, Ermeniler ve Araplar hepsi ağız birliği etmiş gibi yaşananlardan Başbakan Erdoğan’ı sorumlu tutuyor. Çarşıda beni yakalayan bir esnaf bana “biz bir şekilde bunlardan kurtulacağız, peki ya siz Erdoğan’dan kurtulabilecek misiniz” diye sordu. Zor bir soruydu.-yurt

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Başsavcı Preet Bharara, 8 Kasım seçimlerinde Başkan seçilen Cumhuriyetçi Do..
Hindistan'da askeri bir helikopterin düştüğü, kazada ikisi subay biri a..
Suriye rejim ordusu önceki gün Halep’in doğusunda muhaliflerin elindeki böl..
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ile Avrupa Birliği üyelik mü..
Rus Senatör Aleksey Puşkov, Türk ordusunun Suriye'de Beşar Esad'ın ..
Beş haftadır süren protesto gösterilerinin ardından Güney Kore Devlet Başka..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=