Lütfen bekleyin..

PKK, açılımla Diyarbakır’ı teslim aldı

28 Eylül 2013, 12:45

Yazar ve Danışman Ali Aydın Akbaş, PKK’nın, BDP’li belediyelerin olanaklarını da kullanarak Güneydoğu’da ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda kurumsallaştığını öne sürdü.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde bilimsel danışman olarak görev yapan Ali Aydın Akbaş, “PKK’nın Kontrolündeki Diyarbakır İkinci PKK Açılımının Diyarbakır Üzerindeki Etkileri” adlı özel bir rapor hazırladı.

Akbaş, raporunda; 1085 yılında Türk hakimiyetine giren Diyarbakır’ın, bugün Kürtçü hareketin merkezi durumunda olduğunu öne sürdü. 30 yılda yavaş yavaş gelişen bu durumun, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerin BDP kontrolüne geçmesi ile büyük bir ivme kazandığını kaydeden Akbaş, “Diyarbakır, günümüzde de Kürtçü siyasetin temel argümanlarının oluşturulduğu daha sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ve Türkiye’ye yayıldığı, Irak’ın kuzeyindeki Bölgesel Yönetim’in dikkatle takip ettiği, bölgede çıkarı olan ulusların ve çok uluslu şirketlerin sürekli nabzını tuttuğu bir politik fikri üs noktasıdır” dedi.
 
İlk adım 2005’te atıldı

Raporda, PKK/Kürt açılımı süreci şöyle değerlendirildi: “AKP Hükümeti terör örgütü ile temas konusunda ilk adımı 2005’te attı ve 2008’de ” Oslo Süreci “ çerçevesinde görüşmelere dönüştü.

Ocak 2009’da TRT-Şeş’in yayına başlamasının ardından PKK/Kürt açılımı resmen açıklandı. 2010’da Habur travması sonrasında açılım süreci sarsıntıya girdi.

14 Temmuz 2011’de PKK’nın Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde gerçekleştirdiği ve 13 askerimizin şehit olduğu saldırı ile açılım sona erdi. Aynı gün PKK, Diyarbakır’da Demokratik Toplum Kongresi’nin kurulduğunu ilan etti ve ‘demokratik özerklik’ ilanına gitti.

26 Eylül 2012’de Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘İmralı ile görüşmeler tekrar başlayabilir’ açıklaması sonrası 2013’te, teröristbaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeler neticesinde AKP Hükümeti ’İkinci Açılım’sürecini başlattı.”
 
Üç aşamalı plan

Bu çerçevede Öcalan’ın, AKP iktidarına, üzerinde güvenlik bürokratları ile çalışıldığı anlaşılan bir plan sunduğunu ve bu planın üç aşaması bulunduğunu belirten Akbaş, şunları kaydetti: “Birinci aşamada PKK’nın dağ kadroları, ateşkes ilan edecek ve Türkiye dışına çekilecek. Birinci aşama devam ederken, PKK’ya karşı operasyonlar da durdurulacak. PKK’nın terör eylemlerini durdurması ve yurt dışına çekilmesinin yarattığı olumlu durum, AKP Hükümeti’ne ikinci aşamada PKK’nın talep ettiği anayasal ve yasal siyasi reformların yapılmasına imkan verecektir. Üçüncü aşamada ise Öcalan dahil PKK mensupları için, adına genel af denilmese de hepsinin serbest kalmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılmasına karar verildi.
 
AKP meşrulaştırdı

Akbaş, PKK ikinci açılım sürecini, Güneydoğu Anadolu’da bir PKK/KCK devletinin inşası doğrultusunda istismar ederken, dağ kadrolarını Irak ve Suriye’ye çekmek yerine binlerce yeni katılım ile güçlendirdiğine dikkat çekerek şöyle dedi: ”AKP Hükümeti, Öcalan ile müzakere konularında anlaşarak, PKK’yı Kürtlerin temsilcisi olarak kabul ederken, PKK’yı meşrulaştırdı. Ankara’nın Güneydoğu Anadolu’yu bırakmış olduğu, bölgede artık ’geçici’olduğu düşüncesi yaygınlık kazanmaktadır. Bu durumu bir fırsat gören PKK paralel devlet kurma çalışmalarına hız vererek ‘kurumsallaşma’ adına atılımlar geliştirdi. Bu süreçte lokomotif görevini de BDP’ye bağlı belediyeler yürüttü. Belediyeler uzun vadede sözde Kürdistan bürokrasisi için bir alan açmaktadır. Ayrıca PKK’nın Güneydoğu Anadolu’da ve Diyarbakır’da ’PKK kaymakamları’, ’PKK tarım il müdürleri’şeklinde ’bürokratik atamalar’yapmaktadır. 
 
