Lütfen bekleyin..

Çiller'i Başbakanlık'tan geçiren olay!

27 Eylül 2013, 22:33

Türkiye'nin önünü açmak, askeri vesayetten kurtarmak ve demokrasinin yerleşmesi için başbakanlıktan dahi vazgeçtiğini ifade etti.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

28 Şubat davası kapsamında müşteki sıfatıyla yazılı beyanda bulunan eski Başbakanlardan Tansu Çiller, ''Türkiye'nin önünü açmak, askeri vesayetten kurtarmak ve demokrasinin yerleşmesi için başbakanlıktan dahi vazgeçtim'' ifadesini kullandı.

28 Şubat davası kapsamında talimatla ifadeye çağrıldığı İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ne avukatı aracılığıyla 4 sayfalık dilekçe veren Çiller, o dönemde Meral Akşener'in Batı Çalışma Grubu ile ilgili bazı belgeler getirdiğini ve bu belgeleri incelediğini ifade etti.

Çiller, bu belgelerin dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'a iletildiğini belirterek, "Erbakan, belgeleri dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e götürmüş ve Cumhurbaşkanı'nın da o belgeleri üst rütbeli subaylar ile paylaşması üzerine sivil toplum kuruluşlarında ve basın yayın organlarında dönemin içişleri bakanı, eşim, çocuklarım ve benim aleyhimde asılsız olarak karalama kampanyası başladı" ifadelerini kullandı.

Çiller, 28 Şubat kararlarının imzalanmasına ilişkin de şunları kaydetti:

"Erbakan ile görüştüm ve Milli Güvenlik Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olduğunu, 28 Şubat 1997'de alınan kararların imzalanmasının nedeninin de esasen bu kararların tavsiye niteliğinde olmasından kaynaklandığını, bu kararların Bakanlar Kurulu'nda ve Meclis'te görüşülerek, şayet uygun bulunacak olanların uygulamaya konulabileceğini (Bu kararlar, hükümetimiz tarafından uygulamaya konulmamıştır) ancak, asıl tercihimin ve doğru olanın, bu kararlar görüşülmeksizin Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarını emekliye sevk etmemiz gerektiğini söyledim.''

Erbakan haklı çıktı

Komutanların emekliye sevk edilmesi yönündeki teklifini rahmetli Erbakan'ın, "Kararnameyi Cumhurbaşkanı imzalamaz ve yıpranırız"' diyerek geri çevirdiğini belirten Çiller, "(O zaman biz de erken seçime gideriz) dedim. Sayın Erbakan bu teklifi de 'Bizi seçime sokmazlar, partilerimiz hakkında kapatma davası açarlar ve toplumdaki gerilim artar' diye kabul etmedi. Nitekim 22 Mayıs 1997'de Refah Partisi hakkında kapatılma davası açılmıştır" görüşünü aktardı.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da destekledi

Rahmetli Başbakan Erbakan'ın önerisi üzerine kendisinin başbakanlığının öne alınması yönünden anlaştıklarını anlatan Çiller, ''Başbakanlığımda kurulacak yeni hükümeti destekleyecek 278 milletvekili ile rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ve 3 milletvekili arkadaşının imzalarını alarak köşke çıktık. Maalesef Cumhurbaşkanı, güvenoyu verecek 282 milletvekiline rağmen hükümeti kurma görevini, milli iradenin yansıttığı çoğunluğa değil de o aşamada azınlık olan muhalefetin temsilcisine verdi" ifadelerini kullandı.

Milli iradeye rağmen hükümet çökertilmiştir

Çiller, 28 Şubat sürecinde bir kısım sivil grupların ve kuruluşların askerlerle birlikte hareket ettiğini vurgulayarak, hükümet programlarının engellenmeye çalışıldığını, milli iradeye rağmen Refahyol hükümetinin çökertildiğini kaydetti.

28 Şubat sürecinde, otellerde milletvekilleri için ikna odaları kurulduğunu belirten Çiller, şu ifadeleri kullandı:

''Milletvekilleri, şantaj, korku, ikbal ve menfaat vaatleri ile Doğru Yol Partisi'nden koparılmış ve milletin Meclis'e yolladığı çoğunluk azınlık haline, Meclis'teki azınlığın da çoğunluk haline gelmesi ile güven oyu alacak sayıya ulaşılmasına kadar beklenip, ne karşılığında olduğu belli olmayan transferler sonucu kurulan bu hükümetin gerçek milli iradeyi temsil ettiğini söylemek mümkün değildir.

Nitekim, milli irade ipotek altına alınarak kurdurulan yeni hükümet, bizim yapmadığımız çok şeyi yapmıştır. Başta 8 yıllık zorunlu eğitimi uygulamaya koydukları gibi, çok sayıda yeni banka kurma izinleri verilmiş, ileriki yıllarda bunlar batarak veya batırılarak ve diğer uygulamalarla milletin sırtına trilyonluk yükler bindirilmiş ve maalesef milletimiz fakirleştirilmiştir. Sonuçta her darbede olduğu gibi mağdur yine milletimiz olmuştur. Söz konusu bu hükümet, gensoru ile düşürülen Cumhuriyet tarihinin ilk hükümetidir. Başbakanı (Mesut Yılmaz) da ihalelerdeki yolsuzluklar sebebiyle Yüce Divan'da yargılanmıştır.''

BÇG belgelerini biz ortaya çıkardık

"Batı Çalışma Grubu ile ilgili belgeleri ilk kez biz ortaya çıkardık. Hukuksuz olan bu yapıyı milletimize bize duyurduk'' ifadesini kullanan Çiller, toplanan belgelere göre Batı Çalışma Grubu'nun öncelikli hedefinin, DYP liderinin örtülü olarak yıpratılarak siyaseten bitirilmesi yolu ile DYP'nin çökertilmesi ve hükümetin düşürülmesi olduğunun açıkça anlaşıldığını vurguladı.

Çiller, kendisiyle ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı:

''Bu duruma son vermek, Türkiye'nin önünü açmak, askeri vesayetten kurtarmak ve demokrasinin yerleşmesi için başbakanlıktan dahi vazgeçtim. Sadece askeri vesayetin kaldırılması ile değil, iktidar olmak için her şeyi mubah gören siyasetçiler ve istediklerini almak için her türlü iftirayı atan demokrasi düşmanları ile mücadele ettim. Esasen bugün iktidarda olanlar da ancak devletin başının desteğini aldıktan sonra bu hesabı sorabilir hale gelmiştir."

AA

Etiketler : 28 şubat, tansu çiller
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Hakan Fidan'ın dinlenmesi talebini Başbakanlığa göndermeyen Başsavcı De..
İzmir'de saldırı hazırlığındaki MLKP üyesi 2 kadın terörist gözaltına a..
Enerji Bakanı Albayrak, RedHack'ten sonra bir şok da WikiLeaks'den ..
Avrasya Tüneli'nin ismi için düzenlenen ankette 3 isim öne çıkıyor...
Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Yurt dışından varlığını Türkiye'ye geti..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı Fatih Gürsul, İstanbu..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=