Halk mahkemeleri

Ali Aydın Akbaş, PKK’nın bölgede güvenlik alanında “asayiş birimleri”, adalet alanında ise  “halk mahkemeleri” kurarak yargılamalar yürüttüğünü, vergi topladığını kaydederek, şunları söyledi: “BDP’li belediyelerce kendi bünyelerinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul, dershane ve anaokullarına alternatif olarak Kürtçe eğitim veren kreşler, Eğitim Destek Evleri ile kütüphaneler, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezlerine alternatif olarak Kadın Destek Evleri adları ile eğitim merkezleri açılmaktadır. Belediyelerin, Kürtçe tiyatrolar, Kürtçe çocuk dergileri, Kürtçe dil kursları, Kürtçe pankartlar, Kürtçe işyeri isimlerinin yaygınlaştırılması gibi birçok alanda faaliyetler hız kesmeden devam etmektedir.”
 
Ankara tavrını koymalı


Ali Aydın Akbaş, Diyarbakır ekonomisini eline geçiren PKK yandaşlarının zenginleştiğini, söz konusu yükselişte PKK’nın silahlı faaliyetlerinin, KCK’nın lobi faaliyetlerinin, örgüt denetiminde yürütülen uyuşturucu gelirlerinden kaynaklı kara paranın ve belediyelerin hukuku, silah olarak kullanmasının belirleyici rol oynadığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Diyarbakır Ticaret Odası seçimlerini, DTK/BDP tarafından desteklenen ’mavi liste’ezici bir çoğunlukla kazanmıştır. İşadamları ve şirketlerdeki PKK’lılaşma oranında büyük artış gözlenmektedir.” Akbaş, bu durumda bölge insanının tavrını Ankara yerine Erbil ya da Kandil’den koyma zorunluluğunda bırakıldığını tespit ederek çözüm yolu olarak şunları önerdi: “Ankara tavrını net olarak ortaya koyar, örgüte göz açtırmayacağını belli eder, vatandaşı örgütün her türlü şiddetinden koruyacağını etkili bir şekilde gözler önüne sererse, bölge insanı Ankara’dan yana tavır alacaktır. Terörün zirveye çıktığı 1992-1993 yıllarında Diyarbakır’da, Kürdistan’ın ilan edileceği, devletin ne zaman bölgeden çekileceği tartışılmıştır. Ama devletin tavrı ile dengeler tersine dönmüştür. Bugün de Kürdistan’ın ne zaman ilan edileceği, özerkliğin türü olacağı, karakolların ne zaman boşaltılacağı konuşulmakta.”
 
Süreç, örgütün haraç kapısı oldu

AKP iktidarının, bebek katili Abdullah Öcalan ile pazarlık masasına oturmasından terör örgütü kazançlı çıktı. Pazarlık sürecinin önemli ayaklarından biri olan bölge illerine 100 bin sözleşmeli personel alınması, terör örgütüne haraç kapısı oldu.

Devlet kadrolarında işe girenlerin kapısına dayanan terör örgütü mensupları “Sizi işe yerleştirdik. 5 bin lira ödeyeceksiniz diyerek” bu parayı silah zoruyla tahsil etti.

Edinilen bilgilere göre; terör örgütü PKK özellikle Diyarbakır’da çok sayıda vatandaşı zorla haraca bağladı. İşe giren vatandaşlara 5 bin lira ödemesi için baskı  yapan PKK bunda da başarılı oldu.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde PKK’nın işe alınan sözleşmeli personelden 5 bin lira aldığı yönündeki duyumlar muhalefet partilerinin temsilcileri tarafından da dile getirildi. MHP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Teyar Karakoç, terör örgütünün benzer faaliyetlerinin vatandaşlar arasında sıklıkla dile getirildiğini söyledi.  Karakoç, “Terör örgütünün girişimleri var. Devlet memuru atayacaklarını, maaşlı çalıştıracaklarını, köylerde köy koruculuğuna benzer bir sistem kurup temsilci, ayrıca kaymakam, hakim ve savcı atadıklarını sürekli söylüyorlar. Eğitim, sağlık alanıyla ilgili el atmadıkları hiçbir konu kalmadı. Elimizde somut bir belge yok ama mağduriyetler var” dedi. -YeniÇağ

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Antalya'nın Konyaaltı İlçesi'ndeki ormanlık arazi taraması sırasınd..
Ankara Ticaret Odası Başkanlığına Gürsel Baran seçildi. 86 oy alan Osman Gö..
Ege Üniversite Tıp Fakültesi'nde, kafasına UFO (elektrikli ısıtıcı) düş..
Yemek borusunda tümör olduğu için ameliyat olan ülkücü camianın önde gelen ..
Hakkari'nin Yüksekova, Şemdinli ve Çukurca Belediyesi'ne operasyon ..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=